Rize Yöresel Kelimeler


Rize Yöresel Kelimeler

Rize Yöresel Kelimeler

03 Kasım 2016 Perşembe 07:05

 

yeniyil= ocak
kuçayi(küçuğayi)= şubat
mart= mart
abril= nisan (april gibi, ingilizce kökenli )
mayıs= mayıs
kerezayi= haziran
çurayi (çuruğayi) = temmuz
harmanayi= ağustos
istavri (istavrite) = eylül
oğtavri= ekim (bu da october gibi )
uzumayi= kasım
eskiyil= aralık
  
   
Aboşumas : Bozulma, ekşime
Abril : Nisan
Abula : Abla
Aca : Acaba
Aclanmak : Acıkmak
aclanmak(acolmak)= acıkmak
Açanki : Ne zamanki
Afalamak : Kazmak
Afgurmak : Havlamak
afiçi= yeni olmaya başlayan salatalık
Afkurmak: Havlamak
Afkurmak: Havlamak..
Ağanus etmek: Inlemek
Ağğ: kapıları kilitlemek için kullanılan demir parçası
Ağuz : Doğuran ineğin ilk sütü
Aha : İşte
Ahbin: gübre
Ahpon : Hayvan gübresi
Alaf : Yeşil bitkilerden oluşan hayvan yemi
Alay : Düğün günü, gelini damadın evine getiren grup
Anağlis etme : Kusmaya çalışma
Anavağla : Toprak faresi
Anceli-Kunceli : Tahta revalli
Ander : Değersiz, yaramaz
Ander : Fena, kötü
Ander kalmak: Kötürüm olmak
Ander: Lanetli, uğursuz.
Anderpali : Çukur açmak için kullanılan kazık
Anis : Yüksek kesimlerde yetişen küçük ağaç
Anteri : Entari
Aruk : Zayıf
Aş ermek : Hamile kadının bazı meyvelere düşkünlüğü
Aşamol: Bir Tur Ot
Aşana : Köy evinin oturma, yeme içme (aşhane) yeri
Aşlama : Aşı yapma veya suyu ılıtma, fikrini değiştirme
Avat morası : Böğürtlen çileği
Avurt : Yanağın iki yanı
Ayam : Hava durumu
Ayın oyun : Güvenilir, sözü dinlenir, becerikli
aykirilamak= yan tarafa doğru hareket etmek
Aynalı : Alınlarında beyaz bulunan ineklere verilen isim
Azraha: Canavar.
Bacarozluk Vermek : Farkında olmadan engelleme
Badama : Evlerde mutfak ile yatak odası arasındaki sedir
Badis: Fasulye
Bağlamak : Güveyi büyüleme, iktidarsız bırakma
Ballı lobya : Soya fasulyesi
Başini bağlamak: Evlendirmek
Başluk : Başlık
Başukari : Yukarıya doğru
Bayyışağa : Aşağıya doğru
Bebuk:Bebeklerin Ağlama Hazırlığı
Becit: Acele, ivedi
Behrenk : Yer altında kendiliğinden oluşmuş su yolu
Belkim : Belki
benem= ben nerden bileyim
Bet : Çirkin
Bet :Çirkin
Beyinmek : Büyümek
Beyuk: Büyük
Bezleme : Saçta pişirilen yassı ekmek
Bilama: Bir parça biraz
Bile : Birlikte (bile gidelim)
bile= beraber
Bileki : Taştan oyma ekmek pişirme kabı, sarambula kabı
Bodoooon : İneklere su içirmek için kullanılan ünlem
Bolayki : Keşke, öyle olmasını isteme
Bolayki: Keşke olsa.
Boziya : Boz renkli
buhağana= hemencecik
Buldır : Geçen yıl
Buli buli buli : Kümes hayvanlarını çağırmak için kullanılan ünlem
Bur/pur : İnce taşlı toprak
Burbut tutma : Meyvelerin çok olması
Burunluk : Yaylaya gidecek hayvanların burunlarına takılan süs
Cafili kürek: Gubre atmaya yarayan çatallı kürek.
Cağ : Örgü şişi
Cağle / Çağlı : Bit
Caleps: Kalan fındıkların toplanması
Camadan : El dokuması Karadeniz`e özgü sırt çantası
Caris Olmak : Rahatsız olmak
