Müftü Mahallesi'nde
yer alır. Kuzeyinde geniş bir bahçesi vardır. 20.
yy'ın başlarında yapılmıştır. İç sofalı, planlı, üç
katlı bir evdir. İkinci katta, kuzeydoğudaki oda
Atatürk'ün kaldığı odadır.
Atatürk, 1924 yılı Eylül ayında
"Atatürk'ün Sonbahar Gezisi" olarak bilinen birkaç ay
süreli bir geziye çıkmış, bu gezi sırasında Karadeniz
illerini ziyaret etmiştir. İşte bu gezi günlerinde
Atatürk, beraberinde eşe Latife Hanım, birkaç
milletvekili olduğu halde 17 Eylül 1924 gürü
Trabzon'dan Hamidiye Vapuru ile Rize'ye gelmiş, Rize
de coşkun gösterilerle karşılanmıştır. O geceyi
Rize'de Mataracı Mehmet Bey'in evinde geçiren Atatürk,
ertesi günü şehirde bazı ziyaretlerde bulunmuş,
incelemeler yapmış, saat 16.30'da ayni vapurla
Giresun'a hareket etmiştir.
Çatısı ile birlikte 3 katlı olan ev
1902 yılında Mataracı ailesi tarafından
yaptırılmıştır. Rize'de
Atatürk'ün bir gece konuk olduğu ev, daha sonra sahibi
Mehmet Mataracı'dan yeğeni Osman Mataracı'ya
geçmiştir. Atatürk'ün 100. Ölüm yıldönümü dolayısı ile
Atatürk Müzesi yapılmak üzere, Osman Mataracı evini
Rize Özel İdaresine bağışlamıştır.
Mataracı Mehmet Efendi Evi
restore edilmiş ve müze olarak 27.12.1985 tarihinde
ziyarete açılmıştır.
Evin bir bölümü de Kültür Merkezidir.
Zemin katta,
Rize İl merkezinden toplanan kitabeler ve mezar
taşları, birinci katta ise bazı ahşap oymalı mimari
parçalar, dokuma araç gereçleri, etnografik eserler
sergilenmektedir. İkinci katta ise Atatürk zamanından
kalan eşyalar, Atatürk'e ait giysiler, Kurtuluş Savaşı
ve Atatürk'e ait fotoğraflar bulunmaktadır.
Rize Müzesi Müdürlüğü 1984 yılında Atatürk
evi olarak hizmet vermeye başlamıştır. Kültür
Bakanlığı tarafından şehir merkezinde restorasyonu
tamamlanan iki adet eski eser yapıdan sarı ev
olarak adlandırılanın
teşhir ve tanzimi tamamlanarak 27.06.1998 tarihinden
itibaren müze olarak parçalanmış olup, zemin kat
kafeterya bölümü ve ikinci kat ise yöresel yemeklerin
sunulduğu lokanta olarak hizmet vermektedir. Rize
müzesinde 52 arkeolojik, 1014 etnografik, 594 sikke,
17 Mühür ve mühür baskısı ve 3 arşiv vesikası, 17 el
yazması olmak üzere toplam 1695 envanterli eser
bulunmaktadır.
KALELER
Rize Kalesi
Şehir merkezinin
güneybatısında yer alır. İç Kale ve Aşağı Kale'den
meydana gelmektedir. Yoğun yerleşme sebebiyle
Aşağı Kale tamamen yok olmuş, batı tarafından bazı
sur parçaları ve kuleleri günümüze gelebilmiştir.
Kız
Kalesi
Pazar İlçe merkezinin
batısında küçük bir yarımada üzerinde kurulmuştur.
Kayaklık bir zemin üzerinde bulunan kalenin kara
ile bağlantısı kesilmiştir. Yaklaşık 7x7 m
boyutlarındaki kalenin duvarlarında muntazam taş
işçiliği görülür. Giriş kapısı batıdandır. Güney
surlar yıkılmıştır. Sağlam kalan duvarlarda mazgal
pencereleri ve yuvarlak kemerli üst kat
pencereleri yer almaktadır. Kız Kalesi'nin kesin
olarak kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir.
13.-14. yüzyıllarda Trabzon Devleti zamanında
yapıldığı sanılmaktadır. Kale, Osmanlı döneminde
onarılarak kullanılmıştır.
Cihar Kale Sahilden 7 km içeride,
Yücehisar Köyü sınırları içinde Hemşin Deresi'nin
doğusunda yer alır. Ana plan yuvarlaktır. Surların
taş işçiliği muntazam değildir. Kapısı
kuzeydoğudadır ve iki kule ile desteklenmiştir.
Ortada yarım daire planlı bir kule bulunmaktadır.
