Rize 11.9 °C
  • DOLAR3,8292
  • EURO4,5099
  • ALTIN153,001
  • IMKB109247
04 Haziran 2017 Pazar 20:53
Dilek ALTUN
GÖNÜLLÜLÜK RUHUMUZU BESLER
Yazdır Twiter'da Paylaş Facebook'ta Paylaş

Yaşam Terapisi yazarı sevgili Bircan Yıldırım kitabında diyor ki: ‘’İnsan yavrusu, anne memesinden ayrıldığından itibaren hep bir tamamlanma ihtiyacı ile yaşar. Bu tamamlanma ihtiyacını bazıları parada, bazıları kariyerde, bazıları başarıda, kıyafette, yemekte ve farklı hazlarda ararlar. İşte bu tamamlanma ihtiyacına kendimizi en yakın ne zaman hissedersek ‘’ mutluyuz’’
Dünyaya geldiğimiz günden itibaren aslında hepimiz kendi var oluşumuzu tamamlamaçabası içerisindeyiz. Ancak kimilerimiz bir ömür boyu hiç kendi olamadan, kendini tamamlayamadan hayatını bitirmekte.Pekala önceliğimiz ne olmalı acaba?
Öncelikle çocuklarımıza  değerler eğitimini vermeliyiz
Çocukluğumuzdan itibaren hep bir rekabetin içinde büyütüldük. İyi notlar almak, gelecek vadeden meslekleri tercih etmek, iyi paralar kazanabilmek ve hep daha iyisi olmak bilinçaltımıza işlendi. Peki bunları elde edince ne kadar mutlu olabildik? Ya da mutlu olmanın yollarının hep yeni sıfatlara/ etiketlere sahip olmak mı zannettik? Çocuklarına iş sahibi olmanın, para kazanmanın binbir türlü yolunu öğretenler acaba çocuklarının ruhlarını da beslemenin yollarını öğretebildiler mi? Bizi biz yapan değerlerimizi önce ailemizde öğrenmeye başlamalıyız. Daha sonra okullarda bunun pekiştirilip iyice özümsenmesi gerekiyor ki sağlıklı, duyarlı,bilinçli bireyler olarak toplumda yer alabilsinler.
Neden mi bu kadar önemli bunlar? Çünkü; bilgili ancak paylaşmayı bilmeyen,birçok  sıfat kazanmış ancak ‘’insanlık sıfatını kazanamamış’’ kişiler yetiştirmemek için çok önemli! Eğer çocuklarımıza paylaşmayı, merhameti, sevgiyi,  saygıyı, hoşgörüyü temelden öğretemezsek bundan hepimiz sorumluyuz. Çocuklarımızı sadece başarı ve not odaklı eğitmek onların bencil ve yalnız bireyler olmasına sebep olmuş oluyoruz. Başkalarının hayatlarına değer katabilen, acıyı paylaşabilen, sorunların çözüm kaynağı olmasına katkı sağlayan bireyler yetiştirmenin yolu da onlara ‘’ gönüllülük bilincini’’ aşılamaktan geçmektedir.
Çünkü gönüllülük ruhu besler
Beden ve ruh sağlığı  bir bütündür. Biri sağlıklı olmayınca diğeri ile sağlıklı yol alınamıyor. Eğer ruhunuzu beslemek istiyorsanız gönüllülük kapısından içeri girmeniz yeterli olacaktır. Gönüllülük; kişinin aidiyet duygusunun gelişmesine katkı sağlar. Ben ve sen ortadan kalkar ‘’ biz’’ kavramı ön plana çıkar. Birlikte ortak bir amaca karşılıksız katkı sağlamak kişiye manevi bir huzur verir. Kişiyi toplumsal duyarlılığı yüksek, vicdan sahibi birey haline dönüştürür.
Rıfat Ilgaz son şiirinde der ki ‘’ Elim birine değsin, ısıtayım üşüdüyse, boşa gitmesin son sıcaklığım.’’ Bazen sıcak bir el yeter üşüyen elleri ve yürekleri ısıtmaya. Gönüllük ; bazen sıcak bir eldir, bir tebessümdür.


Durmayın, değer üretin!
Hayat rehberimiz olan Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim Tevbe Suresi’nin 105. Ayetinde’’ Tekrar de ki: ‘’ Durmayın, değer üretin! Nasıl olsa ürettiğiniz değeri Allah görüyor, O’nun  Elçisi de, mü’minlerde… En sonunda görülemeyenive görüneni ayrıntılarıyla Bilen’in huzuruna çıkartılacaksınız:nihayet O size yapıp- ettiklerinizi bir bir haber verecektir.’’ Her bir satırında hayatın şifresi saklı olan yaşam rehberimiz bile bize değer üretmeyi emrediyor. 
Değer üretebilmenin yolu ise okumaktan, yani kendinin ve çevresindekilerin farkında olan birey olarak var olabilmekten geçiyor. Peygamberimiz Hz. Muhammed S.A.V bir gün sokakta bir çocuğun hıçkırarak ağladığını görür ve çocuğun başını okşayarak neden ağladığını sorar. Çocuk çok sevdiği kuşunun öldüğünü söyler. Peygamber Efendimiz çocuğun evini sorar ve akşamüzeri çocuğun kapısını çalar. Peygamber Efendimizi karşısında gören çocuğun babası  büyük bir heyecanla ve şaşkınlıkla Peygamberimizi buyur eder  ancak geliş sebebini de çok merak etmektedir. Peygamber Efendimiz çocuğun ölen kuşu için çocuğa taziyeye geldiğini söyler ve o küçücük yüreğin acısına ortak olur.
İşte tam bu noktada başlıyor her şey…Bir gönle  sevgiyle, şefkatle dokunabiliyor muyuz? Hiç olmazsa elimiz soğumadan bir gönle dokunalım… Gönüllük sadece maddi olarak katkı sağlamaktan ibaret değil. Gönüllülük; kişilerin kendi yeteneklerini, imkanlarını‘’sosyal fayda ‘’ için kullanmasıdır. Gönüllülük kapısına vardıysanız eğer egonuzu kapının dışında bırakmayı unutmayınız!
Hayırlı Ramazanlar diliyorum.

    Bu habere henüz yorum yazılmamış. İlk yazan yorumu siz yazın. | Tıklayın
    Ersağ Temizlik ve Kozmetik Ürünleri
    © 2006 - 2016 Tüm Hakları Saklıdır. | Rizedeyiz.Com