Rize

Jelatinli Kasetler Artık Antika Değerinde

Rize'de 43 yıldır baba mesleği olan kasetçilik ve müzik yapımcılığını sürdüren SenSeç Müzik Yapım'ın sahibi Hasan Sinanoğlu, kaset döneminin unutulmaz günlerini anlattı. Dijital çağın müziğe ulaşımı kolaylaştırdığını ancak kasetlerin yaşattığı heyecanı ve duyguyu geri getiremediğini söyleyen Sinanoğlu, "Müzik en güzel evresini kaset döneminde yaşadı." dedi.

Abone Ol

MÜZİK EN GÜZEL EVRESİNİ KASET DÖNEMİNDE YAŞADI
Yaklaşık 43 yıldır Rize'de kasetçilik mesleğini sürdüren Hasan Sinanoğlu, kasetli yıllarda müzik sektörünün çok farklı bir atmosferi olduğunu söyledi.

Eskiden yeni çıkan bir albümün büyük heyecan oluşturduğunu belirten Sinanoğlu, "Bir kaset çıktığında dükkanda günde 300 ile 500 arasında satış yapardık. Şimdi dijital çağa geçildiği için işler indirmeler ve dijital platformlar üzerinden yürüyor. Yaklaşık 30 yıldır kaset basımı ve imalatı yapılmıyor. Bu nedenle elimizde bulunan kapağı açılmamış, jelatinli sıfır kasetler artık antika ve adeta altın değerinde." ifadelerini kullandı.

Kasetlerin doğru koşullarda muhafaza edildiğinde uzun yıllar bozulmadan dinlenebileceğini dile getiren Sinanoğlu, son yıllarda özellikle 20 ile 60 yaş arasındaki vatandaşların kaset ve plaklara yeniden ilgi göstermeye başladığını söyledi.
"Müzik ruhun gıdasıdır." diyen Sinanoğlu, insanların eski yılların samimiyetini ve sıcaklığını yeniden aradığını ifade etti.

"ESKİDEN ŞARKILAR SEVDALARI ANLATIRDI"
Kaset döneminin sadece müzikten ibaret olmadığını, aynı zamanda insanların duygularını ifade etme biçimi olduğunu belirten Hasan Sinanoğlu, geçmişte yaşanan albüm heyecanını da anlattı.

Sinanoğlu, "Eskiden Cengiz Kurtoğlu'nun şarkılarıyla insanlar sevdiklerine duygularını anlatırdı. O yıllarda müzik paylaşmanın, sevmenin ve özlemin en güzel yoluydu. Bugün her şey birkaç uygulama üzerinden yapılıyor ama insanlar şimdi o eski duyguları yeniden arıyor." dedi.
Arabesk müziğin unutulmaz isimlerinin yerinin hiçbir zaman doldurulamayacağını ifade eden Sinanoğlu, "Ferdi Tayfur, Cengiz Kurtoğlu, Orhan Gencebay, Ahmet Kaya... Hepsi insanların gönlüne dokunan eserler bıraktı. Müslüm Gürses de tartışılmaz bir değerdir. Ama benim için arabeskin babası Ferdi Tayfur'dur. Tek başına bir ekoldür." diye konuştu.
1990'lı yıllarda yeni albüm çıktığında dükkan önünde uzun kuyruklar oluştuğunu anlatan Sinanoğlu, o yılların unutulmaz anılarından birini de paylaştı:
"90'larda yeni bir albüm çıktığında dükkanın önünde metrelerce kuyruk olurdu. Liseli gençler ellerindeki listelerle sıraya girerdi. O dönem kargo da yoktu. Kasetler bitmesin diye otobüs duraklarına gider, şehirlerarası otobüslerden kolileri teslim alırdık. O heyecanı yaşayan bilir. Ben baba mesleğimi iliklerime kadar hissediyorum ve işimi hala ilk günkü sevgiyle yapıyorum."