Cavramak : Gayret etmek
Cazı : Kocakarı kılığında, çocuk düşmanı yaratık.
Cidos: sönmek üzere olan ateş
cimciklamak= çimdik atmak
cirlamak= çığlık atmak
Çafılamak : Tırnakla kazımak, bahane aramak
Çafi : Çatallı
çafilamak= tırnaklamak
Çafladi : İnce odun parçası
Çağan : Mısır ayıklamak
Çağana : Yengeç
çağana= yengeç
Çağra cevirmek: Hileli işler yapmak.
Çağra: Bicak bilemeye yarar kolla çevrilen düzenek
Çağraya sarilmak: Başı belada olmak
Çağumi : Salkım
Çahana :Yengeç
Çakal yağmuru : Güneşli havlarda aniden yağmaya başlayan kısa süreli yağmur
Çakçaka : Modyeliden dökülen mısır tanelerini deremen taşına ileten ahşap oluk
Çakıldak : Kuşları tarladan kovmak amacıyla tahtadan yapılmış
Çakuma: Örümcek ağı
Çali : Odun dalları
Çalpara : Küçük bakır tencere
Çambi : Mısır rokopi ve şokalilerinden örülen, genellikle iskemlelerde kullanılan hasır türü örgü
Çamçaka: Geveze
Çamı : Saç örgüsü
Çangal : Bitkilerin güneşte kurutulması için yere dikilen ağaç dalı
Çapari : Oltaya çok kanca takılarak yapılan bir tür balık avlama aracı
Çapika : Ağzı geniş, minci ve yağ gibi malzemelerin konulduğu kıl desti (Rumca)
Çaplama : Tahtadan yapılmış sargı çubukları
Çaplama : Tahtadan yapılmış sargı çubukları
Çapli : Dizi
Çapona:menteşe
Çapraz : Şaşı
Çapraza alma : Bütün hareketlerini tenkit etme veya hızarların dişlerini bileme
Çapula : Kullanılmış ayakkabı
Çapula: Çarık
Çarapali:: At kuyruğu telinden yapılan özellikle kışın kullanılan küçük bir tür kuş kapanı
Çaravoş: Çekirge, balık yemi
Çarık : Hasılsız deriden yapılan bir tür ayakkabı
Çastak : Odunların kuruması için belirli bir düzende üst üste konulması
Çaşutluk Etmek : Fesatlık etmek (Uygurca)
Çatara : Uygunsuz, yaramaz kişi
Çatmak : Görmek, rastlamak
Çaydağ: Kabak Vb Şeylere Yapılan Sergi
Çeğel : Çakıllı yer
Çelefudi:Yarılmış odundan elle ayrılabilen küçük parça, kıymık
Çeli : Kurumuş mısır sapları
Çeli: Mısır bitkisinin gövde kısmı.
Çencik : Kayış takacağı,çengel
Çendey : Yünden yapılarak kola asılan yiyecek torbası
Çepli : Kıymık, küçük ağaç veya taş parçası
Çerik : Çam kalas
çiçili= solucan
çilambura(çili pumburi)= ateş böceği
Çino: Martı
Çivit : Meyve tohumu
Çolbaz : Beceriksiz
Çor: Zıkkım
Çorlanma : Hak etmediği halde yiyen veya kimseyi beklemeden yiyen birisi için kullanılır
Çort : Dikenlerle kaplı derin çukur
Çuruk ayi: Temmuz
Çuyis etmek: Ağırmak, sızlamak
Da : Anlamı güçlendirmek için kullanılan ek.
Dandaniça : Sözünde durmayan, dönek, daldan dala atlayan bir kuş
Daraba : Oda duvarı
Darcanli : Sabredemeyen
Dardar etmek ır dır etmek
Darlanmak : Sıkılmak
darlanmak= sıkılmak, bunalmak
Darnı : Çatı katı
Dastar : Yün dokuma kilim
Davli : Odun parçası
Dendelis etme : Yalpalayarak yürüme
Deremen : Değirmen
Deşenis etme : Sökülüp gelme
Deşurmek: Meyve toplamak
Devren : Köprü
Deyine : Diye
Dilik : Doğuştan üst dudağı yarık
