|
1969 yılından başlayarak fiili siyasetin içinde bulundu.1975 yılında MSP
İlçe Gençlik Kolu Başkanı aynı zamanda Gençlik Kolları Genel İdare Kurulu
Üyeliği’ne seçildi.Bu görevleri 1980 yılına kadar devam etti.1984 yılında RP
Beyoğlu İlçe Başkanı, 1985 yılında RP İstanbul İl Başkanı, 1986 yılında RP
MKYK üyesi oldu.27 Mart 1994 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanı seçildi.Belediye başkanlığı döneminde başarısı kamuoyu tarafından
tescil edildi.Siirt’te yaptığı bir konuşmada “Halkı sınıf, ırk, din, mezhep
veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik ettiği”
gerekçesiyle 312’nci maddeden yargılandı ve yargılama sonucunda suçlu
bulunarak hapis cezasına çarptırıldı.Kırklareli’nin Pınarhisar İlçesi
Cezaevi’nde 120 gün cezaevinde yattı. Recep Tayyip Erdoğan, Fazilet Partisi
içindeki yenilikçi kanadın lideri olarak biliniyordu.Siyasi yasağının
bitmesi üzerine Adalet ve Kalkınma Partisini kurdu.
HAKKINDA YAZILANLAR
Kitabını yazdılar
GAZETECİ YAZAR RUŞEN ÇAKIR VE FEHMİ ÇALMUK, TAYYİP ERDOĞAN'IN HAYAT
HİKAYESİNİ YAZDI. KASIMPAŞALI ADINI TAŞIYAN KİTAPTA ERDOĞAN'IN YAŞAM
BİÇİMİNDEN İDEOLOJİSİNE, AŞKINDAN KÜÇÜKLÜĞÜNE HER ŞEY ANLATILIYOR..
haberturk.com 13 haziran 2001
Recep Tayyip Erdoğan... İstanbul eski Büyükşehir Belediye Başkanı. Şu anda
yasaklı ama başlattığı 'Erdemliler Hareketi' ile siyaset sahnesinde boy
gösteriyor. İstanbul Kasımpaşa'da başlayan hayat hikayesi, Yeşilçam
filmlerine taş çıkartacak cinsten... Bunun farkına varan Gazeteci Yazar
Ruşen Çakır ve Fehmi Çalmuk, Tayyip'in hayatını yazdı... Kitap Tayyip
Erdoğan'ın partisi kurulduktan sonra yayınlanacak. 'Kasımpaşa raconu'
Kitabın adı 'Kasımpaşalı.' İçinde ise usta çırak ilişkisinin yanı sıra
Tayyip'in karakteri, yaşam biçimi, ideolojisi, teşkilattaki kavga ve
kaygılar anlatılıyor. Kitabın en ilginç noktası ise önce rüyada başlayan
ardından bir toplantıda somutlaşan Tayyip - Emine çiftinin aşkı... Hikaye
Kasımpaşa'da başlıyor. 'Kasımpaşa Raconu'nun anlatılmasının ardından sıra
Erdoğan'ın yaşamına geliyor. İşte Tayyip'in hayat hikayesinden kesitler...
Disiplinli bir babanın oğlu Tayyip Erdoğan Rize'den göç eden fakir bir
ailenin çocuğu. Babası Ahmet Bey, Şirketi Hayriye'de Kıyı Kaptanı olarak
görev yapıyor. Ömrü denizlerde geçen Ahmet Bey, gemiyi devlet gibi
düşünürdü. Bu nedenle cezaları da oldukça sertti. Erdoğan'ın hikayesini
yazan Fehmi Çalmuk, Erdoğan kardeşlerin de bu cezadan nasiplerini
aldıklarını anlatıyor. Bayat simit satıyordu 15 yıllık arşiv çalışması ve
Tayyip'in yakın çevresinin anlattıklarına dayanılarak yazılan hayat
hikayesinde Erdoğan'ın küçüklük anılarına da yer verilmiş. İşte bayat simit
satma hikayesi: 'Küçük Tayyip fırına gidip bayat simit alıyor. Ardından bu
simitleri eve getirip buhara koyuyor ve yumuşamasını sağlıyor. Yumuşayan
simitleri daha sonra pazara götürüp ucuz fiyata satıyor ve para kazanıyor.'
'Tayyip Hoca' oluyor Erdoğan, ilkokul sıralarında iken bir gün öğretmenleri
'Kim namaz kılacak?' diye sorduğunda, 'Ben kılabilirim' cevabını veriyor.
