Favorilere Ekle  Ana Sayfa Yap

    Rize Hakkında
    Site Menü
 Ana Sayfa
 Rize Tanıtım
 Rize İş Dünyası
 Rize Hava Durumu
 Videolarımız
 Biyografiler
 Rize Tanıtım Video
 Canlı Tv
 Radyo Rizedeyiz
 Rize Resim Galerisi
 Rize Fotoğrafları
 Rize Manzaraları
 Eski Rize Resimleri
 Yöremizden Resimler
 Rizespor Resimleri
 Dünyada Çay
 Rize İlçeleri
    Tüm Haberler

» Rize Haberleri

» Çaykur Rizespor

» Rize Belediyesi

» Karadeniz

» Görüntülü Haberler

» Yurttan Haberler

» Spor

» Magazin

» Siyaset Politika

» Dünyadan

» Eğitim

» Sağlık

» Güncel

» Bilim-Teknoloji

 
    Rize uydu görüntüsü
    Atmacacılık
Atmaca Tutkusu
Atmaca Resimleri
Atmaca Videoları
    Köşe Yazıları

Aytekin Kalender
YAZARIN GÜNCEL VE TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN


Azmi Kandemir
YAZARIN GÜNCEL VE TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN

    Eğlencelik
Çocuk İsimleri
Burçlar
Şiirler
Flash Oyunlar
Fıkralar
Rize Puzzler
Hikayeler
 

Horon

 

Horonun kökeni ve kelime anlamı :  

Türkler, tarihin akışı içinde Orta Asya'dan batı dünyasında doğru akarken, hiç kuşkusuz sosyal kültürel özelliklerini de birlikte götürmüşlerdir. Yoğun göç dalgaları ve tutulan yeni ''yurtluklar-vatan''da karşılaşılan değişik ulus ve halklarla da etkileşimde bulunmuşlardır. 1071 öncesi ve sonrasında Anadolu'ya akmaya başlayan Türk-­Budun-Boy ve Oymakları çok kısa bir zaman diliminde Anadolu'yu Türkleştirip, İslamlaştırırlar. Yalnız Türkler, Anadolu'nun ötesindeki Türk ellerinde İslamiyet'i her ne kadar benimsememişlerse de eski ''Gök dinleri'' ya da ''şamanist'' inanımlarının kalıntılarını çağımıza dek yaşatabilmişlerdir. Bugün Anadolu'nun kırsal ve dağlık kesimlerinde, Orta Asya'nın kültürel özelliklerini şamanist inanımlarını görmek mümkündür. 

Oğuz Türkleri 12. yy'dan itibaren sürekli ve yoğun bir şekilde Karadeniz yöresini yurt tutmaya başlarlar. 200 yıl içerisinde bu olgu tamamlanır, tüm Karadeniz yörelerini fetheden ve Türkleştiren Oğuz Türklerinden olan ''ÇEPNİLER''ir. Çepniler, bu yöreyi kıyı çizgisine paralel olarak doğu-batı yönünde fethederken Anadolu'nun iç kesimlerinden de diğer Türk boy ve oymakları Erzincan, Gümüşhane ve Harput dolaylarından sahile akmaya başlarlar. 1461 yılı başlarında iç kesimlerden gelen 100.000 Çepni Türk'ün Giresun-Trabzon arasına yerleştirildiğini, yine Yavuz Sultan Selim'in Trabzon'da, Şehzadeliği sırasında İran'da Şah İsmail'in kılıcından kaçan Akkoyunlu Türkleri'ni de Rize-Trabzon arasındaki yörelere yerleştirildiğini tarihi kaynaklardan biliyoruz. Yöreye yapılan bu tarihi göç Doğu Karadeniz'in kısa bir zaman içinde Türkleşmesini sağlar.

Türkler Doğu Karadeniz bölgesine yerleştiklerinde yabancı olmadıkları bir doğa parçasıyla karşılaşırlar. Yöre çok engebeli, sarp, dik ve dağlıktır. Öte yandan bölgeyi kuzey yönünde baştan başa kuşatan, sürekli dalgalı ve hırçın bir deniz vardır. Bu acımasız özellikleri içeren bir doğa üzerinde mücadele veren insanların tipik, yöreye özgü Folkloru ve Halk Oyunları da böylece oluşur.

Romanya'da düğünlerde oynanan halk danslarına ''Gagauz Türkleri ''nce ''horon" denilmektedir. Yine eski bir Bulgar ve Peçenek Türklerinde varolması dikkate şayandır. Öte yandan Erzincan, Malatya, Siirt ve Afyon'da birer yerin adı ''Horon''dur.

 

 

 

Yunan  "xogos" kelimesi ile büyük bir benzerlik gösteren horonun nereden geldiği hakkında bazı fikirler ortaya atılmıştır. Bunlardan birisi Yunanlıların Karadeniz'in doğu sahillerine yerleş-miş olması, bir diğeri ise; horonun kemençe gibi Cenevizlilerden kalmasıdır. Gerçekten Fransa'da ''Carole'' adı ile tanınmış bir oyun vardır ki bir halka oluşturularak oynanırdı. ''Carole'' keli-mesini Fransızca sözlükler bozuk Latince ''Carola'' olarak, gös-teriyorlardı. Ancak, bu kelimenin diğer şekilleri olan    ''Harol ,    Horol''  kelimeleri  ve oyunun  kalabalık oynanması dikkate alınırsa, Fransız oyunu ile Doğu Karadeniz oyunu (Horon) arasında şaşırtıcı bir benzerlik göstermektedir. O halde Yunanca "xogos" nedir?