Diliks etmek : Bir vuruşta öldürmek
Dimla : Biraz
dişlemek= ısırmak
Ebi : Öbür
Ebirini: Ötekini
Ecinli : Cinli, perili
Ediş : Ses,gürültü
Eğratluk : İmece
Eğuu : Gelen olduğunu haber vermek için kullanılan seslenme
Ekiz: İkiz
Ekşili : Turşu
Elcan : Yabancı
Elçi : Evlenmede aracılık eden kişi
Elçinme : Vuracakmış gibi yapma
Elişmek : Sataşmak
Emica : Amca
Encami : Acemi
Entari : Fistan
Eşka : Gölge
Evza : Kibrit
Falamidi: Sandık çekmecesi
fambur= ıhlamur
Fanila : Kollu atlet
Farfaratis : Çırpınma, çarpıntı
Farfatara (fafatura) : Kelebek
Fayrap : Alevin yükselmesi
Feli : Kabak dilimi
Feli : Parça,kısım
Felombur :Bir Tur Ağaç
Feretiko : Rize bezi
Fırçıkte : Ahırlarda hayvan pisliklerinin toplandığı akar yer
Fidruga: Fındığın en körpe filizi.
Findas : Hayvanların atlayıp zıplamaları
fiskuku= böğürtlen
Fitne: Yavru Balık
Fitra: Mısır fidesi
Fitruka : İyi giyimli kız, yerden biten kestane filiz
Fodik : Oyun oynamak için açılan çukur
Frambul : Ihlamur
Furunkurusu : Fırında kurutulan mısır
Fuska : Olmamış incir
Fuşki: Dışkı
Fuştul :Fındığın yeşil kabuğu
Fuzan : Toz bulutu
Gaban: Yamaç, eğimli arazi.
Gabyana: Lanet olası
Gada / Gadanı Almak : Çare olmak, avutmak
Gaganis Etmek : Tavuğun gıgıklaması
Ganci: Kabuklu yemiş içi
Ganguli Guçça : Tahta revalli
Ganzi : Kabuğu kırılmış fındık
Gatneri:Büyük Kazan
Gebiç : Değirmencinin hakkı olan pay
Geceluk : Gecelik
Gegma: Büyük Gügüm
Gelembur:Kazan,Gugum Vb Şeylerin Ateşte Isıtılmak İçin Asılan Zincir
Gerdel : İneğe verilen yemin konulduğu tahta kap
Gerdel:İneklere Su Ve Yiyecek Verilen Kap
Gerneşmek : Göğüs kaslarının genişletilmesi
Geroç: Dal Çekmeye Yarayan Kanca
Getoğ: Bir Tur Kazan
Geyme : Kılıf, özellikle yastık kılıfı
Gogona: Kagittan bir tür küçük uçurtma
Gorbagor: Kötü ruhlu ihtiyar
Gorgot: Ögütülmüş mısır.
Gorza : Loş, kuytu yer
Gover: İnsan dışkısının çok sert sopa gibi hali
Gömre : Sığır dışkısı
göreslenmek= özlemek
Gugu: Baykuş
Gugul: Tepe
Gugulli: Tepeleme, silme dolu
Gukku : İsmiyle aynı sesi çıkaran kuş çeşidi
Gübü : Keser,balta gibi aletlerin sırtı
Günkurusu : Güneşte kurutulmuş mısır
ğarğaris etmek= bağırıp çağırmak
Haböyle : Böyle
Habu : Bu
Habu : Bu(ünlem)
Habura : Burası
Haçan (haçanki) : Mademki (Uygurca)
Haçan: Madem
haçanki= ne zaman ki
Halaçı : Dolu
Halastar : Geniş ağızlı bakırdan su kabı
halaz: Dolu yağışı
Haloti : Balgam
Haman: Hemen
Hamdospara : Böğürtlen
Hamlahus : Mısır
Hamucaraş: Çilek.
Hane : Neredesin?
Hantoşura : Tavşan
Hapalamak : Karıştırmak
Hapsi : Hamsi
Hapsikoli : Bir tür hamsi yemeği
Harçı : Sırık
Hardama : Çam ağacından ince tahta biçiminde kesilen çatı örtüsü
Harhali etmek : Kabuğundan ayırmak
Hark : Ark
Haşindi : Şimdi
Haşlak : Olumsuz, ***** adam
Haşli : Çok sıcak
Haşu : Şu(ünlem)
Haşuli : Ana malzemesi mısır unu olan bir türlü yemek
Hatyaluk : Çöplük
Hau : O(ünlem)
Havli : Havlu
Havu : Şu
Hayat : Giriş, hol
