Güvenliği Geçtik, Yaşanabilirlikte Sınıfta Kaldık
Gazeteci ve yazar Aytekin Kalender, bugünkü köşe yazısında Rize’nin yaşam kalitesini ve üniversite öğrencilerinin şehre yönelik memnuniyetini gündeme taşıdı.
“Güvenli Şehir Olduk, Peki Neden Yaşanabilir Şehir Olamadık?” başlıklı yazısında Kalender, bir okurundan gelen “Yaşanmıyor bu şehirde Aytekin Bey. Yaşayamıyoruz” mesajından hareketle Rize’nin sosyal ve şehircilik sorunlarını değerlendirdi.
ÖĞRENCİLER RİZE’YE NEDEN DÜŞÜK NOT VERİYOR?
Üniversite Araştırmaları Laboratuvarının 2026 verilerine dikkat çeken Kalender, Rize’nin “Öğrenci Dostu Üniversite Şehirleri” sıralamasında 51 puanla 54’üncü sırada yer aldığını ve “FF” notu aldığını belirtti.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinin ise öğrencilerin genel memnuniyet sıralamasında 200 üniversite arasında 117’nci sırada kaldığını aktaran Kalender, sonuçların görmezden gelinmemesi gerektiğini ifade etti.
Kalender, “Öğrencinin verdiği düşük notu görmezden gelince şehir sınıfı geçmiş olmuyor. Öğrenci barınacak uygun ev bulamıyorsa, akşam gidecek bir etkinlik göremiyorsa, ulaşımda zorlanıyorsa ve şehirle bağ kuramıyorsa Rize’ye neden yüksek not versin?” ifadelerini kullandı.
“ÖĞRENCİNİN BAVULUYLA GELİP DİPLOMASIYLA KAÇTIĞI ŞEHİR OLMAYALIM”
Üniversite öğrencilerinin yalnızca eğitim almak için bir şehre gelmediğini vurgulayan Kalender, gençlerin sosyalleşmek, üretmek ve yaşadıkları şehirde güzel hatıralar biriktirmek istediğini kaydetti.
Kalender, “Gençlerin kalbine giremeyen şehir, geleceğin hafızasında yer bulamaz. Öğrencinin bavuluyla gelip diplomasıyla kaçtığı şehir olmayalım” değerlendirmesinde bulundu.
“DENİZ VAR, DENİZE ULAŞMAK YOK”
Rize’nin kilometrelerce sahil şeridine rağmen denizle yeterli bağ kuramadığını belirten Kalender, vatandaşların Karadeniz’i çoğu zaman otomobillerinin camından seyretmek zorunda kaldığını ifade etti.
Gençlerin yürüyebileceği, oturabileceği, kitap okuyabileceği ve güvenle vakit geçirebileceği ücretsiz sosyal alanların artırılmasını isteyen Kalender, insanların sosyalleşmek için yalnızca alışveriş merkezlerine ve kafelere mahkûm edilmemesi gerektiğini dile getirdi.
Kalender, “Deniz kenarında yaşayan insanların denize ulaşamaması nasıl bir garipliktir? Ha bu işte bir terslik yok midur?” ifadeleriyle yaşanan duruma dikkat çekti.
“RİZE’DE MESAFELER KISA, YOLCULUKLAR UZUN”
Kentte yaşanan trafik ve otopark sorunlarını da ele alan Kalender, ikinci sıra parkların, gelişigüzel yolcu indirmenin ve kaldırımların işgal edilmesinin şehir yaşamını zorlaştırdığını belirtti.
Trafiğin yalnızca yol ve kavşak meselesi olmadığını kaydeden Kalender, “Trafik, birbirimizin hakkına ne kadar saygı gösterdiğimizin de fotoğrafıdır. Yol genişletmek trafiği rahatlatır, anlayışı genişletmek şehri rahatlatır” dedi.
“ÇÖPÜ KİM ATIYOR?”
Çevre temizliği konusunda vatandaşlara da sorumluluk düştüğünü ifade eden Kalender, yere atılan izmaritler, plastik şişeler ve gelişigüzel bırakılan çöpler üzerinden toplumsal duyarlılık çağrısı yaptı.
Şehrin temizliğinin yalnızca belediyelerin görevi olmadığını vurgulayan Kalender, esnafın kaldırımlara, sürücülerin yayalara ve vatandaşların ortak kullanım alanlarına saygı göstermesi gerektiğini belirtti.
"ŞEHİR BİRBİRİMİZE BIRAKTIĞIMIZ HAYAT ALANIDIR"
Rize’nin daha temiz, sosyal, ulaşılabilir ve öğrenci dostu bir şehir haline getirilmesi gerektiğini belirten Kalender, şu çağrıda bulundu:
“Şehri yalnız yöneticiler değiştirmez. Birbirimizin alanına saygı göstererek, yere çöp atmayarak, trafikte sabrederek ve gençlerin sesini dinleyerek hep birlikte değiştirebiliriz. Çünkü şehir, yalnızca içinde yaşadığımız binalar değildir. Şehir, birbirimize bıraktığımız hayat alanıdır.”