Bozuk
Kale İl merkezinin 10 km
doğusunda Gündoğdu'da, aynı adla anılan derenin
kenarında yer alır. Denizden 30 m yükseklikte
kurulmuş küçük bir gözetleme kulesidir. Karadeniz
sahillerinde sık görülen küçük orta çağ
kalelerinden biridir.
Zil Kale Bölgenin en dikkate değer
eserlerinden birisidir. İlçe merkezinin 15 km
güneyinde, Fırtına Deresi'nin batı yamaçları
üzerinde kurulmuştur. Kalenin üzerinde inşa
edildiği sarp kaya kütlesi denizden 750 m dere
yatağından yaklaşık 100 m yüksekliktedir. Kale;
dış surlar, orta surlar ve iç kaleden meydana
gelmektedir. Kale doğal bir kaya kütlesi üzerinde
kurulmuştur. Dış kalenin kapısında kuzeybatı
yönündeki patika bir yolla ulaşılır. Kuzeydeki
kapının söğe taşları sökülmüştür. Bir teras
yardımıyla orta surlar seviyesine çıkılır. Buradan
ikinci kapı yardımıyla kale içerisine girilir.
Orta kale içerisinde üç önemli yapı bulunmaktadır.
Bunlar muhafız binası, şapel ve baş kuledir.
Kulenin dört katlı olduğu, duvarlardaki hatıl
izleri ve kiriş deliklerinden anlaşılmaktadır.
İçerisinde ince bir bölüntü duvarı ve dolgu toprak
vardır. Duvarlar üzerinde doğu yönünde kemerli
pencereler, diğer taraflarda mazgal delikleri
bulunmaktadır. Kulenin üstünün dendanlı bir teras
şeklinde olduğu belirlenmiştir. Duvarlar
içerisinde dikey uzanan boru yuvaları belki de
kapanmış sarnıçları su akıtıyordu.
Kale-i Bala (Yukarı Kale)
Çamlıhemşin İlçesi'ne 40
km uzaklıkta, Hisarcık Köyü sınırları içerisinde
Fırtına Deresi'nin kaynaklarına hakim bir noktada
kurulmuştur. Kaynaklarda geçen bir diğer adı da
Varoş Kale'dir. Kalenin ana planı dikdörtgen
olarak tanımlanabilir. Doğusu, güneyi ve kısman
kuzeyi sarp kayalıktır. Batı tarafı eğimli bir
arazi üzerindedir. Giriş kapısı kuzeybatıdadır.
Kalenin kurulduğu yer ve duvar işçiliği bakımından
Zil Kale ili ilişkisi açıktır. Zil Kale ile aynı
tarihlerde yapılmış olmalıdır.
Şehitler Çeşmesi
İslampaşa Mahallesi'nde
eski Güneysu yolu üzerinde 1917 yılında
yapılmıştır. Dairevi kemerli bir cepheye sahiptir.
Tek lülelidir ve lülesi üzerinde taslığı vardır.
Çeşme, 1916 yılında şehrin savunması sırasında
şehit olan askerlerimizin gömüldüğü bir yerde
yapılmıştır. İşgal sırasında Ruslar bu şehitlikten
yol geçirmek için kazı yapınca şehitler buradan
nakledilmiştir. Bu nakil sırasında şehit
askerlerin çürümüş elbiselerinden çıkan paralarla
halk bu çeşmeyi yaptırmıştır. Çeşmenin üzerinde
Latin harfli kitabe metni ünlü şair Bayburtlu
Hicrani tarafından yazılmıştır.
EVLER
Eski Rize Evleri Şehir merkezinde çok
az sayıda eski ev koruma altına alınmıştır.
Bunların da iki, üç tanesi korunup
yaşatılmaktadır. Rize evlerinin yapımında
geleneksel yapı malzemeleri ve teknikleri
kullanılmıştır. Bu evler yığma taş ve dolma
göz tekniğinde yapılmış duvarlar, dört yana
eğimli, kiremitle kaplı çatılara sahiptirler.
Şehir evleri genellikle iki veya üç katlıdır.
Zemin katta, ahır, kiler gibi servis hacimleri
kullanılır. 1.katta mabeyn, sofa ve odalar
bulunmaktadır. Mabeynde (esas yaşanılan
alan)Bulunan ocakta yemek pişirilir. Odalar
geleneksel olarak tasarlanmışlardır ve
bazıları ahşap süslemelidirler.
Tuzcuoğulları Evi Rize'nin en eski
evlerinden birisidir. 18. yy olarak
tarihlenebilir. Üç katlı olarak yapılmış
mabeynli bir evdir. İçerisinde de çok sayıda
oda, hela ve banyo bulunmaktadır. Evin dışında
ayrıca bir mutfak ve konak hamamı yer
almaktadır.
