Türk
futbolunun Vezir'i Mantığını
futboluna yansıtan, mücadeleci kimliğe sahip
nadir golcülerden olan Hasan Vezir, 3 Mayıs
1989’tarihinde G.Saray ile F.Bahçe arasında
oynanan Türkiye Kupası maçının kahramanı ve
Sarı-Lacivertlilerin kurtarıcısıdır.
Kulubümüz, Kurtuluş
Savaşımızın ilk adımının atıldığı 19 Mayıs 1919 yılının 34.
yıldönümü olan, 19 Mayıs 1953 yılında;
Manifaturacı Yakup
TEMİZEL;
Manifaturacı Atıf
TAVİLOĞLU;
Manifaturacı İsmet BİLSEL;Deftardar Yaşar
DOMLEKÇİOĞLU veManifaturacı
Muharrem KÜRKÇÜ tarafından 5 kişilik Kurucular Heyeti ile Rize’de,
gençliğin beden ve kültürel yeteneklerini artırmak ve bu sahada
sunulacak öğretilerle gelişmelerine Katkıda bulunmak amacıyla,“RİZESPOR”adıylakurulmuştur. Kulübün renkleri olarak
benimsenen “SARI”, o zamanlar Rize’de bolca yetişen portakal
ve limon narenciyesini, “YEŞİL” ise, halen Rizemizin sembolü
olan çayı temsil ediyordu.İlk başkanlığa,
Kurucu Üyelerimizden Yaşar DÖMLEKÇİOĞLU seçilmiştir.
Rizespor’un, 1953’ten 1968’e kadar 15 yıllık amatör faaliyetinde,
Ahmet DURMUŞ, Ali DURMUŞ (Milli Ali), Kenan TİRYAKİ, Mustafa EROL,
İrfan AKASLAN, Mahmut Salih YAVUZ,
Sembol Kaptan, Altın
Kalpli Hüsnü Hüsnü Kürkçü’yü, 1970’ li yılların başında Ajax’ta devleşen Johann Cruyff’ a benzetiyorlardı. Futbol stili bir yana
dal gibi ince fiziği, saç stili, altın sarısı saçlarıyla yerli Cruyff‘umuzdu.Hüsnü, her sene Rize’de futbol demliyordu. Her geçen gün daha bir
demini alarak, daha bir olgunlaşarak işini yapıyordu. Hersezonda , ekibin temel
direklerinden biri olarak görevi ifa edecekti.
Futbola yamalarla
yapılan toplarla başladı.. Rizespor camiasının yetiştirdiği en yetenekli futbolcudan, Rizenin
sevilen arzuhalcilerinden, şaka ve
nükteleriyle tanınan namı değer Ayvazaga Recep Ali Ayvaz...İlk
maçını Rize karması ile gittiği Giresun’da
oynadı. Maçta ilk golü Ayvaz attı ama
Giresun’dan 2-1 yenik olarak Rize’ye döndüler.
Salih KAZANCI, Ahmet Kemal YAVUZ,
Hamil KAZANCI, Mustafa VEZİROĞLU, Yılmaz ÖZKAN, Yılmaz BALTA, Ahmet
FENCİ, Akif FENCİ, Oktay ARAYICI (Tiyatro yazarı-Senarist), Abdullah
KITIR, Mustafa KAZDAL, Abdullah ŞEKER ve Ömer ÇAKIR gibi yerel
futbolcular forma giymiştir.
Rizespor Tarihi bölümünde bize
araştırmalarını sunan Fatih Sultan Kar'a teşekkür ediyoruz.Bu bölümde eklenen bilgiler kesinlikle
izinsiz kullanılamaz çoğaltılamaz.
Hakan Tecimer
1966 Rize doğumlu ve
Rizespor’un alt yapısından yetişmiş unutulmaz futbolculardan
biridir. Çalımlarıyla ve attığı muhteşem gollerle futbolu süsleyen
Hakan, şimdi de bahçelerimizi süslüyor. Peyzaj işiyle uğraşan Hakan,
futboldan da kopmuş değil.
Fenerbahçe'de(1988-1995)*
yıllarında yer almış 7 numaralı futbolcuydu. ayağında top tutmayı,
calimi seven bir oyuncuydu, hatta İslam cupi kendisi için "bir
insanın içinden geçebilecek biri varsa o da Hakan dır" demiştir ve
de bugünlerde Yusuf için söylenen "telefon kulübesinde calim atma" o
günlerde Hakan için söyleniyordu.
On dokuz yıl Rizespor formasını taşıyan,
dokuz yıl takım kaptanlığı görevini başarı ile yürüten Hüseyin
Hemşinlioğlu’na centilmenliği ve güzel ahlakından dolayı Rizespor
taraftarları “ Kuzu” lakabını takmışlardı.
Her şey bir iddaa ile başladı.
01 Ocak 1951 tarihinde Rize’de doğan Hemşinlioğlu’nun futbol hayatı
ilginç bir iddia sonucu şekillendi. Türk futbolunun unutulmaz
yıldızı Şenol Birol başarılı bir futbol serüveni sonrası memleketi
Rize’ye gelmiştir.
1944'te Rize'de doğan Yakup Kazdal futbola
aynı şehirde çok küçük yaşlarda başlamıştır.
Bir gün Rize Lisesi futbol takımı sanat
enstitüsü futbol takımıyla karşılaşacaktır.Takımını maça mukemmel
bir şekilde hazırlayan Recep Ali Kulak beklenmedik bir süprizle
karşılaşır.Maç saati gelmiştir fakat Rize Lisesi takımı bir kişi
eksiktir.
Recep Ali Kulak daha önceden gözüne
kestirdiği Yakup Kazdal'ı takıma dahil eder.Kazdal sergilediği
futbolla Rizespor camiasında büyük yankı uyandırır.Maç 2-2
sonuçlanırken Rize Lisesinin iki gölünüde Yakup Kazdal atar..
Rizespor beklenmedik bir şekilde küme
düşmüştü. Daha doğrusu düşürülmüştü. Büyük takımlar bize transfer
teklifleri yağdırıyordu. Bana da bir çok yerden teklif geldi. Ama
memleketimin takımını böyle bir durumda bırakıp gidemezdim. Gitmedim
de... İkinci ligdeki
ilk yılımda vatani görevimi Arhavi’de yapıyordum. İzinle gelip yer
aldığım maçların sonucunu o dönemleri yaşayanlar bilir.
Rizespor’daki futbol yaşantım 1985 yılında sona erdi.