        Hogos -Hora, raks, dans Yunanca- Türkçe sözlükte;

             1. Takım, grup

2. Bir kilisenin görevlilerinden oluşan kilise korosu

3. Kilise görevlilerinin kilisede durdukları yer.

Şimdi karşılaştırmaya geçelim:

a. "xogos"   kelimesinde ''topluluk'' esas olarak görülüyor. Bu Karadeniz horonlarında da böyledir.


             b."xogos"     kelimesinin üçüncü maddesi ''kilise görevlilerinin kilisede durdukları. yer'' dir. Kelimenin bu anlamı ile Carole kelimesinin ikinci anlamı olan ''Halka şeklinde oynanan oyun'' arasında açıkça görülen bir ilişki vardır.

         Mimari ve kuyumculukta daire teşkil eden birçok şeye ve 18. yy'da kilisedeki koro dairesine Carole deniyordu.

Yukarıdaki karşılaştırmalar gösterir ki, Horon, Carole ve    "xogos" kelimeleri arasında bir anlam birliği oluşturur.

         Şimdi de bunlarla ilişkili olan diğer bir kelime üstünde duralım.

Xor (hor) veya Kör -Destan söylenirken nakarat

xoroy (horoy)-Sırayla durmak (Pekarski-Yakut sözlüğü)

Esas vasıfları ''topluluk'' olan bu Yakutça kelimeler ile Karadeniz horonu, Fransız

''carole''sı ve "xogos" Yunanca arasındaki anlam birliğini tespit ettikten sonra yukarıdaki araştırmalarımızı şöylece özetleyebiliriz:

Horon, Carole, "xogos" ,Hor, Kör, Horoy kelimeleri birbirlerinden ayrı olmayıp, aynı Hor kökünün muhtelif şekilleridir.

Bu açıklamalarla yöredeki ''horom'' ve ''horon'' kelimelerinin kullanımı arasında benzerlik olduğu görülmektedir. Horom; mısır saplarının ve çayır (ot) 'ların 10-15 kucak bir araya getirilerek dikey durumda yığılıp, tarlada bulunan ''KABAK DEVEKLERİ'' ile üst kısımdan bağlanmasıdır. Başka bir deyişle daire (halka) şeklinde sıkıca bağlamaktır. 

Yöre oyunlarını oynarken bir arada toplanarak sıkıca elele tutup daire halinde horon kurmalarındaki şekil ve benzerlik Horon ile Horom sözcüğünün gerek mana gerekse kelime yapısı bakımından birbirini tamamlamaktadır. Horona başlarken ''Hayde  bir  horom kuralım'' sözü,  bir   araya toplanıp, sıkıca birbirimize bağlanalım demekten başka bir şey değildir.

 

 

 

Horonların Oynandığı Yerler Ve Etkilendiği Unsurlar

Horonlar neşeli zamanlarda; Bayram, düğün, dernek, askere uğurlama ve arkadaşlar arasında düzenlenen eğlencelerde oynanır.

Yürekleri dolduran coşkular, sevinçler buralarda horona dönüşür. Nerede bir durak, bir oturak yeri varsa orası ''HORONDÜZÜ'' dür. üstünde horon oynanmayan tek bir düzlük yoktur Karadeniz'de...

Horon Karadeniz'in soluk alışı, yürek atışı, dalgalanışıdır.

Horon doğa ile insanın elele, kol kola şahlanışıdır.

İneğiyle, çadırıyla, çoluku-çocuğuyla, silahıyla, giysisiyle dağlara çıkması, yol boyunca yol havalarının kemençe ve davul-zurna eşliğinde çalınıp söylenmesi, horon oynaya oynaya yolların bitirilmesi ve yayla düzüne silah atarak, nara atarak ve tabi ki horon oynayarak (sallama ritminde) kollar halinde girmeleri, halka içinde saatlerce horon oynamaları bahara olan özlemin coşkuya dönüşmesi, dile gelmesidir.

Karadeniz'e özgü horonun yapısında tarım kültürünün varlığı apaçık ortadadır. Horonda görülen öne eğilmeler ve kolların öne uzatılıp sallandırılması; tarlada kazma ile çapa yapılması gibidir. Horoncuların el tutması ve hamle yapmaları ile belcilerin ''VOL ATMA'' hamleleri aynıdır.

Karadeniz'de yalnız başına iş yapmak çok zor olduğundan horon; Karadenizlinin her işte elele verilmesini, birlikte çalışmaya duyduğu ihtiyacı anlatmasıdır.

        Doğa   yapısının sert ve dağlık oluşu, denizinin ve havasının kararsızlığı horon oyunlarında göze çarpar.

