KOL KIRILIR YEN İÇİNDE KALMAZ ARTIK!


Dilek ALTUN

Dilek ALTUN

03 Ekim 2017 Salı 07:22

Bu köşe yazıma anlamlı ve beni derinden etkileyen bir hikaye ile başlamak istiyorum. Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek kanadını bir dervişin kırdığını söyler. Hz. Süleyman dervişi hemen yanına çağırtır ve ona sorar. Bu kuş senden şikayetçi, neden kanadını kırdın?

Derviş kendini şöyle savunur: ‘’ Sultanım kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yaklaştım, yine kaçmadı. Teslim olacağını düşünüp atladım.  Yakalayacağım esnada kanadı kırıldı. Hz. Süleyman: ‘’ Bak bu adam haklı, niye kaçmadın? O sinsice yaklaşmamış, hakkını savunabilirdin. Şimdi kolum kırıldı diye şikayet ediyorsun.’’ Kuş kendini savunur: ‘’ Onu derviş kıyafetinde gördüğüm için kaçmadım. Avcı olsa hemen kaçardım. Derviş olmuş birinden bana zarar gelmez’’ der.

Hz. Süleyman bu savunmayı doğru bulur ve kıssasın yerine getirilmesini ister. ‘’ Kuş haklı, hemen dervişin kolunu kırın’’der. Ancak bu emre kuş itiraz eder. ‘’ Efendim sakın böyle birşey yaptırmayın’’ diyerek öne atılır. Neden diye sorar Hz. Süleyman.
Kuş sebebini şöyle açıklar:’’ Efendim, dervişin kolunu kırarsanız kolu iyileşince yine aynı şeyi yapar. Siz en iyisi bunun üzerindeki derviş elbisesini çıkarın. Çıkarın ki benim gibi kuşlar bundan sonra aldanmasın.’’

Kadınlar da kuş gibidir, derviş görünümlülere aldanıp kolu kanadı kırılınca kimin derviş olup olmadığını anlıyorlar. Ve kol kırılınca yen içinde kalmıyor artık.

Toplumsal birçok öğreti ile büyütülüyor kız çocukları. Edep, ahlak, namus, aile olmak, toplumsal değerler, türk örf adetleri hep küçük yaşlarda kız çocuklarının omuzlarına yükleniyor. Erkek çocuklarına geriye ne kalıyor peki? Onların  dünyaya erkek olarak gelmeleri yetiyor mu? 21. yüzyıldayız, insanlar uzaya giderken biz nereye gidiyoruz bilemiyorum? Yüzyıllardır bitmek bilmeyen bir savaşın içindeyiz adeta. Bu ne savaşı biliyor musunuz? Bir kadının ‘’ kendi olabilme, kadın olarak var olabilme’’ savaşı. Madem aynı toplumda kadın erkek birlikte yaşıyorsak neden onca ayrımcılık? İnsan olarak birbirimizden üstün değiliz, birbirimizle eşit haklara sahibiz! İşinize gelse de gelmese de bu böyle! 

Yuvayı dişi kuş yapıyor. Sonra siz o kuşun kolunu kanadını kırıyorsunuz. Hayallerini elinden çalıyorsunuz. İki çift tatlı sözü çok görüp, kadınlık onurunu zedeliyorsunuz, yaşam sevincini elinden alıp, şiddetin her türlüsünü uygulayıp sonra da ‘’ kol kırılır yen içinde kalır’’ diyorsunuz ya, o öyle olmuyor beyfendiler!  Kolunu , kanadını kırdığınız o kuşlar babaevine, kolu kanadı kırık dönünce yaşattıklarının hesabını hukuk karşısında soruyor artık! Şunu da iyi bilin ki , kol kırılır yen içinde kalmaz, yuvayı sadece dişi kuş yapmaz,  hiçbir kadın kendi elleriyle mutlu yuvasını yıkmaz. Yuva denilen yer de kadınlar önce güvende olmak ve saygı görüp, sevilmek ister. Karıncalar bile önce kendilerine yuva yaparlar. Karınca kadar yuva kurmayı beceremeyen erkekler mümkünse bir daha evlenmeyin!

Malum evlilik her yiğidin harcı değil. Evliliği çocuklukta oynadığınız evcilik oyunu ile de karıştırmayın. Çünkü artık kol kırılıp yen içinde kalmıyor , bilin istedim. Çünkü cehaletin bedeli ağırdır, bazen bir ömür öderseniz cehaletinizin bedelini. 
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.