Bu Şehir Çöplük Değil

Abone Ol

Dün Rize’de günler sonra güneşi gördük.
Hani şu insanın içini biraz ısıtan ama tam da ısıtamayan Karadeniz güneşi…
Hava yine on dereceler civarında.
Kış bu yıl merkezde çok sert geçmedi belki ama yukarıları başka.
Andon’da kar vardı.
Ardeşen’in üst köylerinde kar vardı.
İkizdere’de, Çamlıhemşin’de kar vardı.
Kısacası Karadeniz’in kışı yine uzun sürdü.
Ama cemreler düşüyor artık.
Havaların yavaş yavaş ısınacağını hissediyoruz.

Dün şehirde yürürken güneş yüzünü göstermişti.
Dedim ki biraz dolaşayım.
Yıllardır spor deyince Rize’de akla gelen isimlerden biri olan Vahap Köseoğlu abiye uğradım.
Rize’yi bilen,
Rize’nin eski günlerini bilen,
Bu şehirde yıllardır esnaflık yapan adamlardan biridir.
Ramazan günüydü.
Masada çay yoktu ama çayın sözünü aldık.
Sohbet başladı.
Şehrin eski günlerini konuştuk.
Rizespor’u konuştuk.
Ticareti konuştuk.
Derken konu benim de çok hassas olduğum bir yere geldi.
ÇÖP MESELESİNE.

Rize’nin en işlek caddelerinden geçiyorsunuz.
Atatürk Caddesi…
Cumhuriyet Caddesi…
Bir bakıyorsunuz kaldırımın ortasında karton koliler.
Bir bakıyorsunuz dükkanın önünde poşetler.
Bir bakıyorsunuz çöpler gelişi güzel atılmış.
Üstelik gece değil.
Gündüz.
İnsanlar yürürken çöplerin arasından geçiyor.
Turist geliyor,
Şehre bakıyor,
Ve gördüğü ilk şey ne oluyor?
Kaldırıma bırakılmış çöpler.
İnsan gerçekten sormadan edemiyor:
Bir esnaf kendi dükkanının önündeki bu görüntüye nasıl razı olur?
Bu görüntüyü nasıl kabul eder?

Normalde kural çok basit.
Esnaf çöplerini akşam saatlerinde, dükkanını kapattıktan sonra çıkarır.
Temizlik görevlileri gelir.
Çöp arabası gelir.
Şehir temizlenir.
Birçok şehirde sistem böyle çalışır.
Ama bizde…
Ne yazık ki kurallar bazen hiçe sayılıyor.
Koliler…
Kartonlar…
Çöp torbaları…
Günün ortasında kaldırımın üzerine bırakılıyor.

Şimdi bir şeyi hatırlayalım.
Biz ne diyoruz?
Rize doğa turizminin başkenti.
Her yıl yaklaşık 2 milyon turist geliyor bu şehre.
Bu turistlerin yaklaşık 1 milyonu şehir merkezinden geçiyor.
Yani Atatürk Caddesi’nden geçiyor.
Cumhuriyet Caddesi’nden geçiyor.
Peki biz onlara ne gösteriyoruz?
Çay bahçelerini mi?
Dağları mı?
Yaylaları mı?
Yoksa kaldırımın ortasına bırakılmış karton kutuları mı?
Bu görüntü…
Şehrin imajına zarar veriyor.
Ve en kötüsü…
Kendi ayağımıza sıkıyoruz.

Bu şehir sadece belediyenin değil.
Bu şehir hepimizin.
Temizlik sadece temizlik işlerinin işi değil.
Bu şehirde yaşayan herkesin sorumluluğu.
Esnaf kurala uyacak.
Vatandaş kurala uyacak.
Hep birlikte bu şehri temiz tutacağız.
Biz de bu konunun takipçisi olacağız.
Gerekirse bu konuda bir farkındalık kampanyası başlatacağız.
Yetkililerle konuşacağız.
Kurallara uymayanlara cezai işlem uygulanması için gereken adımların atılmasını isteyeceğiz.
Çünkü bu şehir…
Hepimizin.
Ve hiç kimsenin bu şehri kötü göstermeye, kötü davranmaya hakkı yok.
El ele verirsek…
Rize’yi daha temiz, daha güzel bir şehir yapmak zor değil.
Yeter ki biraz duyarlılık gösterelim.
Çöpünü dükkanında beklet, akşam çıkarken kaldırıma bırak!

KALENDERCE

Bir şehir temizse güzeldir.
Bir şehir güzelse gurur verir.
Ama bir şehir kirlenirse…
Önce görüntüsü bozulur, sonra ruhu.
Rize’nin ruhunu korumak bizim elimizde.