     ''Mısır Gumulları hep, beraber bağlanır;
      İşte, horoncular da, öyle halkalanırlar...


Dizili horon ise, bel bellmek gibidir;

Tavaya birer birer, hamsi dizilmesidir...


Omuz titretmeleri, hamsi can çekişmesi;

Çıkarılan o sesler, rüzgarın ıslık sesi...


Hele o silkenmeler, ağaçlarda fırtına;

O çabukluk benziyor, martı kanatlarına..


Dalgalar gider-gelir, bir kararda durmazya;

Horoncular da öyle, uyar davul zurnaya...


Kemençe; horonun sevgi küpü, kaşığıdır;

 Neş'eli zannederler, en garip aşığıdır...


 Horon; yağmur duası, horon, çareye koşmak;

 Zafer için zıplamak,, yahut suyu okşamak...


 Horon; tetikte dumrak, kayık küreği çekmek;

 Horonda alın teri, horonda emek çekmek...


 Horon bayram yapmaktır, halk murada erince;
Canlanmayan var mıdır, oynayanı görünce.

 

      Bu sevinç gösterisi, hem bolluk, hem bereket,
        Dağ-bayır, iniş-çıkış, elbet lazım hareket. ..

      Horon deyince akla Akçaabat geliyor,
        Bunu hem Türkiye ve hem de Dünya biliyor. ..

      Karadeniz horonu, horonların beyidir,
      Karadenizli korkmaz, eğlenceden bellidir...

      Fişek, saat ve çizme seferberlik işidir,
      Kalleşlik edenleri hesaba çekişidir...

      Horon, bir oyun değil, bir folklor kanunudur,
       Oyna horoncu oyna,i horon, milli konudur... ' 

Horonlar Üç Bölümden Oluşur

1.DÜZ HORON BÖLÜMÜ: Horon oynanmaya başlarken ağır tempoda  oynanır. Bundan  ötürü oyunun  bu bölümüne  ''ağır horon bölümü'' de denir. Oyun halkası saat ibresinin tersi yönünde döner. Söylenen türkülere ellerle tempo tutulur. Müzik ne kadar yüksek tempolu çalınırsa, oyuncular da o kadar kıvrak ve hareketli olurlar. Ritim arttıkça vücut dikleşir, kollar yukarıya kalkar. Gelen komutla ''yenlik yenlik'' ''alaşağı'' ya da ''ufak ufak'' diğer oyuncular da uyarılarak doğrudan sert bölüme geçildiği gibi yenlike bölüme de geçilir. 

2. YENLİK BÖLÜMÜ: Kollar aşağıya iner, dizler kırık ve bel kısmı dizlerin açısında öne doğru eğiktir. Kol çıkarmalar ve omuz sallamalar bu bölümde ön plandadır. Adımlar geriye, yana ve öne basarak belli alan içinde gezinilir. Vücudun yapmış olduğu çalımlar yumuşak ve hafiftir. Oyunun ritmi düz horon bölümüne oranla biraz daha hızlıdır. Komutçudan gelen ''alaşağa'', ''aloğlum'', ''kimola'', ''taktum'', ''yıkoğlum'' veya ''ıslık'' şeklinde gelen komutla sert bölüme geçilir. 

3. SERT BÖLÜMÜ: Diğer bölümlere nazaran hareketler daha sert ve canlıdır. Omuz sallamalar daha seri, ayaklar yere daha sert basar. Oyunun en gösterişli, temposunun oldukça yüksek olduğu ve oyuncuların tüm yeteneklerini ortaya koyduğu bir bölümdür. Oyuna devam edilecekse tekrar düz horon bölümüne geçilir.

 

    Gerekli Menü
   Nöbetçi Eczaneler
 
  Resmi Kurumlar
 
 Önemli Telefonlar
 
  Rize Sinemaları
 
 Seyehat Firmaları
 
 Akaryakıt Fiyatları
      Rize Rehberi
 Akaryakıt
 Doktorlar
 Eczaneler
 Diş Hekimleri
 Muhtarlar
 Okullar
 Resmi Kurumlar
 Bankalar
 Önemli Telefonlar
 Taksi Durakları
 Çiçekçiler
 Çay Fabrikaları
 Lokanta Kafe
 İnternet Kafeler
 Beyaz Eşya
 Balık Üreticileri
 Nakliyat Kargo
 Marketler
 Elektronikçiler
 Fotoğrafçılar
 Pazarlama Şirketleri
 Fırınlar
Firma Rehberi Sayfası
    Çay Hakkında

Çay Fabrikaları
Çay Görüntüleri
Çay Kültürü
Çay ve Sağlık
Çay Nasıl Demlenir
Çayın Dünü Bugünü
Demlikte Kalan Çay
Yeşil Çay
Siyah Çay
    Sitede Arama
Google

    İz Bırakanlar
  Ekrem Orhon
 
Zihni Derin
 
İpsiz Recep
    Rize'li Ünlüler
  R.Tayyip Erdoğan
 
A.Mesut Yılmaz
 
Tuncay Mataracı
 
İpsiz Recep
 
Ekrem Orhan
 
Davut Güloğlu