Bunun üzerine öğretmen yere bir gazete sayfası seriyor. Ama Erdoğan, gazete
üzerinde namaz kılmayı reddediyor. Gerekçe ola raksa 'Gazetenin üzerinde
kadın fotoğrafları var, namaz kılınmaz' şeklinde açıklıyor. Ve o günden
sonra lakabı Hoca oluyor... Şiir merakı başını yaktı Erdoğan ardından İmam
Hatip Lisesi'ne yazılıyor. Burada hem futbol oynuyor, hem de sosyal
aktivitelere katılıyor. Şiiri her zaman çok seven Erdoğan'ın favorisi Ziya
Gökalp'ın 'Minareler süngümüz, kubbeler miğfer' adlı şiiri... Erdoğan, aynı
şiirin yıllar sonra kendisine cezaevi yollarını açacağını bilemezdi.
Erdoğan, Gökalp'ın bu şiirini Siirt'te yaptığı bir konuşma sırasında okumuş
ve 4 ay 10 günlük mahkumiyet almıştı... Nasıl Fenerbahçeli oldu? O dönemde
İmam Hatip Lisesi'nde okuyanların çoğu Fenerbahçeli idi. Tıpkı Tayyip gibi.
Neden mi?.. Dönemin Fenerbahçe Kulübü Başkanı Emin Cankurtaran, İmam Hatipli
öğrencilere iftar yemeği verince, bu İmam Hatip camiasında büyük ses
getiriyor ve tüm İmam Hatiplilerin sevgisini kazanıyor. O dönem mezunlarının
çoğu böylece Fenerbahçeli oluyor... Fanatik Fenerli olan ve futbolla
ilgilenen Erdoğan'a 1976 yılında Fenerbahçe'den teklif geliyor ancak, babası
izin vermeyince Erdoğan'ın futbol hayali sona eriyor.' Rüyada başlayan aşk
Tayyip Erdoğan'ın eşi ve 4 çocuğunun annesi Emine Hanım ile tanışma
hikayeleri de çok ilginç. Emine Erdoğan, bir rüya görüyor. Rüyasında hiç
tanımadığı bir erkeği gören Emine Hanım, ertesi gün İslamcı Kadın Yazar Şule
Yükselşenler ile İstanbul Tepebaşı'ndaki MSP'nin toplantısına gidiyor. Emine
Hanım bir süre sonra rüyasında gördüğü kişinin kürsüde konuşma yaptığını
görüyor. Ve ilk görüşte başlayan aşk evlilikle bitiyor... Gençlik idolü
Erbakan'dı. Tayyip Erdoğan, Erbakan'a çok bağlıydı. Erbakan onun için bir
idoldü. Bağlılık o derece büyüktü ki Erdoğan ikinci oğlu Bilal'ın ikinci
ismini Necmettin koymuştu. Erdoğan'ın İstanbul İl Başkanlığı yaptığı dönemde
en büyük desteği yine Erbakan'dan görmüştü. Erbakan, Erdoğan'ın partiye
kattığı yeni isimleri kucaklıyor, partide yaptığı değişikliklerden dolayı
Erdoğan'ı sürekli destekliyordu. Ruşen Çakır ve Fehmi Çalmuk'un kaleme
aldığı 'Tayyip'in hayat hikayesi'nde daha pek çok ayrıntı var... Kitabın
piyasaya çıktığı zaman büyük ses getireceği düşünülüyor...
GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM 14 AĞUSTOS
2001
Adalet ve Kalkınma Partisi kuruldu
Türkiye'nin 39. partisi kuruldu. Kısa adı AK olan Adalet ve Kalkınma
Partisi'nin amblemi ışık saçan ampul olarak belirlendi.
Eski diplomat Yaşar Yakış başkanlığında, Nur Doğan Topaloğlu, Yasemin
Kumral, Mihrimah Belma Satır, Yusuf Bozkurt Özal'ın oğlu İbrahim Özal'dan
oluşan 5 kişilik heyet, parti avukatı Hayati Yazıcı ile İçişleri
Bakanlığı'na gelerek, kuruluş dilekçesini Genel Sekreter Hüseyin Aksoy'a
sundular.