Hayın : Çok şiddetli, iyi
He: Evet
Hedik : Dallardan yapılan kar ayakkabısı
Hedik : Kar üzerinde batmadan yürümeye yarayan ağaç dallarından yapılan ayakkabı
Heleke: Ruhsal hastalıkların iyileşmesi için hocaya okutmaya gidilen bir yer
Helepi : Kabak çekirdeği
Hemayil: Üçgen yada dörtgen biçimli gümüş zincir kap
Hemence : Bir çeşit bez çanta
Hep : Hap
Herle : Ekşi ayran veya yoğurtla yapılmış un çorbası
hesetten mi= gerçekten mi
heveslenmek=özenmek
Hışır : Yıkık,viran
Hışırı çıkmak : çok yorulmak
Hinik: Sümük.
Hohol: Toz parçası
Hoholis: Birbirine sarılmış, birbirine dolanmış.
hohori(ğoğori)= baykuş
Hor: Ateş, hararet.
Horom : Mısır saplarının kurutulması için oluşturulan küme
hovini almak= hevesini gidermek
hukelenmek= öfkelenmek
Hulam/sulam : Mısır biçildikten sonra tarlada kalan sap
Humi : Çam ağacının kabuğundan yapılan çamsakızı kabı
Hurdila : Gırtlak
Ikılmak : Yıkılmak
İfteri : Eğrelti otu
İfteri : Eğrelti otu
İkamak : Yıkamak
İkicanli : Hamile
ikilmak= düşmek
İlamur : Ihlamur
İlan : Yılan
İpranmak : Eskimek, yırtılmak
İpratmak : Yırtmak, eskitmek
İs : Akıl (us)
İsa,isama.isaki : Meğer
İsi gitmik : Aklı gitmek, düşecek gibi olmak
İspandam : Çınar ağacı
İstali: Dağ evi.
İstifi lahana : Lahana yemeği çeşidi.lahana yığması da denir
İstifiza : Çiçek de açan bir çalı türü
İşkebit : Sarı renkli yaban arısı
İşkebit :Yabanarısı
İşkillenme : Şüphe etme
İşluk : Gömlek
İşmar : El,göz ile gizli işaret
işmar etmek= göz kırpmak
iturmek= kaybetmek, yitirmek
Kaban : Arazideki yüksek yer
Kaçata : Alın
Kafeka: Küçük güğüm
Kafkal : Taneleri koçandan ayırma
Kaful : Dikenlik
Kaful : Dikenlik,içine girilemeyen çalılık
Kaful: Ocak, küçük ağaç grubu
Kağle : Bit
Kakaçi : Koyun pisliği
Kalandar : Ocak ayının on dördünde başlayan ay.
Kalandar bozma : Kalandar ayının ilk günü eve uğurlu biri alınır.Mısırın çok olması bu kişinin uğuru olur.
Kaleçi : Boncuk
Kalem : Küçük ağaç dalı
Kalemidi: Iplik yapmaya yarayan bir tür alet
Kaluk : Evde kalan, evlenmemiş kız
Kambi : Taze çay filizi
Kanaviça: Bir tür ince dokuma
Kanci : Dilim
Kandala : Tıpa, musluk
Kapaniza : Kuş avlamaya yarayan tuzak
Kapiluk İstemek : Gelin eve girmeden erkek tarafından bir şey istenmesi
Kapoçi : Çıbanın su toplamış hali
Karaateş : Eski evlerde yemek pişirme ısınma amacıyla
Karağı : Çengelli iğne
Karak : Kapı kilitlemeye yarayan ucu eğri demir
Karakış : Aralık
Karamış: Kara yemiş
karamiş= karayemiş
Karaptal : Kara Abdal adlı birisinin düzenlediği yayla şenliği
Karganak : Değirmen taşına mısırın düzenli gelmesini sağlayan tahta
Karkalaçi : Derelerin denize taşıdığı odun
Karnali : El sepeti
Kartof: Patates
Kartuli : Baca kurumu
Karuz : Yük taşımada kullanılan ip veya tirmaça takılan U şeklindeki ağaç dalı
Kasapetra : Sert toprak
Kastaniça : Beyaz kabak
Kaş : Derin yamaç

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.