Çağlayan Mustafa Hacaloğlu Evi (Fındıklı)
Köyün
girişinde,mahallenin batısında mahallenin
batısında yer alır. Beş katlı geleneksel ev ve
serenderin oluşturduğu yapı Bölgenin en eski
ve tipinin en iyi örneklerinden birisidir.
Hurşit Bey
Evi (Fındıklı)
1849 yılında Mehmet
Usta tarafından yapılmıştır. İki katlı,
hayatlı tipte bir evdir. Zemin kat ahır,
birinci kat esas yaşama alanıdır. Zemin kat
yonu taş, birinci kat dolma göz duvarlara
sahiptir. Evin esas planı mabeyne (hayat)
bağlı bir iç hayat ve etrafındaki odalardan
oluşmaktadır. Odaların kapı kanatları,
yüklükleri, tavanlar ahşap süsleme bakımından
zengindir. Taş ocakların alınlıkları
yaşmakları üzerinde bitkisel süslemeler ve
kitabeler yer alır. Evin süslemeli odası
batıdaki baş odadır. Burada yan duvarlar
üzerinde bazı büyük yapıları cami, saray,
gemi, tren, top arabası gibi tasvirler yer
almaktadır. Evin giriş katındaki yarım daire
merdiven ve eve su girişini sağlayan taş
yalaklar ilginç özellikler taşırlar.
KÖPRÜLER
Şenyuva
Köprüsü (Çamlıhemşin)
Eski adıyla Çinçiva Köprüsü
bölgenin taş köprülerinden birisidir. Tek bir kemerle
Fırtına Deresi geçilmiştir. Ayrıca korkuluk duvarı tamir
edilerek üzerine demir bir kısım ilave edilmiştir. Köyün
yaşlıları 1699 tarihli bir kitabesinin 1946 yılındaki
bir selde kaybolduğunu kaydederler. Eğer bu doğru ise,
yapı bölgenin en eski köprülerinden birisidir.
Köprüköy Köprüsü (Çamlıhemşin)
Fırtına Deresi üzerinde kurulu
taş köprülerinden birisidir. Köprünün batı ayağına küçük
bar tabliye kemeri ilave edilmiştir. Tabliyesi iki
yandan dik olan köprünün korkuluk duvarları kısmen
yıkılmıştır. Köprünün 19. yüzyıl sonlarında Türk ustalar
tarafından yapıldığı bilinmektedir.
Çağlayan Köprüsü
(Fındıklı)
Köyün merkezinden geçen Abu
Deresi üzerinde kurulmuştur. Bölgedeki yaygın taş
köprülerden birisidir. Tek bir kemer gözünden oluşur.
Son yıllarda kullanılmayan köprünün korkulukları
yıkılmıştır. Yapıldığı tarih bilinmemektedir.
Güneyce Köprüsü (İkizdere)
Güneyce'nin merkezinden
geçmekte olan İyidere Suyu üzerinde yapılmış tek gözlü
taş köprüdür. 1901 yılında inşa edilmiştir
CAMİLER
İskender
Cafer Paşa Camii İslampaşa Mahallesi'nde geniş
bir hazire içinde İslampaşa ve Kurşunlu Camii olarak da
anılmaktadır. H. 978/M. 1570 yılında İskender Cafer Paşa
tarafından yaptırılmıştır. Cami ahşap bir son cemaat
yeri, taş duvarlı ve kubbe ile örtülü bir harim
kısmından meydana gelmektedir. Caminin duvarları moloz
taşlarla örülmüştür. Harimin kuzeybatı köşesinden
minareye çıkılmaktadır. Kare planlı harime kuzey
cephedeki kapı ile girilir. Her cephedeki iki pencere
aydınlanmayı sağlar. Bu pencereler düz letonludur.
Ayrıca sekizgen kubbe kasnağı üzerinde yuvarlak kemerli
pencereleri vardır. Tromplara oturan kubbe içinde demir
parmaklıklı bir kandilliğe sahiptir. Kubbe dıştan ise
kurşun kaplıdır. Taş mihrap sade bir görünüme sahiptir.
Camiye göre oldukça büyük olan ahşap minber yenidir.
Eskiden ahşap olan mahfil son yıllarda betonarme olarak
yenilenmiştir. Süslemeler de yenidir.
Büyük Gülbahar Sultan Camii Bütünüyle dikdörtgen planlı olan cami son
cemaat yeri ve harim kısmından meydana gelen kırma
çatılı bir yapıdır. İnşa tarihi kesin olarak
bilinmemektedir. Son cemaat yeri bir subasman üzerine
oturur. İki katlı taş ve ahşap olarak inşa edilmiştir.
