Karadeniz açıklarında 4,8 büyüklüğünde bir deprem oldu.
Rize’de de hissedildi.
Herkes bir an durdu…
Birbirine baktı…
“Deprem mi oldu?” dedi.
Sonra ne yaptık?
Telefonlara sarıldık.
WhatsApp grupları kaynadı.
“Bize bir şey olur mu?” sohbetleri başladı.
Sonra?
Yarım saat geçti.
Herkes işine döndü.
İşte bizim klasik hikâye bu.
Deprem olur…
Kısa süre konuşulur…
Sonra unutulur.
Tam da Ahmet Hakan’ın yazılarında anlattığı o meşhur “unutma merhalesi” gibi:
Deprem konuşulur, ardından herkes hayatına geri döner.
Ama gerçek şu:
Unutan deprem değil…
Biziz.
RİZE DEPREME NE KADAR HAZIR?
Karadeniz’de deprem olmaz diye büyütüldük biz.
Ama bilim insanları yıllardır söylüyor:
“Deprem Türkiye’nin gerçeği.”
Karadeniz’de risk düşük olabilir.
Ama sıfır değil.
Rize’deki asıl mesele ise başka.
Bizim şehirde depremden önce sel ve heyelan gerçeği var.
Yağmur yağıyor…
Dere taşıyor.
Toprak kayıyor.
Yollar kapanıyor.
Her yıl aynı haberleri yapıyoruz.
Felaket geliyor.
Toplantılar yapılıyor.
Tedbirler konuşuluyor.
Sonra?
Unutuluyor mu?
FELAKET GELMEDEN TEDBİR
Bir gerçeği açık konuşalım.
Felaket olduktan sonra yapılan her plan gecikmiş bir plandır.
Depremde de böyle.
Selde de böyle.
Heyelanda da böyle.
Önce plan yapılmalı.
Şehirlerin risk haritaları çıkarılmalı.
Dere yatakları korunmalı.
Heyelan bölgeleri ciddiye alınmalı.
Binalar sağlam yapılmalı.
Yani mesele şu:
Afet gelince kahramanlık yapmak değil…
Afet gelmeden hazırlıklı olmak.
BİR GERÇEK: UNUTKAN BİR TOPLUMLA KARŞI KARŞIYAYIZ
Deprem olur konuşuruz.
Sel olur konuşuruz.
Heyelan olur konuşuruz.
Sonra gündem değişir.
Bir maç çıkar…
Bir siyasi tartışma çıkar…
Bir sosyal medya furyası çıkar.
Her şey unutulur.
Oysa afetlerin hafızası vardır.
İnsanların yoktur.
BAŞARILAR ATMACA
Gelelim futbola.
Çaykur Rizespor bu akşam kupada Beşiktaş’a konuk oluyor.
Saat 20.30.
Kazanır mı?
Futbolda her şey olur.
Ama gerçekçi konuşalım.
Rizespor’un önceliği kupa değil lig olmalı.
Kupada büyük beklenti zaten yok.
Eğer olsaydı…
Erzurumspor maçını alırdık.
O yüzden bu maçta en önemli şey:
Sakatlık olmaması.
Ve moral kaybı yaşanmaması.
Ligde alınacak puanlar kupadan daha değerli.
ÇAYIN KALBİNDE DENETİM
Rize’de yaş çay sezonu yaklaşırken gübre bayileri denetleniyor.
İl Tarım Müdürlüğü sahada.
Özellikle halk arasında “şeker gübresi” diye bilinen Amonyum Sülfat konusunda sıkı kontrol var.
Karekodlar kontrol ediliyor.
Depolar inceleniyor.
Numuneler laboratuvara gönderiliyor.
Çünkü çay bu şehrin kalbi.
Kalp kirlenirse bütün vücut etkilenir.
EKONOMİNİN GİZLİ KAHRAMANLARI
1–7 Mart Muhasebe Haftası.
Mali müşavirler çoğu zaman görünmez.
Ama ekonominin arka planında onlar vardır.
Defterler…
Vergiler…
Finansal düzen…
Hepsi onların omzunda.
Rize SMMM Odası Başkanı Mustafa Kulaksız da güzel bir noktaya değindi:
“Muhasebe sadece kayıt tutmak değildir.”
Gerçekten de öyle.
İş dünyasının pusulasıdır mali müşavirler.
KALENDERCE
Felaket gelmeden tedbir alan şehirler büyür.
Felaket gelince tedbir arayan şehirler ise sadece konuşur.
Deprem de…
Sel de…
Heyelan da…
Hepsi bize aynı şeyi söylüyor:
Hazırlık, korkudan değil akıldan doğar.
Bugün konuştuğumuz deprem…
Yarın unutulmasın diye yazıyorum.