KURUCULAR KURULU
Öte
yandan Tayyip Erdoğan'ın da aralarında yer aldığı, 13'ünün kadın olduğu
toplam 74 üyeden oluşan Kurucular Kurulu üyeleri teker teker özgeçmişleri
okunarak tanıtıldı. Kurucular Kurulu şu isimlerden oluşuyor:
''Ahmet Aktaş, Alaaddin Büyükkaya, Ali Babacan, Ali İhsan Arslan, Ali Aydın
Dumanoğlu, Ali Yüksel Kavuşdu, Ayşe Böhürler, Ayşenur Kurtoğlu, Binali
Yıldırım, Burhan Kuzu, Bülent Gedikli, Cemal Kamacı, Erdal Öner, Erol Oral,
Fatih Recep Saraçoğlu, Fatma Ünsal, Güldal Akşit, Gürsoy Erol, Habibe Güler,
Halil Caner Doğaneli, Halil Ürün, Halil İpek, Hasan Cüneyt Zapsu, Hasan
Murat Mercan, Hayati Yazıcı, Hüseyin Tuğcu, Mete Doğruer, İbrahim Çağlar,
İbrahim Özal, İdris Şahin, İlhan Albayrak, İsmail Safi, İsmail Tatlıoğlu,
İsmet Uçman, Lokman Ayva, Mehmet Ali Bulut, Mehmet Deniz Olgun, Mehmet
Gazioğlu, Hilmi Güler, Mehmet Nail Berzek, Mehmet Özdilek, Mehmet
Tekelioğlu, Mehmet Yaşar Öztürk, Belma Satır, Muammer Kakı, Mevlüt
Çavuşoğlu, Muharrem Karslı, Muharrem Tozçöken, Murat Yalçıntaş, Mustafa
Öztürk, Mustafa Ünal, Nazif Gürdoğan, Nazım Ekrem, Nimet Çubuklu, Nur Doğan
Topaloğlu, Nuray Oral, Nurettin Canikli, Osman Nuri Filiz, Raşit Küçük, Reha
Dönemeç, Remziye Öztoprak, Sami Güçlü, Sema Karabıyık, Sema Ramazanoğlu,
Serap Yahşi Yaşar, Süleyman Gündüz, Şaban Dişli, Tamer Özyiğitoğlu, Tayyar
Altıkulaç, Yasemin Şimşek, Yaşar Yakış, Yusuf Özertürk, Ziyaettin Yağcı,
Recep Tayyip Erdoğan.''
XXX
1954 yılında İstanbul'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da
tamamladı. Yüksek öğrenimini Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari
Bilimler Fakültesi'nde yaptı. İlk gençlik yıllarından itibaren kendisini
ticari hayata ve siyasal faaliyete verdi. Bu yıllarda profesyonel olarak
futbol oynadı.
Ticarette girişimcilik ruhunu, futbolda kolektif faaliyet heyecanını yaşadı;
siyasette ise her kesimle kaynaşmanın önemine inandı. İstanbul il başkanı
olunca, edindiği tecrübeyle yeni bir örgütlenme tarzı geliştirdi ve
uyguladı. Bu tarz diğer partilere de örnek teşkil etti.Yeni gelişmelere açık
kişiliği, araştırmacı yönü ve takipci yapısıyla siyasi teşkilatlanmaya yeni
anlayışlar ve yöntemler kazandırdı. Bu başarılar onun, 1994 yılında İstanbul
Büyükşehir Belediyesi Başkanı seçilmesinde büyük rol oynadı. Ancak bu
noktada durmadı ve "Sessiz yığınların sesi, kimsesizlerin kimsesi"
anlayışıyla halkla bütünleşirken, para ve insan yönetiminde sergilediği
performansla yerel yönetimlerde bir model oluşturdu.
İstanbul'un kördüğüm olmuş sorunlarını kısa sürede çözüme kavuşturarak
siyasete yeni bir açılım getirdi. Şimdi aynı modeli Türk milli siyasetine
kazandıracak "demokratikleşmeyi ve atılımı" hedefleyen hareketin kurucu
üyesi. Evli ve dört çocuk babası
xxx
3 KASIM
2002 SEÇİM ZAFERİ
Seçmen Ağır konuştu Radikal 4 kasım 2002
Meclis'e sadece iki parti girebildi. AKP tek başına iktidar
AKP yüzde 34 / 363 milletvekili
CHP yüzde 19 / 179 milletvekili
1987 genel seçiminden beri ilk defa bir parti tek başına iktidara geldi.
1946 seçiminden beri ilk kez sadece iki partili bir parlamento oluştu.
İktidar yüzde 55'ti, 15'in altına indi. Başbakan ve Bakanlar Kurulu üyeleri
milletvekili bile seçilemedi.
Ana muhalefet Meclis dışında. DYP 200 bin kadar oyla barajın altında.
Türkiye'ye gelmeye korkan 'Jet' lakaplı Fadıl Akgündüz milletvekili. Altı
bağımsız aday daha seçildi.