Doğu tarafında imam odası, batısında bir odunluk ile üst
kata çıkan merdiven bulunmaktadır. Üst kat bağdadi
olarak inşa edilmiş, kurs yeri olarak kullanılmaktadır.
Son cemaat yerinden çıkılan minare batıdadır. Harim
kısmının duvarları düzgün yonu olarak mahalli siyah
taştan yapılmıştır. Son cemaat yeriyle birlikte dört
omuz bir çatıya sahiptir. Üzeri kiremit kaplıdır. Kare
planlı harim kısmına son cemaat yerinden ve batıdaki
kapıdan girilir. Girişin üzerinde iki sütunla taşınan
ahşap bir mahfil bulunmaktadır. Tavan ahşap olup ortada
bağdadi bir kubbeye sahiptir. Harim kısmını doğudan üç,
diğer cephelerde iki olmak üzere, çift sıra yuvarlak
kemerli pencereler aydınlatır. Mihrap yivli sütünlarla
sınırlandırılmış ve yatay dilimli bir nişe sahiptir.
Ahşap minber sadedir. Gülbahar Camii birkaç defa yıkılıp
yapılmıştır.
Küçük Gülbahar Hatun
Camii Küçük Gülbahar Hatun
Mahallesi'ndedir. Büyük Gülbahar Camii'nin doğusunda yer
alır. Eski cami harap olunca 1956 yılında biraz kuzeye
kaydırılarak yeniden yaptırılmıştır. İlk yapı 16. yy'da,
Yavuz Sultan Selim'in eşi, Gülbahar Sultan'a
atfedilmiştir
Orta Camii
Şehir merkezinde Yeniköy
Mahallesi'ndedir. İlk cami 1737 senesinde yapılmıştır.
Bugünkü cami ise 1941 yılında yeniden inşa edilmiştir.
Dikdörtgen planlı cami kalın taş duvarlı ve kırma
çatılıdır. Kuzey, doğu ve batı tarafından kapıları
vardır. Son cemaat mahalli olmayan caminin giriş kısmı
üzerinde mahfil bulunmaktadır.
Kale Camii
Kale Mahallesi'nde ve
Rize İç Kalesi'nin güneyinde bulunur. 1658 yılında
yapılan cami son zamanlarda yenilenmiştir. Arazinin
eğiminden dolayı bir zemin kata sahiptir. Zemin kat taş,
üst kat betonarme olarak yapılmıştır. Örtü kırma çatılı
olup, kiremit kaplıdır. Caminin doğusunda imam odası ve
bir servis hacmi bulunmaktadır. Harime küçük bir son
cemaat kısmından gidilir. Düz ahşap tavanlı harim,
yuvarlak kemerli geniş pencerelerle aydınlatılmıştır.
Müftü
Mahallesi Camii
1785 tarihli eski caminin
yerine biraz kuzeye kaydırılarak 1965 yılında yeniden
yapılmıştır. Camiye sonradan ilave edilen son cemaat
mahallinden girilmektedir. Ayrıca doğuya açılan bir
kapısı vardır. Muntazam kesme taştan yapılmış caminin
harimini yüksek kasnaklı, kurşun kaplı bir kubbe örter,
kuzeybatı köşede taş minare yer alır. Caminin mihrabı
taş, minberi ahşaptır. H.1200/M.1785 tarihinde yapılmış
cami kırma çatılı idi. Cephelerden iki sıra pencere ile
aydınlanıyordu. Bu cami H.1282/M.1865'te etraflıca
onarılmıştır
Reşadiye Camii
Reşadiye Mahallesi'nde yıkılıp
yenilenen camilerden birisidir. Eski caminin yapılışı
1671 olarak kabul edilmektedir. Bugünkü cami 1962
yılında yaptırılmıştır.
Camiönü Cami
Camiönü Mahallesi'nde yer alır.
Halk arasında Fener Camii olarak da bilinir. Kitabesine
göre eski cami 1698 yılında yapılmıştır. Eser 1949
yılında yenilenmiştir.
Değirmendere Camii
Değirmendere Mahallesi'ndedir.
Bu cami de yenilenerek günümüze gelmiş tarihi eserlerden
birisidir. İlk cami H.1200/M.1786 yılında
yaptırılmıştır. Bu cami H.1327/M.1911 yılında
onarılmıştır. Minaresi sonradan yapılmıştır.
Taşçıoğlu Camii
Yenimahalle'de yer alır.
Yıkılıp yenilenen camilerden birisidir.
