Göztepe Kazanıyor, Rizespor Harcıyor

Abone Ol

"Futbolda başarı sadece sahada kazanılmaz. Doğru transfer politikasıyla kulübün geleceği de inşa edilir."

Günümüz futbolunda asıl rekabet, oyuncuyu keşfetmekte, geliştirmekte ve doğru zamanda doğru bedelle satabilmekte yaşanıyor. Avrupa'da bunun onlarca örneği var. Türkiye'de ise son yıllarda bu işi en doğru yapan kulüplerden biri hiç şüphesiz Göztepe. Rakamlar ortada. Son üç yılda Avrupa'dan transfer ettiği oyuncular için yaklaşık 10 milyon avro bonservis ödeyen Göztepe, aynı oyuncuların satışından yaklaşık 49 milyon avro gelir elde etti. Yaklaşık 39 milyon avroluk bir değer üretildi. İşte transfer, Scout ekibi, Futbol aklının başarısı budur. Liyakatle oluşturulmuş bir sistemin sonucudur. Öncelikle bu başarıyı ortaya koyan Göztepe yönetimini, oyuncu izleme ekibini ve teknik planlamayı yapan herkesi tebrik etmek gerekiyor.

Şimdi gelelim Çaykur Rizespor'a...

Süper Lig'in ekonomik olarak 5. güçlü kulübü… Gelirleri birçok Anadolu kulübünün üzerinde... Son yıllarda önemli bütçeler kullandı. Peki sonuç? Son üç sezonda transfer edilen yabancı oyunculara dönüp bakalım. Gustavo...Papanikolaou...Václav Jurečka...Oscar Pinchi...Frendzy Pierrot... Ve daha niceleri... Bu oyuncuların kaçı Çaykur Rizespor'a ciddi bir bonservis kazandırdı? Maalesef cevap oldukça net. Neredeyse hiçbiri... Elbette her transfer tutacak diye bir kural yok. Ama aynı hataları yıllarca tekrar ediyorsanız, burada artık şanssızlıktan değil, sistem probleminden söz etmek gerekir.

Beni asıl düşündüren konu ise...
Çaykur Rizespor neden oyuncu satamıyor? Neden aldığı futbolcuların piyasa değerini yükseltemiyor? Neden her sezon onlarca transfer yapılıyor ama kulüp kasasına ciddi bir bonservis geliri girmiyor? Daha da önemlisi... Bu transferlerin hesabını kim veriyor? Kim denetliyor? Kim sorguluyor? Başarılı transferlerden herkes övgü alıyor. Peki başarısız transferlerin sorumluluğunu kim üstleniyor? Kulübün milyonlarca avroluk kaynağı harcanırken bunun muhasebesi neden yapılmıyor?


Bu sezon da transfer dönemine baktığımızda benzer bir tablo görüyorum. Bugünkü tablo, taraftarın endişelenmesi için yeterli sebepleri barındırıyor. Çaykur Rizespor; Rize'nin ortak değeridir. Kulübün bir kuruşu bile kıymetlidir. Artık transferde günü kurtaran değil, kulübe kazandıran bir anlayışın hâkim olması gerekiyor. Rizespor bunu başarabilecek potansiyele sahip. Yeter ki futbol aklı, liyakat ve uzun vadeli planlama ön plana çıksın. Yoksa her sezon aynı cümleyi kurmaya devam ederiz: "Bu yıl da bekleyelim, görelim..."
Oysa bekleyen değil, planlayan kulüpler kazanıyor. Ve futbol bize her sezon aynı gerçeği hatırlatıyor: Transfer yapmak marifet değildir; doğru transfer yapıp kulübe değer kazandırmak asıl başarıdır.