Çaykur Rizespor'da Transfer Politikası: Beklentiler mi, Hayal Kırıklığı mı?

Abone Ol

Çaykur Rizespor'da yeni yönetimin göreve geldiği günden bu yana transfer sürecini yakından takip ediyorum. Taraftarın ve şehrin en çok merak ettiği konuların başında hiç şüphesiz yeni sezon kadro yapılanması geliyor.
Şu ana kadar giden ve gelen oyuncular üzerinden yapılan değerlendirmede, Çaykur Rizespor taraftarının henüz beklentileri karşılaanamadı.

ATAN VE TUTAN MESELESİ
Süper Lig'de yıllardır kullanılan bir tabir vardır:
“Atanın ve tutanın iyi olacak.”
Çaykur Rizespor'un transfer politikasını bu açıdan değerlendirdiğimizde, soru işaretleri daha da artıyor. Fofana son dünya kupasındaki performansı ile güven verdi. Alternatif kaleci olarak geçen sezonun Gaziantep’de geçiren Zafer Görgen’i görüyoruz. Zafer’in istatistikleri güven vermiyor. Sahada 20 maçta görev alan Zafer 34 gol yedi. Yani maç başına 1.5 gol ortalamaya geliyor neredeyse. Süper Lig için çok yüksek bir rakam.
Savunmada ise milli takım stoperi Samet Akaydin gönderildi. Yerine Fransa 2. Lig'de küme düşen Amiens'in stoperi Siaka Bakayoko transfer edildi.
Tecrübeli ve takım kaptanı olan sol bek Casper Højer ile yollar ayrıldı. Yerine yine Fransa 2. Lig'de mücadele eden ve küme düşen Bastia'dan Zakaria Ariss kadroya dahil edildi.
Elbette bir oyuncuyu yalnızca geldiği kulübün durumuna bakarak değerlendirmek doğru değil. Ancak Çaykur Rizespor gibi Süper Lig'de kalıcı olmayı ve üst sıraları hedefleyen bir takımın transfer politikasında bu soru işaretlerini de göz ardı etmemek gerekiyor.

TAYYİP TALHA VE SAGNAN SAĞLIKLI MI!
Kiralık olarak forma giydiği takımlarda istediği süreleri alamayan Tayyip Talha Sanuç kadroya katıldı.
Geçtiğimiz sezon Çaykur Rizespor forması giyen Modibo Sagnan'ın performansı için kötü demek mümkün değil. Ancak oyuncunun yaşadığı sağlık sorunları da göz önünde bulundurulduğunda, yeniden transfer edilmesi tartışılabilir bir tercih olarak karşımızda duruyor.
Savunmada Bakayoko, Tayyip ve Alikulov hepsi sakatlıktan geliyor. İnanılmaz düşündürücü. Sagnan ise sakatlık açısından büyük risk taşıdığı konuşuluyor.
Savunma hattında yapılan bu tercihler, önümüzdeki sezon için ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

ORTA SAHADA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK
Bana göre asıl problem orta sahada.
Çaykur Rizespor'un geçtiğimiz sezon en fazla eleştirilen bölgelerinden biri olan orta sahaya henüz ciddi bir takviye yapılmış değil.
Görünüşe göre teknik heyet ve yönetim, Papa ve Buljubašić'ten oldukça memnun. Ancak açık konuşmak gerekirse, taraftarın bu iki oyuncudan beklentisi ile kulübün beklentisi aynı noktada mı, bunu zaman gösterecek.
Çünkü orta sahada üretkenlik, mücadele gücü ve oyunun iki yönünü oynayabilme kapasitesi açısından ciddi bir takviyeye ihtiyaç olduğu düşüncesindeyim.
Aksi halde yeni sezonda taraftarın saç baş yolduğu anları çokça izleyebiliriz.

ÖN BÖLGEDE DE FORVET BEKLENİYOR
Kanatlarda Mihăilă ve Mebude'nin geçtiğimiz sezonki performanslarını tamamen başarısız olarak değerlendirmek mümkün değil. İki oyuncunun da zaman zaman olumlu katkılar verdiğini kabul etmek gerekiyor.
Ancak en uçta durum farklı.
Geçtiğimiz sezon beklentilerin oldukça uzağında kalan Ali Sowe'un yeni sezonda ne vereceği büyük bir soru işareti. Ligin başlamasına bir aydan az süre kalmasına rağmen Çaykur Rizespor'un hâlâ forvet transferi gerçekleştirememiş olması ise düşündürücü.
Süper Lig'de “atanın iyi olacak” denilirken, Çaykur Rizespor'un bu bölgedeki planlamasının henüz netleşmemesi ciddi bir eksiklik.

HER YIL AYNI TRANSFER SORUSU
Asıl üzerinde durulması gereken konu ise şu:
Çaykur Rizespor'un transfer sürecini yürüten kişiler neden her yıl adı ve geçmişi kamuoyunda çok fazla bilinmeyen oyunculara yöneliyor?
Elbette her transferin başarılı olacağı garanti değildir. Bazen hiç tanınmayan bir oyuncu gelir, takımın yıldızı olur. Ancak transfer politikasının sürekli olarak bu yönteme dayanması, taraftarın kafasında ister istemez soru işaretleri oluşturuyor.
Bugün Çaykur Rizespor taraftarı, “Bu oyuncu kim?” sorusundan çok, “Bu oyuncu neden tercih edildi, hangi kriterlere göre transfer edildi ve takımın hangi ihtiyacını karşılayacak?” sorularına cevap arıyor.
Kamuoyunun da merak ettiği konu tam olarak bu.

ÇAYKUR RİZESPOR'UN ZAMANA İHTİYACI VAR AMA ZAMAN DA DARALIYOR
Yeni bir yönetim göreve geldi. Elbette yeni başkan ve yönetimin kendi planlamasını yapması, kendi kadrosunu oluşturması doğal.
Ancak futbolun da bir takvimi var.
Ligin başlamasına çok az bir süre kaldı. Kamp döneminin önemli bölümü geride kaldı. Kadronun eksikleri hâlâ devam ediyor.
Bir takımın yeni sezona hazırlanabilmesi için transferlerin yalnızca yapılması değil, oyuncuların kamp dönemine katılması ve teknik direktörün oyun sistemine adapte olması gerekiyor.
Bu nedenle Çaykur Rizespor'da transfer döneminin kalan bölümü büyük önem taşıyor.
Şimdilik yapılan transferlere baktığımda iyimser olmakta zorlanıyorum.
Belki yönetim, hepimizi şaşırtacak hamleler yapar.
Belki de bugün eleştirdiğimiz transferler sezon sonunda alkışladığımız isimlere dönüşür.
Futbolda hiçbir şey sahaya çıkmadan kazanılmıyor.
Ama şu soruyu sormak da taraftarın hakkı:
Çaykur Rizespor neden her sezon transferde bilinmeyen isimleri keşfetme yarışına giriyor?

Ve daha önemlisi:
Bu transfer politikası gerçekten futbol aklıyla mı yürütülüyor, yoksa birilerinin işine mi geliyor?
Bu sorunun cevabını en iyi zaman ve saha verecek.
Taraftarın beklentisi açık: Çaykur Rizespor artık sadece transfer yapan değil, doğru transferleri ile yükselen bir kulüp olmak zorunda.