Rize

Aytekin Kalender: Rize’de Hırka, Antalya’da Yangın

Gazeteci ve yazar Aytekin Kalender, Türkiye’nin farklı bölgelerinde aynı günlerde yaşanan sıra dışı hava koşullarını ele alarak iklim değişikliği ve insan kaynaklı çevre tahribatına dikkati çekti.

Abone Ol

Gazeteci ve yazar Aytekin Kalender, “Rize’de Hırka, Antalya’da Yangın: Bu Havalar Bize Ne Anlatıyor?” başlıklı köşe yazısında, Rize’de temmuz ayının yağışlı ve serin geçmesine karşılık Antalya’da aşırı sıcaklar ile orman yangınlarının yaşandığını değerlendirdi.

TEMMUZ BİTTİ, RİZE’YE YAZ GELMEDİ

Rize’de sıcaklığın sabah saatlerinde 19 dereceye kadar düştüğünü belirten Kalender, kentte yaşayanların yazlık kıyafetlerini çıkarmasına rağmen hırkalarını henüz dolaba kaldıramadığını ifade etti.

Kalender, Rize’de yaz mevsiminin bu yıl beklenen yüzünü göstermediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bizim buralarda yaz bu yıl biraz nazlı çıktı. Ha geldi, ha gelecek derken temmuz bitti. Yaz dediğin bir görünür, insan iki güneşlenir. Bu kadar saklambaç da fazla.”

BİR YANDA YAĞMUR, BİR YANDA ALEV

Türkiye’nin bir bölümünde serin hava ve yağışların, diğer bölümünde ise 40 dereceye yaklaşan sıcaklıkların etkili olduğuna işaret eden Kalender, Antalya’daki orman yangınlarının endişe yarattığını kaydetti.

Kumluca’da yaşayan asker arkadaşı Sedat Tosun ile yaptığı telefon görüşmesini de aktaran Kalender, “Biz güneşi ararken onlar serin bir nefes arıyor. Aynı ülke, aynı mevsim, birbirinden tamamen farklı iki hayat” değerlendirmesinde bulundu.

“ORMAN KENDİ KENDİNE YANMIYOR”

Aşırı sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgârın yangın riskini artırdığını belirten Kalender, yangınların yalnızca hava koşullarıyla açıklanamayacağını vurguladı.

Ormanlara bırakılan cam şişeler, söndürülmeyen ateşler, araçlardan atılan izmaritler ve kontrolsüz anız yakılmasının büyük tehlike oluşturduğunu kaydeden Kalender, şu ifadeleri kullandı:

“Piknik yaparken doğanın sahibi gibi davranıyor, yangın başlayınca doğanın mağduru oluyoruz. Doğa bize kötülük yapmıyor. Sadece kendisine yaptıklarımızın faturasını önümüze koyuyor.”

“İKLİMİN KİMYASINI BİZ BOZDUK”

Kalender, fosil yakıt kullanımı, sanayi faaliyetleri, yoğun ulaşım, ormansızlaşma, plastik tüketimi ve büyüyen atık miktarının atmosferdeki sera gazlarını artırdığını belirtti.

İnsanların tüketim alışkanlıklarını sorgulaması gerektiğini ifade eden Kalender, “Havalara bir şey olmadı. Biz dünyanın ayarlarıyla oynadık. İnsan tabiatın efendisi değil, emanetçisidir” dedi.

Kalender, Rize’nin yağmuru ile Antalya’nın güneşinin ülkenin doğal zenginliği olduğunu vurgulayan Kalender, yağmurun afete, güneşin ise yangına dönüşmemesi için doğayı koruyan politikaların ve bireysel sorumluluğun önemine dikkati çekti.

Kalender, yazısını şu sözlerle tamamladı:

“Doğa bize ait değil. Biz doğanın kısa süreli misafirleriyiz. Misafirlik bittiğinde arkamızda kül değil, çocuklarımızın nefes alabileceği yeşil bir dünya bırakmalıyız.”