|
‘Cimilli İbo
kimdir?’ diye öğrenmek isteyip, kendisinden
randevu aldığımızda, sahne aldığı Kadırga’nın
yolunu, ‘Giderken sağda, gelirken solda’ diye
tarif etmesiyle Rizelinin her zamanki esprili
kişiliğini ön plana çıkardı.
(Kadırga,
İstanbul’dan Gebze’ye giderken E-5 Karayolu
üzerinde sağda.) |
 |
__Biz Cimili İbo’yu
ekranlardan gördüğümüz kadarıyla tanıyoruz. Cimilli
İbo, ‘Cimilli İbo’ olmadan önce kimdi, neler
yapardı?
Bundan 30 küsur yıl önce Trabzon’da doğdum.
Trabzon’da doğmamın nedeni, o yıllarda çıkan bir
yangın sonucu köyümüzün –bir, iki ev hariç- hemen
hemen yanmasıydı. Çocukluğumdan beri kemençe
çalmayı, türkü söylemeyi çok sevdiğim için sürekli
evden kaçar, İzmir’deki veya İstanbul’daki
akrabalarımın yanına giderdim. Bu yüzden okulu
liseden terk ettim.
__Ailenizin tepkisi
nasıl oldu?
Babam
çok kızardı. Okumamı çok isterdi. Ne yapayım, türkü
söylemeyi, kemençe çalmayı çok seviyorum.
__İzin vermiyor muydu?
Veriyordu da önce okul diyordu. Ben de gizli gizli
kaçardım. Rize’de kalmam için Halk Eğitimin de Halk
Oyunları hocalığı bile yaptım, 7 yıl boyunca.
Yetiştirdiğim bir sürü öğrencim var.
__Sonun da amacınıza
ulaştınız…
Ulaştık ama çok sıkıntılar çektim. Bu piyasada yer
edinmek çok zor. En büyük sıkıntımız da sponsor
bulmak.

__Rizeliler sponsor
teklifinde bulunmadılar mı?
Biz
de zengin çoktur ama sadece kendilerine zengindir.
Bir Rizelinin bir başka Rizeliye destek olduğu çok
azdır. Başkalarına yapılır ama kendi insanına ‘ne de
olsa bizden’ diye yapılmaz.
__Biraz açar mısınız?
Diyelim ki, bir gece düzenleniyor. O geceye seni
bedava getirmeye çalışır ama başka sanatçıya
milyarları öder. Oysa Karadeniz Sanatçılarına
öncelikle Karadenizliler sahip çıkmalıdır. Emin olun
garibandan paranı alırsın ama zenginden alamazsın.
__Sanatçıların genel
şikayetleri hep bu yönde…
Haklılar da. Şu da var, kendi içimizde de pek
birbirimizi tutmuyoruz. Daha çok destekten öte
köstek olmaya çalışıyoruz. Oysa tam da Karadeniz
Müziğinin popülaritesinin artığı dönemde bu
birlikteliğe daha çok ihtiyacımız var.
__Gerçekten Karadeniz
Müziğinde bir patlama oldu.
Eskiden kemençeyi gazetelere sarar, öyle gezerdik.
Dalga geçilirdi. Yavaş yavaş büyüklerimizin
çabalarıyla Karadeniz Müziği kimliğini kazanmaya
başladı. İnsanlar dinledikçe; kemençenin, tulumun
içinde saklı olan güzellikleri, o yörenin
insanlarını, yaşamını anlatan ezgileri, sözleri
sevmeye başladı.
__Kemençe
popülariteliğini artırdı ama biraz batı müziği
tarzıyla işlenmeye başlandı gibi mi?
 |
Bunu
yapanlar var ama olsun, güzel yapıyorlar. Sonuçta
kemençemiz, tulumumuz tanınıyor. Müziğin evrensel
yapısını göz önüne alırsak, doğru yapılacak olan
bütün projelere destek olmak gerekir. Şu da
unutulmamalı, ne olursa olsun müziği yozlaştırmamak
gerekir. Aslımızı unutmadan bir şeyler
üretilmelidir. Mesela bizim Rizelilerin fıkralık
olan o hoş enstantaneleriyle harmanlanıp yapılan
müzik, daha otantik yani kendine özgü ortaya
çıkıyor. Çünkü oranın kültürünü yansıtıyorsun. Hele
de kendi dilinle yani şivenle yorumladığın zaman
değerlerini korumuş oluyorsun. |
__Siz bunu yapanlardan
birisiniz. Kısa zamanda herkes tarafından onay
gördünüz. Buna esprili kişiliğinizin katkısı da
oldu.
