DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, artan yoksulluk ve düşük gelir politikalarının halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu belirterek, tarihi geçmiş gıda ürünlerinin satışına ilişkin yaşanan uygulamaların araştırılması amacıyla Meclis’e iki ayrı yazılı soru önergesi verdi.
Karal, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanıtlaması istemiyle verdiği önergelerde, birçok ilde faaliyet gösteren bazı market zincirlerinde tavsiye edilen tüketim tarihi aylar hatta bir yıla yakın süre geçmiş ürünlerin satışta olduğuna dikkat çekti. Bu ürünlere özellikle emekliler, öğrenciler, engelliler ve dar gelirli vatandaşların yöneldiğini belirten Karal, söz konusu durumun gelir politikaları, gıda güvenliği ve kamu denetimi açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Karal, emeklilere yönelik gelir düzeyine de değinerek, “Emekliye 20 bin lirayı yeterli gören bir anlayışın, vatandaşı sağlıklı gıdaya erişimden de mahrum bıraktığını” belirtti. Yaşanan tablonun halk sağlığı, insan onuru ve sosyal devlet ilkeleri açısından ele alınması gerektiğini vurguladı.
Tarım ve Orman Bakanı’na yöneltilen sorular
Hasan Karal, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya; tavsiye edilen tüketim tarihi geçmiş ürünlerin satışının halk sağlığı açısından nasıl değerlendirildiğini, bu ürünlere ilişkin bağlayıcı süre ve bilimsel kriterlerin bulunup bulunmadığını, son yıllarda bu ürünlerle bağlantılı gıda zehirlenmesi vakalarının olup olmadığını ve denetim sonuçlarını sordu.
Karal ayrıca, TETT ve STT’si geçmiş ürünlerin imhasına ilişkin uygulamalar, gıda israfının önlenmesine yönelik kamu modelleri ve bu ürünlerin toplum sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerinin izlenip izlenmediğine dair sorular da yöneltti.
Ticaret Bakanı’na yöneltilen sorular
Karal, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a ise tarihi geçmiş ürünlerin “indirim”, “fırsat” veya benzeri ifadelerle satışa sunulmasının tüketiciyi yanıltıcı ticari uygulama kapsamında değerlendirilip değerlendirilmediğini sordu. Ayrıca, tüketicinin bilgilendirilmesine yönelik düzenlemeler, yapılan denetimler, uygulanan idari yaptırımlar ve internet üzerinden yapılan satışlara ilişkin denetim mekanizmaları hakkında bilgi talep etti.
Karal’ın önergelerinde, ekonomik kırılganlığı yüksek grupların fiilen tarihi geçmiş ürünlerin hedef kitlesi hâline gelmesinin tüketici hakları ve adil piyasa düzeni açısından nasıl değerlendirildiği de yer aldı.
Tarım ve Orman Bakanı’na sorulan sorular
Milletvekili Karal, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya şu soruları yöneltti:
1) Tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) geçmiş ürünlerin satıldığı marketlerde, vatandaşların “en az riskli olanı seçmek zorunda kalması”, Bakanlığınızca halk sağlığı açısından kabul edilebilir bir durum olarak mı değerlendirilmektedir?
2) Türkiye genelinde TETT’si geçmiş gıdaların satışına izin verilen açık, bağlayıcı ve ürün bazlı bir üst süre bulunmakta mıdır? Varsa bu süreler hangi bilimsel kriterlere dayanmaktadır?
3) TETT’si aylar hatta bir yıla yakın süre geçmiş gıdaların, yoksulluk nedeniyle emekli, öğrenci, engelli ve dar gelirli vatandaşlar tarafından düzenli olarak satın alındığı, vatandaş beyanları ve saha gözlemleriyle açıkça ortadayken; Bakanlığınız bu durumu halk sağlığı ve güvenli gıdaya erişim açısından bir kriz olarak görmekte midir?
4) Mevzuat gereği mikrobiyolojik açıdan riskli olduğu için STT kullanılan et, süt ve süt ürünleri gibi gıdaların, TETT gerekçesiyle fiilen satışa sunulduğu iddiaları doğru mudur? Bu tür satışlar tespit edilmiş midir?
5) Son 5 yıl içinde, TETT veya STT’si geçmiş ürünlerin tüketimiyle ilişkili olduğu değerlendirilen gıda zehirlenmesi, hastane başvurusu veya ölüm vakası bulunmakta mıdır? Varsa sayıları ve ürün grupları nelerdir?
6) TETT’si geçmiş ürünlerin satışa sunulduğu işletmelerde yapılan denetimlerde; kaç işletmede ihlal tespit edilmiştir? Kaçına idari para cezası uygulanmıştır? Kaçı hakkında faaliyetten men veya kapatma işlemi yapılmıştır?
7) Bakanlığınızca, TETT’si geçmiş ürünlerin hangi koşullarda imha edilmesi gerektiğine ilişkin açık ve zorlayıcı bir uygulama bulunmakta mıdır? Yoksa imha yerine satışın fiilen teşvik edildiği bir sistem mi oluşmuştur?
8) Gıda israfının önlenmesi amacıyla, TETT’si geçen ürünlerin piyasada satılması yerine, gıda bankacılığı, sosyal yardım veya kontrollü bağış mekanizmalarıyla değerlendirilmesine yönelik neden yeterli bir kamu modeli oluşturulmamıştır?
9) Vatandaşların, ekonomik zorunluluk nedeniyle “tarihi geçmiş gıda tüketmek zorunda kalması”, Bakanlığınızca sosyal devlet ilkesiyle bağdaşır bir tablo olarak mı görülmektedir?
10) Bakanlığınız, TETT’si ve STT’si geçmiş gıdaların piyasada yaygın biçimde bulunmasının beslenme güvenliğini, kronik hastalık risklerini, toplum sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerini izlemekte midir?