H.1126-1131/M.1714-1718 tarihleri arasında Cezayirli
Kaptan Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bu caminin
mimari özellikleri hakkında bilgimiz yoktur. Büyük bir
ihtimalle kırma çatılı bir yapıydı. Bu caminin
H.1250/M.1834 yılında onarıldığını biliyoruz. 20. yy'ın
başlarında camiye Taşçıoğlu adlı bir hayırsever
tarafından bir kısım ilave edilerek, onartılmış, bundan
sonra cami Taşçıoğlu Camii olarak anılmıştır. Caminin
1940 yılında yeniden onarıldığı bilinmektedir. Bugünkü
caminin inşaatına 1979 yılında başlanmış ve uzun yıllar
sürmüştür.
Şeyh Camii
Şehir merkezinde, eski Vilayet
Konağı'nın güneyinde eski Piri Çelebi Mahallesi'nde yer
alır. İlk cami 1711 yılında yapılmıştır. Bu yapı bazı
onarımlarla 1953 yılına kadar gelmiştir. Bugünkü caminin
inşası 1953-1965 yılları arasında tamamlanmıştır. Şeyh
Camii, Merkez Camii'nden sonra Rize'nin en büyük ve özen
gösterilerek yapılmış camisidir. Beş bölümlü bir son
cemaat mahalli ve kare bir harimden meydana gelen çifte
minareli bir eserdir.
Merkez Uzunkaya Köyü
Camii
Köyün merkezinde eski bir
mezarlığın kenarında yer alır. İlk olarak 19. yy'da
yapıldığı tahmin edilen cami son yıllarda yıkılarak
yenilenmiştir.
Bugünkü cami kesme taş duvarlı,
dikdörtgen planlı bir yapıdır. Camiye doğudan
girilmektedir. Harimde, kuzey cephede bir mahfil
bulunmaktadır. Mahfilin köşk kısmında ve kapılarında
eski camiden kalan ahşap süslemeli parçalar
kullanılmıştır. Taş minaresi kuzeybatıdadır. Caminin
doğusunda imam evi ve Kur'an Kursu yapılmıştır.
Ekşioğlu Camii (Ardeşen)
Bu cami ilçe merkezinde
Çiftekavak Mahallesi'nde yer alır. Onarılıp yeni
ilaveler yapılarak günümüze gelmiştir. İlk cami Ekşioğlu
Hacı Mustafa Efendi tarafından inşa edilmiştir. Bu yapı
H.128/M. 1869 yılında yenilenmiştir. Yenilenen caminin
kuzeyine, yakın yıllarda bir kısım ilave edilmiş,
kuzeybatısına da minare yapılmıştır.
Seslikaya Köyü Camii (Ardeşen)
Köyün merkezinde yer alır. 1801
yılında yapılmış, bölgenin ahşap süslemeli camilerinin
güzel bir örneğidir. Yapı malzemesi muntazam yontulmuş
taş ve ahşaptandır. Dikdörtgen planlı olan caminin yakın
yıllarda önüne yeni bir kısım ilave edilmiştir.
Kuzeydoğudaki minare de bu sırada yapılmıştır. Harime
kuzey cephedeki kapıdan girilir. Girişin üzerinde mahfil
bulunur. Harimin aydınlatılması, her cephede altta
büyük, üstte küçük düz lentolu ikişer pencere ile
sağlanmıştır. Caminin taş mihrabı sadedir. Esas önemli
olan ahşap süslemeli minber, mahfil ve tavandır.
Minberin yan yüzleri ve korkulukları barok karakterli
kıvrım dallar, S kıvrımları ile doldurulmuştur.
Aynalıkta kıvrım dallar arasında stilize laleler
bulunur.
Tunca Köyü Camii (Ardeşen)
Meyilli bir arazide
kurulmuştur. 1902-1909 yılları arasında yaptırılmıştır.
Kesme taştan inşa edilmiş, kırma çatılı bir camidir.
Zemine bir medrese katı yerleştirilmiştir. Son cemaat
mahalli olmayan camiye kuzey cephesinin ortasından ve
kuzey batıdan girilir. Harim düz letonlu iki sıra
pencere ile aydınlatılmıştır. Caminin taş mihrabı sade
bordürlerle çevrilmiştir. Minber ahşaptır ve yüzeyi
bütünüyle barok karakterli bölgesel motiflerle
süslenmiştir.
Yukarı Durak Camii (Ardeşen)
Büyük Mahalle'de H.1156/M.1743
yılında inşa edilmiştir. Kalın taş duvarlara sahiptir.
Kapı kanatları ve minberi orijinaldir ve ahşap
süslemelidir. Cami günümüze gelinceye kadar birçok
onarım geçirmiştir.
