Rize 23.9 °C
  • DOLAR3,5075
  • EURO3,9125
  • ALTIN141,018
  • IMKB100072

Gökhan Birben ile müziğe dair söyleşi...

07 Şubat 2013 Perşembe 09:56 | Okuma : 5726
Gökhan Birben ile müziğe dair söyleşi...

Karadeniz Müziğinin sevilen sesi Gökhan Birben ile müzik üzerine Rizeliler dergisi adına bir söyleşi yaptık.

Aytekin Kalender: Öncelikle bütün Rizeliler dergisi okurları adına merhaba Gökhan Birben…

Karadeniz müziğinin sevilmesinde ve popülaritesinin artmasında büyük katkısı olan Hey gidi Karadeniz albümünün sizin için ne anlam ifade ettiğini sorarak sohbetimize başlamak istiyorum.

Gökhan Birben: İlk göz ağrısı denilebilir gerçi klasik bir söylem ama benim için derin bir heyecan olduğu kesindir. Aynı heyecanı diğerlerinde yaşamadınız mı diyebilirsiniz ama kanımca ilkler gibi olmuyor hiçbir şey ve dahası amatör bir ruh olduğu dönemle işe biraz ehli yada profesyonel baktığınızda maalesef duygudan öteye, daha teknik bakma durumu ortaya çıkıyor buda yaşadığınız bölgenin duygularını teknik varyasyonlarla işlediğinizde kısmen özünün biraz uzağına kayıyor o yüzden amatör ruhu ve duyguyu içinde barındıran ilk albüm Hey Gidi Karadeniz hep başka bir noktada kalacak benim için. Zaten siz ve daha önceki söyleşilerime baktığınızda genellikle sürekli ilk albüm ya da Hey Gidi Karadeniz sorusuyla karşılaşıyorum.

Aytekin Kalender: Zaten Hey gidi Karadeniz deyince şu an okuyan herkesin kafasında hatırları canlanmıştır. Bu güzel anıların zihnimizde yer etmesini sağlayan Gökhan Birben kimdir? Kısaca kendinizi bize anlatır mısınız? 

Gökhan Birben: İnsanın kendini anlatması kadar zor bir şey yoktur sanırım. Rize`nin pazar ilçesi Haçapit köyünden 10 kardeşten biriyim 10 kardeş deyince ilk anda şaşkınlık uyandırıyor ama öyle. İlkokul çağlarından beri sesim güzeldir diye o sınıftan o sınıfa türkü söyletmek için öğretmenler sınıfları gezdirip türküler söyletirlerdi. Her ne kadar utanıp bazen söylemek istemesem de sopayı görünce ağlasam da söylemek zorunda kaldığım zamanlar çok olmuştur. O dönemlerde başlayan serüvenin beni bu noktalara kadar getireceğini pek düşünmemiştim. Çocukluk çağlarımda iki şeyi çok istemişimdir futbol yada müzik,her ikisini de yaptım denilebilir futbola ve müziğe olan ilgimin ikisi de aileden geliyor sanırım abim kardeşim akrabalar ve köyümüzün ( Haçapit) büyük bir çoğunluğu futbolla yatar futbolla kalkardı sürekli maç yaptığımız yerde belki de sabahtan akşama kadar durmadan oynar su içmeye ve yemek yemeye bile zaman ayıramazdık. Lise dönemindeyken İstanbul’da Fenerbahçe genç takım elemelerini kazanıp yaklaşık iki yıl futbol oynadım ve aynı süreçte Kadıköy’de özel bir okulunda müzik eğitimi almaya başladım sanırım müzik daha öne geçti ki bulunduğum noktayı buna örnek gösterebiliyoruz. İnsanın belli bir yaş döneminden sonra ilgi alanları başka yöne kayabiliyor örneğin çocukken futbol yâda müzik derken şimdi ise evren bilimine yâda geçmiş medeniyetlerin yaşamlarıyla ilgili hikâyelerine merak saldım, sanırım yaşlanıyorum.
 

Aytekin Kalender: Karadeniz yöresinde konuşulan hemen her şivedeki eserleri seslendiriyorsunuz bunun için bütün bölgeyi sarıp sarmalayan her kulakta bir iziniz var. Sizin bu seçiminizin sebebi neydi peki?

Gökhan Birben: Okuduğum bir dergideydi sanırım bir dilin yok olduğunu bilim adamları papağanların dilinden öğrenmişlerdi. Farkındaysak kaybedilen ne varsa yaşamın içinde, dönüp onu arama gereği duymuşuz hep. Örneğin en çok ihtiyaç duyduğumuz bilgisayarın başına geçtiğimizde eskiye ait fotoğraflara bakınca içimiz yanar ve o anları yeniden yaşayabilmek isteriz ve bir gün gelecek belkide okuduğumuz türkülerde bu dillerin varlığını öğrenecek gelecek yüzyıllardaki nesiller.İşte bu yüzden en azından kendi coğrafyamda okuduğum farklı dillerin türküleri önemli benim için  yani var olanı korumak yaşatmak ve geleceğe aktarmak.
 

