Rize Dünyaya Açılırken, Biz Ne Yapıyoruz?

Abone Ol

Bir şehir vitrine çıkar, bakmasını bilene…
Rize son yıllarda öyle sessiz sedasız ama kararlı adımlarla bir yere doğru gidiyor ki…
Eskiden “oralarda da bir şeyler oluyor galiba” denilen şehir, şimdi dünya takvimlerine giriyor.

Ve evet, bunu yüksek sesle söyleyelim:
Rize, artık uluslararası spor organizasyonlarının yapılabileceği özel bir şehir olduğunu ispatladı.

Bu işin arkasında emek var.
Koordinasyon var.
Biraz da cesaret var.

Başta İhsan Selim Baydaş ve Osman Aşkın Bak olmak üzere emeği geçen herkesi alkışlamak lazım.
Rize, Rize olalı bu kadar sık, bu kadar nitelikli uluslararası organizasyon görmedi.

KAÇKAR’DAN DÜNYAYA MESAJ

Kaçkar by UTMB…
Türkiye Enduro ve ATV Şampiyonası…

Bunlar basit spor etkinlikleri değil.
Bunlar şudur:
“Biz bu doğaya, bu coğrafyaya, bu organizasyon disiplinine sahibiz” deme biçimidir.

Daha önemlisi şu:
Bunlar tek seferlik şovlar olmamalı.

Sürdürülebilirlik burada kilit kelime.
Çünkü dünya şunu sever:
İyi ev sahipliği yapanı.
Aksatmayanı.
Gelenin bir daha gelmek istediği yeri.

Bir organizasyon biter, hatırası kalır.
İyi yapılırsa tanıtım olur, kötü yapılırsa travma.

Bir söz düşsün buraya:
“Vitrine çıkmak marifet değil, vitrinde kalabilmek maharettir.”

KAR ÜSTÜNDE DÜNYA ŞAMPİYONASI

Şimdi sırada Handüzü var.
31 Ocak – 1 Şubat.
Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası…

Bu cümleyi on yıl önce kursan, “hadi canım sen de” derlerdi.
Bugün kimse demiyor.

Rize’nin kar sporlarında merkez olma iddiası lafla değil, organizasyonla büyüyor.
Bunu küçümseyenler şunu kaçırıyor:

Spor, sadece spor değildir.
Turizmdir, tanıtımdır, ekonomidir.

Bir söz daha:
“Kar erir gider ama iz bırakır; mesele iz bırakabilmekte.”

RİZESPOR VE ACI GERÇEKLER

Gelelim futbola…
Yani bizim yaramıza.

Çaykur Rizespor ligin ikinci yarısına bugün başlıyor.
Ama nasıl?

Gidenler var.
Gelen bir futbolcu.
İlk yarıdan kalan eksikler duruyor.
Sahada ise hâlâ cevap vermeyen bir oyun var.

Kadro kağıt üzerinde fena değil diyoruz ama futbol kağıtta oynanmıyor.

Mesela Ali Sowe…
İlk yarı hayal kırıklığıydı.
Umarız bu ara bir silkelenme olmuştur.

Ama gerçek şu:
Forvet yoksa gol yok.
Gol yoksa puan yok.
Puan yoksa huzur hiç yok.

Bugün İzmir’de Göztepe karşısındayız.
İstatistikler ortada ama sahadaki gerçekler daha sert.

“Umudu beslemeyen kadro, taraftarı aç bırakır.”

BU ŞEHRİN EN BÜYÜK EKSİĞİ: SAHİP ÇIKMAK

Rize’de çılgın bir etkinlik var.
Kış Yüzme Şenliği.
10’uncusu yapıldı.

Ve neredeyse tek başına ayakta duran bir organizasyon.

Hasan Önder’e teşekkür etmek yetmez.
Asıl mesele şu:
Bu şehir, kendisine faydası olan işe neden mesafeli durur?

Deremezra’da buz gibi suda yüzen insanlar sadece yüzmüyor.
Bu şehri anlatıyor.
Cesareti, dayanıklılığı, farkı anlatıyor.

Yaklaşık 60 sporcu gelmiş.
Hedef 100.

Bu tür işler yalnız bırakılırsa küçülür.
Sahip çıkılırsa markaya dönüşür.

“Bir şehir etkinlikleriyle büyür, insanlarıyla yaşar.”

KALENDERCE

Rize bugün dağda, karda, suda, patikada dünyaya sesleniyor.
Asıl soru şu:
Biz bu sesi büyütecek miyiz, yoksa kendi gürültümüzde mi boğacağız?