Işıklı Camii (Ardeşen)
Son zamanlarda kuzey cephesinde
bir son cemaat mahalli eklenmiştir. Esas cami muntazam
taş duvarlı, kırma çatılı bir yapıdır. 1887 yılında
yaptırılmıştır. Süsleme bakımından ahşap minber, tavan
ve mahfil önemlidir. Minber süslemesi, Tunca Camii
minberine benzer. Büyük bir dair içerisinde çıkan C
kıvrımları ile barok karakterli diğer motifler bütün
yüzeyi kaplamıştır.
Şenköy Camii (Çamlıhemşin)
Son derece meyilli bir arazide
yapılmıştır. İki katlı bir camidir. Zemin kat taş
duvarlı, esas kat bütünüyle ahşaptır. Geniş saçaklı olan
caminin dört omuzlu kiremit kaplı bir çatısı vardır.
Bölgenin geleneksel ahşap camilerinden birisidir. Ahşap
süsleme mahfil korkuluğunda ve minberde görülür. Nakış
ve kalem işi süslemeler sadedir. Cami 1900 yılında köy
halkı tarafından yapılmıştır.
Aşağı Çamlıca Köyü
Camii (Çamlıhemşin)
Taş duvarlı iki katlı, kırma
çatılı bir yapıdır. Zemin kat medrese olarak
yapılmıştır. Medrese katına kuzeydoğu köşesindeki kapı
ile girilir. Bu kısım epeyce elden geçmiştir. Sadece
batı duvarlarında bir ocak kalmıştır. Hariminahşap
döşemesi son yıllarda betonarme olarak değiştirilmiştir.
Caminin minberi çok iyi bir ahşap işçiliği gösterir.
Sahte kemerli iniş kompozisyonları üzerinde bir daireden
çıkan S ve C kıvrımlı yan yüzleri kaplar. Dilimli
kemerlerle taçlandırılan nişler ve üçgen aynalık,
sadeleştirilmiş bir barok üslubu yansıtır.
Cafer Paşa Camii
(Çayeli)
Denize hakim bir teras
üzerinde, eski bir mezarlığın yanında yer alır. 1467
yılında yaptırılan camii onarımlarla günümüze gelmiştir.
Bugünkü caminin kuzey tarafına yeni bir kısım ilave
edilmiştir. Burası imam evi ve Kur'an Kursu olarak
kullanılmaktadır. Esas cami kareye yakın, dikdörtgen
planlı bir harimden meydana gelmektedir. Moloz taş
duvarlı olup, kiremit kaplı kırma çatıya sahiptir.
Harimin girişinde iki ayağa oturan bir mahfil bulunur.
Harim yanlarında üçer, kıble tarafında ikişer pencereye
sahiptir.
Ormancık Camii (Çayeli)
Mahmutlu ve Geyik Mahalleleri
arasında yer alır. Bölgenin geleneksel ahşap yığma
duvarlı, kırma çatılı camilerinden birisidir. 1826
yılında yaptırılmıştır. Caminin bir zemin katı
bulunmaktadır. Burası eskiden medrese-mektep olarak
kullanılıyordu. Esas cami bir giriş bölümü ve harim
kısmından meydana gelmektedir. Giriş bölümündeki
sedirlerde oturulmaktadır. Bu bölümün üzerindeki mahfil
ve saçağı dört ahşap sütun taşımaktadır. Bu mahfile iç
mahfilden bir kapı ile girilir. Caminin ahşap oyma
olarak oya gibi süslendiği görülür. Ahşap süslemeler
kapı, minber, mihrap ve mahfil üzerinde yoğunlaşmıştır.
Kemerli kapının kanadı ve geniş çevresi üzerinde;
kıvrımdal kompozisyonu tek bir ağaçtan oyulmuş mihrap
nişinin kenarındaki bordür üzerinde de yer alır. Nişin
kavsarası ve köşelikleri geometrik olarak çizgi
bezemelidir. Mihrabın dış çerçevesi üzerinde geç devirde
yapılmış boyalı bir bordür yer alır.
Fındıklı Merkez Camii
(Fındıklı)
Bir son cemaat yeri ve
dikdörtgen planlı harim kısmından meydana gelen kırma
çatılı bir camidir. Birkaç yapı evresi geçirmiştir. İlk
caminin 18. yy'da yapıldığı tahmin edilmektedir. Alt kat
revaklı bir girişten sonra iki odadan oluşmaktadır. Üst
kat Kur'an Kursu olarak kullanılmaktadır. Bu kısım
Rize'nin benzer camileri gibi 20. yy başlarında yapılan
bir onarımla bugünkü durumuna kavuşmuştur.
Meyveli Köyü Camii
(Fındıklı)
Orta Mahalle'de yer almaktadır.
İki katlı, bölgenin tipik ahşap yığma camilerindendir.