Bizim
oralıların hepsi benim gibidir. Onlardan bir farkım
yok. Hakkımızda anlatılan fıkralar boşa çıkmıyor.
Kendi yaşantılarımızın bir uzantısı o fıkralar. “Dur
sağa bi şey anlatayım; daha küçuğum, kayığa
bindurdiler beni. Firtina kopayi. Kayuk alabora oldi.
Hepimuz suya duştuk. Ama suyun kenaruna duşmişuk. Su
bağa vurup vurup duruyi. Ben de zannedeyrum
boğiliyrum. Küçüğüm ya anlamayrum. Ordan geldi bi
adam ‘ula ne edeysun oraya kalksana’ dedi. ben de
diyiyrum oğa ki, ‘ben boğulmadum mi?’ adam bağa ‘ne
boğlumasi, kalk yerden bakayum’ diye bi bağırdi. “
(Bu fıkrayı bir de Cimilli İbo’nun kendi ağzıyla
dinlemenizi öneririz!)
Bizim
her hareketimiz, yaptığımız fıkralık. Gülmeyi
severiz. Samimi, sıcakkanlı insanlarızdır. Biz
birbirimiz severken bile faklı severiz. ‘O kesileyum
suratina…’ deriz ya da başkalarına söylendiğinde
belki de kavgaya dönüşecek argo sözleri, biz
sevgimizi dile getirmek için kullanırız. Her şeyimiz
farklı bizim.
__Rizeli olmak gurur
verici…
Rize’mden çok gurur duyuyorum ve seviyorum. O çay
kokusuna bayılıyorum. Mis gibi kokuyor. O dağları,
yaylaları başka nerede var? Yeşiline, insanına
kurban olurum ben. Rize’miz cennet bizim. Ayrıca
insanımız çok çalışkan ve her konuda başarılı.
Etrafınıza bir bakın, her yerde bir Rizeli
görürsünüz.
__Dizilerde bile daha
çok yer alır olduk. Siz de bir dizide oynuyorsunuz…
Karadeniz müziği yapan sanatçıların artmasıyla,
haliyle o yörenin yaşam biçimi de dikkat çekmeye
başladı. Karadenizlilerin her daim hazır cevap
olmaları, her konuda başarılı ve her yerde olmaları,
Karadeniz dizilerinin artmasına vesile olunca,
bizlerde dizilerde rol almaya başladık. Şuan da
‘İnadım İnat’ adlı bir dizide ben de rol alıyorum.
__Diziler de Rizeli var
ama Rize yok. Mekan aranıyor diziler için. Neden
Rize’de dizi
çekilmiyor?
Keşke öyle bir şey
yapsalar! Ben seve seve hiç para almadan, gönüllü
oynarım. Rize’mizden daha güzel mekan mı var? Hem de
şivemizi bizden daha iyi kim konuşabilir ki? Böyle
bir proje hazırlansın, ben kendi adıma elimden gelen
desteği yaparım.
__Rizeli her konuda
başarılı ve yer edinmiş. Biraz spor desek, Çaykur
Rizespor’un başarısı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çay
nasıl bizim geçim kaynağımızsa, Çaykur Rizespor’da
bizim sosyal geçimimizdir. Çaykur Rizespor’dan başka
neyimiz var? En güzel reklamımızı o yapıyor. O
yüzden Çaykur Rizespor’a sahip çıkmalıyız. Her yerde
başarılı olduğumuz gibi istersek futbolda da
başarılı oluruz. Süper Ligde yer almakla zaten
büyük bir başarı elde eden takımımız, bu başarısını
daha yukarılara çıkartmalıdır.
Cimilli İbo’yla haftanın üç günü sahne aldığı
Kadırga’da, bu sayfalara dökemediğimiz hoş sohbetler
paylaştık. Yaşadığı komik anları bizlerle paylaşan
Cimilli ibo’nun sahne performansı da doğrusu
görülmeye değer. Seyircilerin hepsi keyifli bir gece
geçirmenin memnuniyetini üzerinde taşıyordu.
Cimilli İbo’nun, sanatçılara verilen değerin az
olduğunun yanı sıra en büyük şikayetinin de
korsancılık olduğunu söylemeden geçmedi. Zaten 3.
albümü ‘Hasretim Hepinize’ kasetinin kapağında,
“Korsan kaset ve CD alanlara hakkımı helal
etmiyorum.” diye, yazmasıyla şikayetini en güzel
şekilde dile getirmiş oldu.
Söyleşi: Şenay BEKİROĞLU
Fotoğraf: Mustafa KARALİ |