AKP 81 ilin 55'inde, CHP 13'ünde birinci. DEHAP Doğu ve Güneydoğu'da 13 ili
aldı ama Meclis dışında.
Sadece 59 milletvekili tekrar seçildi. Meclis dışı kalan partilerde deprem
var.
Tayyip Erdoğan, 26 Şubat 1954 yılında
İstanbul’un Kasımpaşa semtinde doğdu. Erdoğan, ilkokulu Piyale Paşa
İlkokulu’nda okudu. 1965 yılında ilokulu bitirip İmam Hatip Lisesi’ne
kayıt oldu ve 1973 yılında buradan mezun oldu. Daha sonra yüksek
öğrenimini Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler
Fakültesi’nde yaptı. Camialtı, İETT ve Erokspor’da 16 yıl futbol oynadı
ve 12 Eylül 1980 sonrasında futbolu bıraktı. Milli Türk Talebe
Birliğindeki görev yıllarından sonra, 1976 yılında Millî Selâmet Partisi
Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığına ve aynı yıl MSP İstanbul İl
Başkanlığına seçildi. 1977 yılında bir konferans münasebetiyle tanıştığı
Emine Hanım’la 4 Temmuz 1978’de evlendi. Evliliklerinden Ahmet Burak ve
Necmeddin Bilal adında iki oğlu, Esra ve Sümeyye adında da iki kız
çocuğu oldu.
12 Eylül 1980’de İ.E.T.T’den ayrılınca özel sektörde çalışmaya başladı
ve bir müddet özel sektörde çalıştıktan sonra, 1982 yılında askere
gitti. Yedek subay eğitimini Tuzla’da yapan Erdoğan, Karargâh subayı
olarak askerliğini tamamladı. Askerden döndükten sonra yine aynı
şirkette yaklaşık birbuçuk sene çalıştı. Bir sonraki çalışma hayatına
başka bir şirkette genel müdür olarak devam etti.
12
Eylül 1980 ihtilalinden sonra 1983 yılında kurulan Refah Partisi ile
siyasi hayatı tekrar başlamış oldu. 1984 yılında Beyoğlu İlçe Başkanı,
1985 yılında da İl Başkanı ve M.K.Y.K üyesi seçildi. 1986 ara
seçimlerinde milletvekili adayı oldu. Ardından 1989 yılında da Beyoğlu
ilçesinden belediye başkan adayı oldu ve 1989 seçimlerinden Refah
Partisi 2. parti olarak çıktı. 1991 yılında tekrar milletvekili adayı
oldu ve parti barajı geçince milletvekili oldu. Tercihli oy sistemi
nedeniyle yüksek seçim kurulu milletvekilliğini iptal etti. 27 Mart 1994
seçimlerine kadar İstanbul İl Başkanlığı görevini sürdüren Erdoğan,
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu ve 27 Mart 1994
seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Başkanı seçildi.
12 Aralık 1997 yılında davet üzerine gittiği Siirt’te, miting sırasında
okuduğu bir şiir nedeniyle Diyarbakır DGM’de yargılanmaya başlandı.
Yargılama sonucu Türk Ceza Kanunu’nun 312/2 maddesinden “Halkı din ve
ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek” suçunu
işlediği gerekçesiyle dört ay hapis cezasına çarptırıldı bu cezasını 24
Temmuz 1999 günü tamamladı. Fazilet
Partisi'nin, Anayasa Mahkemesi tarafından temelli kapatılmasının
ardından, bağımsız kalan milletvekilleri, yeni parti kurma çalışmalarını
"gelenekçiler" ve "yenilikçiler" olarak adlandırılan iki kanattan
sürdürdü. "Gelenekçi" olarak adlandırılan kanat, Recai Kutan'ın genel
başkanlığında 20 Temmuz 2001'de Saadet Partisi'ni kurarken, "yenilikçi"
kanat da, Tayyip Erdoğan liderliğinde 14 Ağustos 2001'de, Adalet ve
Kalkınma Partisi'ni kurdu ve Tayyip Erdoğan, parti genel başkanlığına
seçildi. Kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), 3 Kasım 2002
seçimlerinde oyların büyük bir çoğunlunu alarak tek başına iktidar oldu.
3 Kasım seçimlerinde adaylığı kabul edilmeyen Erdoğan yenilenen Siirt
seçimlerinde milletvekili olarak Meclis'e girdi ve Abdullah Gül'ün
Başbakanlığı'ndaki 58. hükümetin istifasını sunması üzerine 59. Hükümeti
kurarak Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı oldu. |