Aytekin Kalender: Halkla buluşma noktasında en çok tercih ettiğiniz buluşma nedir; yani konserler mi, yeni albüm mü ya da sahne aldığınız mekânlar mı?

Gökhan Birben: Ebetteki konserler, orda içtenlik samimiyet ve de yan yana gelebilmek başka bir duygu özelliklede açık alan konserleri kendimi bulduğum en güzel anlardır. Albümler artık geçmişteki gibi dinleyici kitlesiyle buluşamıyor internet denilen ortam yada korsan albüm`e olan ilgiyi adeta eritti. Bir çok insanın albüm yapma nedeni gündemde kalabilmek olsa da benim ta başından beri taşımış olduğum dert müzisyen kimliğimle kendi yaşamım değil bu hazinenin yaşamasıydı bunun için  herhangi bir kaygı yada  farklı bir çabam yok sadece bölgemizde asırlardır konuşulan dillerin türkülerini sıcak ve gündemde tutabilmek bunun önemi şimdi anlaşılmasa da gelecekte nasıl bir değer olduğu anlaşılacak.
 

Aytekin Kalender: Karadeniz müziğinin kazandığı ivme ve günümüzdeki durumuyla ilgili ne söylemek istersiniz?

Gökhan Birben: Bu soruya verebileceğim en güzel yanıt,geçmişte el ile yapılan örgülerle makinenin yapmış olduğu örgü arasındaki fark neyse inanın müzikte de aynı fark hemen hemen aynı biçimiyle oluşmaya başlıyor neredeyse, örneğin 15 yıl önce Karadeniz müziği ilmik ilmik örülüyordu en azından iyi işler adına  tırnaklarıyla parmaklarıyla ticari kaygı duymadan ciddi ve samimi bir çaba vardı kaldı ki  o dönemde bir dinleyici ve de müziğin sahne karşısındaki izleyicisiydim yani tam olarak içinde bile değildim ama bu ciddi çabaları gördükçe kendi topraklarının değerlerini kirletmeden de kendine duyduğu saygı kadar o kültüre de saygılı insanların olabileceğini gördüm , özellikle Karadeniz müziğine ve albüm yapmaya yönelişimin önemli nedeniydi bu ivme. Ama artık teknoloji var ve kolaycılığa baş vurarak yapılan çalışmalarda beraberinde bir karmaşa ve kirlilikte getiriyor.


Aytekin Kalender: Karadeniz müziği ve bu yörenin folkloru için şunu da yapmalıyım dediğiniz bir projeniz var mı?

Gökhan Birben: Hayalimdeki en önemli şeylerden biride geçmişte Hemşin erkeklerinin giydiği yerel kıyafetlerle sahne alabilmek ama şu ana kadar giyim konusunda belirgin bir giysi modeline rastlayamadık. Çok araştırdık ve hatta bununla ilgili araştırmalarda yapılıyor ama şu ana kadar net bir biçime rastlayamadık. Özellikle bayanların giysileri ve onların geçmişten geleceğe yansıttığı başa bağlanan puşi vs gibi modeller kadın kimliğinin kültürümüze olan bağlılığını ortaya koyuyor ve kadınlarımızın bu kültürün gerçek sembolik değerleri olduğunu düşünüyorum.Tüm bu yerel zenginliklerimizle beraber folklorik değerleri bilinmedik diyarlara götürüp farklı kültürlerle bütünleştirmeyi çok isterim örneğin farklı ülkelerde dünya etnik müzik festivallerinde kendi folklorik değerlerimizi başka kültürlerle yana yana getirebilmek en büyük hayalim

Aytekin Kalender:  Rize için konuşacak olursak, bu yörede yapılması gereken en elzem proje sizce hangisidir?

Gökhan Birben: Yapılması gereken değil de yapılmaması gerekenler (Santraller, barajlar sahil yolları) vs yapılmazsa Karadeniz binlerce yıl kendi varlığını koruyarak bizlerin yaşadığı kadar başka kuşaklarında yaşamasına imkan verecek bir zenginliğe sahip onun için bir proje dendiğinde aklıma ilk gelen eyvahtır.yeşilin her tonunun mevcut olduğu dünyanın bütün güzellikleri yapılan projeler adı altında mahvediliyor yok ediliyor. Ne olur bir şey yapmasınlar Rize’ye, çünkü inanın Rize onlara bir şey yapmadı dünyanın bütün güzelliklerini sunmaktan başka.
 
Aytekin Kalender: Karadeniz müziğinin  iyi doğru temsil edilmesi sizce hangi kriterlerden geçer?

