Bir Transferden Fazlası: Trabzon’un Arap Coğrafyasını Fethi

Abone Ol

Bazı transferler sadece sahaya yapılır, bazıları ise şehrin geleceğine…
Mohamed Salah, eğer Trabzonspor formasıyla anılacaksa, bunun etkisi yalnızca 90 dakikayla sınırlı kalmayacaktır.

Salah’ın sahaya çıkıp çıkmaması bile bu saatten sonra transferin amacını değiştirmez.
Asıl mesele futbolcunun performansından çok, temsil ettiği küresel marka değeridir. Bugün Arap dünyasında milyonlarca insanın yakından takip ettiği bir isim olan Mohamed Salah, tek başına Trabzonspor’un ve Trabzon’un adını çok geniş bir coğrafyaya taşımayı çoktan başardı bile…
Salah, tek başına 67 milyon takipçisi ile bir tanıtım elçisidir.

Transfer gerçekleştiği anda Arap coğrafyasında artık sadece Mohamed Salah konuşulmayacak; Trabzon konuşulacak, Trabzonspor konuşulacak, konuşuluyor.. Belki de bugüne kadar hiç duymayan milyonlarca insan Trabzon’un adını öğrendi, öğreniyor, öğrenecek.
Bu, klasik bir futbol transferinin çok ötesinde stratejik bir adımdır.

Ekonomik boyutu 45 bin kişinin karşılaması ile başlamış, gelecekte Uzungöl’den Maçka’ya, Akyazı Stadyumunda açıkça hissedilecektir. Arap pazarına satılacak binlerce Trabzonspor forması, lisanslı ürün gelirleri ve oluşacak uluslararası ilgi, transfer maliyetinin önemli bir bölümünü tek başına karşılayacaktır.
Asıl büyük kazanç, kulübün küresel marka değerinin yükselmesi olacaktır. Trabzon ve Trabzonspor artık elit ligde kendine yer edinmiştir. Salah transferi ile tarihin en değerli şampiyonluğunu elde etmiştir.

Trabzon son yıllarda Arap turizmi açısından Türkiye’nin en önemli destinasyonlarından biri haline geldi. Böyle bir yıldızın Trabzonspor ile özdeşleşmesi, yalnızca kulübe değil; şehrin turizmine, ticaretine ve uluslararası tanıtımına büyük katkı sağlayacaktır. Bunun etkisi otellerden restoranlara, esnaftan yatırımcıya kadar geniş bir ekonomik zincire yayılacaktır.

İşte bu nedenle bu hamleye sadece “bir transfer” demek eksik kalır. Bu, Karadeniz’in ekonomik geleceğine yapılmış vizyoner bir yatırım olarak da okunmalıdır.

Bu süreçte emeği geçenleri kutlamak gerekir. Böylesine geniş perspektifle düşünebilen yöneticiler, futbolun artık yalnızca saha içinde oynanmadığını, ekonomik, kültürel ve turistik boyutlarıyla da yönetilmesi gerektiğini gösteriyor.
Özellikle Başkan Ertuğrul Doğan ve yönetiminin ortaya koyduğu vizyon, Türk futbolunda alışılmış transfer anlayışının dışına çıkan cesur bir bakış açısını temsil ediyor.

Dileğim odur ki bu yaklaşım, Türk futbolu adına ders niteliğinde olur. Çünkü bazen en büyük transfer, atılan gol değil; dünyanın dikkatini bir şehre çevirebilmektir.
Eğer bir futbolcu, formasını hiç giymeden bile milyonlarca insana Trabzon’u ezberletebiliyorsa, işte gerçek başarı tam da budur.

Rize için bir şeyler yazmak isterdim elbet ama birbirini aşağı çeken, birbiri arkasından konuşan, kuyusunu kazan, yükselen değerleri taşlayan insanların yüksekte manzara izleme şansı olmaz.

Liyakatın hak getirdiği yerde yayıncı kuruluşa abone olup Salah izlemeye devam…