1871 yılından Mustafa Bin Alişan tarafından
yaptırılmıştır. Zemin kat medrese bölümüdür. Medresenin
iç kısımları yıkılmıştır. Sadece ocaklar günümüze
gelmiştir. Caminin cephesine yeni bir kısım ilave
edilmiş, son cemaat mahalli kısmen bozulmuştur. Son
cemaat mahallinin üzerinde, iç mahfile bağlantılı
fevkani bir mahfil bulunur. İç mahfili U şeklinde kıble
duvarına kadar uzanır. Süsleme bakımından minber
aynalığı, mahfil köşkü ve korkulukları zengindir. Minber
üzerinde geometrik, korkuluklar üzerinde ise halat örgü
ve yatay palmet dizilerinden meydana gelen süsleme
unsurları görülür. Ayrıca sütun başlıkları üzerinde
Mührü Süleyman motifine de yer verilmiştir.
Kıbledağ Camii (Güneysu)
Köyün merkezinden Ilıca
Mahallesi'ne taşınmış, 1862 yılında yapılmıştır.
Bölgenin geleneksel ahşap camilerinden birisidir.
Taşınma sırasında beton bir zemin kat üzerine
oturtulmuş, kuzeyine yeni bir kısım ilave edilmiştir.
Bununla birlikte caminin orijinal unsurları korunmuştur.
Bilen
Köy Camii (Hemşin)
Köyün merkezinde iki katlı
olarak yapılmıştır. Alt kat, kısmen ahşap duvarlı olarak
inşa edilmiş medrese bölümüdür. Bu katta iki bölümlü bir
dershane ve bir hoca odası bulunmaktadır. Dershanede taş
ocaklar, eski sıra ve kürsü parçaları mevcuttur.
Güneybatıda ocağı bulunan oda hocaya aittir. Caminin
kuzeybatısında hayat kısmı bulunur. Harim kısmına ahşap
oymalı bir kapı ile girilir. Giriş bölümünün üzerinde
yer alan mahfili U planlı olup yanlarda kıble
duvarlarına kadar uzanır. Doğu taraftaki ahşap ayakların
farklılığı, mahfil uzantısının geniş olması bu kısmın
sonradan ilave edildiğini göstermektedir. Gerçekten de
yaşlı köylüler caminin genişletildiğini
söylemektedirler.
Çamlık Köyü Merkez
Camii (İkizdere)
Eğimli bir arazide oluşturulan
bir teras üzerine kurulmuştur. Batısında bir medrese,
imam evi bulunmaktadır. 19. yüzyılın sonlarında yapılmış
ahşap camilerden birisidir. Esas cami kısmında batı
cephesinin ortasından girilir. Kuzey kısmında mahfil
bulunur. Harim sadece güney cephesindeki iki sıra
pencere ile aydınlatılmıştır.
Şimşirli Köyü Camii (İkizdere)
Arazinin eğiminden dolayı
yüksek taş duvarlı bir subasman üzerine kurulmuştur.
1853-1857 yılları arasında Ahmet Usta tarafından
yapılmış ahşap yığma bir camidir. Cami kareye yakın bir
dikdörtgen alanı kaplar plan kuzey cephedeki giriş ve
harimden meydana gelmektedir. Giriş kısmının üzerinde iç
mahfile bağlanan fevkani bir mahfil bulunmaktadır.
Kuzeyinde bir medresesi vardır. Bu medrese ile cami
arasında 1988 yılında yapılan minare yer almaktadır.
Güneyce Hacı Şeyh Camii
(İkizdere)
Kurtuluş Mahallesi'nde meyilli
bir arazide kurulmuştur. H.1304/M.1887 tarihinde
İstanbul Kütüphane Müdürü Hacı Osman Niyazi Sipahioğlu
tarafından yaptırılmıştır. Ustaları ise Pazarlı Ali ve
Hasan'dır. Zemin katında taş duvarlı bir medrese katına
sahiptir. Esas cami ahşap olarak inşa edilmiştir.
Kuzeydeki giriş kapısının sağında birkaç mezardan oluşan
bir hazire vardır. Harimin batı duvarı eğimden dolayı
taş yapılmıştır. Ana plan, giriş bölümü ve harim
kısmından meydana gelmektedir. Giriş tadil edilmiştir.
Kalıntılardan anlaşıldığına göre kuzey cephede diğer
camilerdeki gibi içeriye bağlı bir fevkani mafil vardı.
Bugün giriş bölümünün sağında ocaklı orijinal bir oda
bulunur. Bu oda sol tarafa yerleştirilmiştir.
