• 14 Aralık 2019 Cumartesi
  • Rize
    AÇIK
  • 00:00
    14 Aralık 2019 İmsak: Güneş: Öğle: İkindi: Akşam: Yatsı:

Yeşil altınım

Yeşil altınım

Kayaları söküp tepeler yardım 
Ben büyüttüm evlat gibi, ben baktım 
Yağmurda ıslandım, güneşte yandım 

Tanrının bir lütfu, nimetimsin sen 
Bilmem ki, ismine başka ne desem 

Her eve girersin, buğday misali 
İster gecekondu, isterse yalı 
Sensiz zordur, tiryakilerin hali 

Tanrının bir lütfu nimetimsin sen 
Rahmetli Zihni’nin eserisin sen 

Teras teras yamaçlara taç oldun 
Kuru ekmeklere bir ilaç oldun 
Zaman var ki, denize de döküldün 

Emeğim, göz nurum, alınterimsin 
Anlatamam ki ben, sen herşeyimsin 

Porselen demlikten, kristal bardağa 
Çatlamış dudaktan, rujlu dudağa
Bakır çaydanlıktan paslı çanağa 

Israrla, her zaman aranan sensin 
Fakire, zengine hep aynı demsin 

Kırk yıl hatırı varmış kahvenin 
Yanlışı var, bunu böyle diyenin 
Nescafe’den neyin eksiktir senin 

Kırmızı rengine kurban olduğum 
Kuru ekmeğimle, senle doyduğum

Kazım Yıldız – Fındıklı Çay Fabrikası 

YORUM EKLE