|
Dünyadan başlayalım haftaya.
İran gemileri Akdeniz’de!
Davutoğlu’nun yüzü gülmüyor!..
Tunus’ta Dünyanın dikkatini Suriye’ye çekmeye çalışacak.
Farkında mısınız? Bir süredir herkesin bildiği şeytan üçgeninde bir sessizlik var.
Yahudi, Ermeni Rum üçgeni. Tabii onların maşası PKK… “Paşaları içerde” diyor birileri.Çok ağır itham..
Osmanlıyı, izlerini, dünya haritasından silmek için oluşturulmuş şer üçgeni.
Batının çokça kullandığı küçük topluluklar.
Milyonlarca Yahudi’yi katlettiler sonra getirip Müslüman dünyanın kalbine zorla devlet kurdurdular.
Bu güç meselesi.
İkide bir Türkiye bir adım atmalı diyor İsrail. İnsanımız katletmiş açık denizlerde. Davutoğlu nasıl gülsün?
İran gibi bir lokmayı yutma hazırlığındaki batının Suriye hamlelerine, Türkiye tedbir almaya çalışıyor.
Bu süreçte şer üçgeninin sessizliğini buna bağlıyorum ben.
Sıralamayı unutmayın. Yahudi, Rum, Emeni= PKK… Dikkatle izleyin… Parayla değil sırayla saldırıyorlar günü gelince…
İçerde durum ne?
MİT müsteşarına soruşturma.
Yıldırım hızıyla Meclisten geçen ve onaylanan koruma.
Muhalefetin yalandan itirazı.
60 kişi yasaya red oyu kullanmış. Neden 200 olmamış red oyları… Haklı bunu diyen…
Meyhane yerine Meclise gitseniz ya!
Demek ki, konjonktür için gerekli ama muhalif olma rolü var ya!.
Demokrasimiz önünde bir engeldir yargılanmama!..
Ama demokrasilerde var bu. Bizde daha emekleme aşamasında demokrasi.
Bana göre tam bir güç savaşı.
Kimin ne zaman nerde galip geleceği belli değil.
Üç veya dört gurubun muktedir olma savaşı. Hükümet, Askerler, savcılar, sivil bürokrasi…
“Kime en çok güveniyorsun?”. “MİT müsteşarına”. “Bak işte hemen yargılarım” mesajı…
Bir günde onay. Ben de atadığım bürokratı korurum kardeşim…
Neresindeyiz bu olayların?
Seyrediyoruz…
Giray BULAK da seyretti KARACAYI…
Karaca aydınlatıp gitti.
Tam bu noktada biraz edebiyat yapayım…
Gaz lambasını severim oldum olası.
Güneşin battığını haber verir bana.
Elektrik gibi yalancı gündüzler yaratmaz!
Bana göre KARACA gaz lambası idi.
Yalancı gündüzlere set çeken gerçek bir aydınlık.
Neden mi? Yereldi, yerliydi, bizimdi…
Bu saydıklarımda aşama yapamayanlar ulusalda ve uluslar arasında başarılı olamazlar.
Trabzon, bir markadır sporda. Dışardan adam getirerek değil, yetiştirerek bu marka oluşturuldu. Şimdi habire ihraç ediyorlar. Biz, yalancı gündüzlere inanıyoruz!..
Kim ne derse desin, Girayla gelecek bahar, yalancı bahardır.
Bana gaz lambasının güneşi hatırlatan, gölgeleri büyük aydınlıkları lazım.
Ki, gerçeği görebileyim, hatırlayabileyim.
Güzel bir hafta diliyorum…
Sevgi ve saygılarımla…
|