Gökhan Birben: Sizinde sorduğunuz gibi doğru ve samimi bir olguyla.Artık dünyada bile bir dönüşüm söz konusu  dünya kenarda gömülü kalmış tarihi zenginlikleri arıyor bizim kültürün zenginlikleri de genelde kendi içine hapsolduğu için bu işin içine balıklama atlayanlar aman şu kadar dinleyici kitlem olsun yada beni şöyle öne çıkarsın dendiği anları  yaşanıyor, bir kere bu zihniyetten kurtulmalı beyin.Bu soruların hepsine teker teker cevap verirsem her şeyi bilmiş bir insan moduna kendimi sokmuş olurum oysaki her insanın sınırı gibi benimde belli sınırlarım var ve bazı soruların yanıtlarını benim verme yerime halkımız zaten kendi içinde veriyor ve de verecektir.Ama şu da bir gerçek ki bu haliyle değil daha kendine has motiflerle yerelden evrensel bir dile dönüştürülmesi gerekli bunu örnekleri var eğer biz bir ülkenin müzikal formlarını kendi müziğimiz gibi dinleyip o duyguyu içimizde içselleştirebiliyorsak  bu bizim için örnek oluşturabilmeli

Aytekin Kalender:  Bölgemizde ön plana çıkması gereken fakat kenarda köşede kaldığını düşündüğünüz değerler var mı? Varsa nelerdir?

Gökhan Birben: Tarih bilgimiz çok zayıf yada başka bir dille söylemek gerekirse kendi tarihimize karşı duyarsız ve de bilgi yoksunluğu yaşıyoruz. Bu coğrafyada kimler yaşamış hangi medeniyetler gelmiş geçmiş bilmemiz lazım. Bu değerler kenarda yada köşede değil içimizde kalmalı ve bu güzellikleri bize sunanlara karşı içimiz yanmalı neden tarihimize karşı duyarsızız diye. Geçmişle ilgili kaygı duymayanlar geleceği inşa edemezler bence asıl olan geçmişle ilgili var olanı yaşatırsak gelecekte öne çıkması gerekenler kendini öne atacaktır.


Aytekin Kalender: Son olarak şunu öğrenmek istiyorum ki Karadeniz müziğini dinleyici kitlesi sizce kimlerden oluşuyor? Ve siz Rizeliler dergisi aracılığıyla buradan dinleyicilerinize ne söylemek istersiniz?

Gökhan Birben: Zaman dilimi koyamam belki ama tahminen 50 yıl öncesine kadar Karadeniz müziğini yine kendi bölgesine sevdalı bu yörenin insanları tarafından dinlenirdi bunun nedeni de tamamen yerel kalışıyla ilgili olsa gerek. Günümüzde durum farklı artık. Örneğin geçmişte tulum yada kemençeyi genelde yaşlı yada belli bir yaş düzeyindeki insanlar çalardı ve yine dinleyici kitlesi de bu yaş döneminin insanları tarafından dinlenirdi oysa şimdi durum farklı tulumu da kemençeyi 16 yada 17 yaş düzeyindeki geçler çalıyor hatta buna paralel olarak kemençeyi ve tulumu bayanlar çalıyor ve az önceki örnekteki gibi dinleyici kitlesi de değişti eğer elle tutulabilen doğru işler yapılırsa 7 den 70 e herkes yapılanı kabul eder örnek verecek olursak benim yaptığım çalışmaları henüz konuşmaya yeni başlamış bir çocukta dinliyor  100 yaşındaki bir yaşlımızda dinliyor.Aktif olarak  konserlere giden yada müziğin direk içinde olan kesim daha çok genç kuşaklar bulunduğumuz noktanın en iyi tarafı bu çünkü gelecek geliyor diyebiliyoruz.

Sizin aracılığınızla söylemek istediğim şudur ki bu kültürel dokunun devamı korsan internet vs gibi alanları kullanarak internet yada korsana verdikleri destek kadar bir albüm alarak bu kültüre katkı sağlamalarıdır... Sevgilerimle
 

 

Sosyal Paylaşımlar
    Bu habere henüz yorum yazılmamış. İlk yazan yorumu siz yazın. | Tıklayın
Süper Lig Puan Durumu Fikstür
  O AV P
1.beşiktaş a.ş. 34 43 77
2.medipol başakşehir fk 34 35 73
3.fenerbahçe a.ş. 34 28 64
4.galatasaray a.ş. 34 25 64
5.antalyaspor a.ş. 34 7 58
6.trabzonspor a.ş. 34 5 51
7.akhisar belediye gençlik ve spor 34 4 48
8.gençlerbirliği 34 -1 46
9.atiker konyaspor 34 -5 43
10.kasımpaşa a.ş. 34 -4 43
11.kardemir karabükspor 34 -10 43
12.alanyaspor 34 -11 40
13.osmanlıspor futbol kulübü 34 -8 38
14.bursaspor 34 -24 38
15.kayserispor 34 -11 38
16.çaykur rizespor a.ş. 34 -9 36
17.gaziantepspor 34 -35 26
18.adanaspor a.ş. 34 -29 25
Ersağ Temizlik ve Kozmetik Ürünleri
© 2006 - 2016 Tüm Hakları Saklıdır. | Rizedeyiz.Com