Zivane Köprüsü Camii
Cami Of'un Keler Köyü'nden
sökülerek bugünkü yerine çay alım merkezinin üzerine
kurulmuştu. 1834 yılında yapılmıştır. H.Hoca Köyü'nün
Zivane Köprüsü mevkiindedir. Bölgenin ahşap camilerinin
en iyi örneklerinden birisidir. Yapı ahşap süsleme
bakımından çok zengindir. Kapı, mihrap, minber, mahfil
ve tavan çok çeşitli motif ve kompozisyonlarla
süslenmiştir. Kapı kanatları ve yan pervazlarında
stilize hayat ağaçları yer almaktadır. En dışta hasır
örgülü panolar bulunmaktadır. Ahşap mihrap nişini,
kıvrımdallı stilize bir ağaç çevreler. Minberin yan
aynalıkları, Şimşirli Camii gibi dikey panolara bölünmüş
olup, her pano içerisinde, dalları lalelerle sonuçlanan
ağaç motifleri yerleştirilmiştir.
Yücehisar Camii (Pazar)
Köyün merkezinde yer alır. Bir
medrese ile birlikte 1799 yılında Ayşe Hanım tarafından
kargir olarak inşa ettirilmiştir. Camiye kuzey taraftaki
medreseden iki kapı ile gidilir. Harim doğu batı yönünde
uzanır. Giriş bölümü üzerinde mahfil kısmı bulunur.
Caminin kuzeybatıdaki ana giriş kapısının kanatları
üzerinde geometrik sekizgen geçmelerden oluşan bir
süsleme vardır. Minber aynalığı üzerinde birçok
karakterli, merkezde büyük bir daireye bağlanan S ve C
kıvrımlarına yer verilmiştir. Mahfil korkuluklarının iç
yönünde geometrik ve bitkisel süslemeli bir bordür
dolaşmaktadır. Caminin ahşap süslemeleri Hemşin Bilenköy
Camii ile yakın benzerlik göstermektedir.
Seslikaya Süleyman Dede
Türbesi
Ardeşen Seslikaya Köyündedir
Yenilenen türbe kare planlı ve betonarme bir kubbeye
sahiptir. Bu türbe H.1262/M.1845 yılında yapılmıştır.
Türbenin doğu yakınında taş duvarlı, dikdörtgen planlı,
beşik çatı bir türbe daha bulunmaktadır. Bu türbenin
üzerindeki H.1308/M.1890 tarihi okunmaktadır. Bu türbede
Süleyman Dede'nin oğlu yatmaktadır.
İmha
ve Tahrip Olan Eserlerimiz
Yalı Camii
Bütün eski Rize resimlerinden görülen kırma çatılı, tek
minareli, şehir merkezinde sahile yakın şadırvanlı bir
camiydi. Vakıflar tarafından satılmış ve yıkılmıştır.
Şeyh Ali Semerkandi
Hazretleri Türbesi
Şehir meydanında Şeyh Camii önünde bulunan gayet büyük
ve sağlam bir türbeydi. Rize’ye gelenlerin ziyaret
ettiği bu türbe Cumhuriyetin ilk yıllarında,
çevresindeki kitabeli tarihî mezarlarla birlikte yıkılıp
düzlenmiştir.
Kadiri Tekkesi
Şehir meydanında Eski Hükümet Konağı ile eski Adliye
binası arasında bulunuyordu. İlk Rize valisi Hurşid
Akkaya tarafından yıktırılıp ortadan kaldırıldı.
Orta Camideki Türbe ve
Kabristan
Rize’nin Çarşı mahallesindeki Orta cami önünde bulunan
bu türbe ve tarihi mezarlık da, meydan açma bahanesiyle
yıkılıp yok edilmiştir. Bugünkü İl Halk Kütüphanesi
önünde bulunan kitabeli tarihî mezarlar da
kaldırılmıştır. Bu mezarların az bir kısmı, vereseleri
tarafından Veliköy’e nakledilmiş ve kurtarılmıştır.
Karadere Medresesi
Kalkandere ilçe merkezinde 1869 yılında Gümüşhanevi
hazretlerinin halifelerinden Rize Kalkandereli Müderris
Hüseyin efendi tarafından inşa edilmiş iki katlı 36
odalı büyük bir eserdi. 1932 yılında nahiye müdürü
tarafından, arsasına okul yapılacak bahanesiyle
yıktırılmıştır. Medrese yanında bulunan Müderris Hüseyin
efendinin kabri ile Osmanlı devrinde nahiye müdürlüğü
yapmış bir zat ve iki askerin kabirlerinin de yıkılıp
düzleneceği söylenince Cafer Güven’in (Ö.1985)
önderliğinde Hüseyin efendinin kabri ölümünden 44 sene
sonra Hüseyinhoca köyüne nakledilmiştir.