Rize

Handüzü Yaylası Sadece Yarış Alanı Değil, Bir Yaşam Kültürüdür!

Handüzü Yaylası Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği Yöneticisi Ceyhun Kalender, yaylada düzenlenen uluslararası kar motoru yarışlarını değerlendirdi.

Abone Ol

Organizasyonun başarısını kutlayan Kalender, yaylaların sadece etkinlik alanı olarak görülmemesi ve kadim yaylacılık kültürünün korunması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.

Rize’nin en önemli doğa merkezlerinden biri olan Handüzü Yaylası, son dönemde ev sahipliği yaptığı uluslararası organizasyonlarla adından söz ettiriyor. Handüzü Yaylası Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği Yöneticisi Ceyhun Kalender, son yapılan kar motoru yarışlarının ardından önemli bir açıklama yayımladı. Kalender, profesyonel hazırlıkları takdir ederken, madalyonun diğer yüzündeki kültürel ve ekolojik tehlikelere dikkat çekti.Uluslararası Başarıya Tebrik: "Organizasyon Disiplinliydi"
Kar motoru yarışlarının organizasyonel açıdan başarılı geçtiğini ifade eden Kalender, "Hazırlıklar özenli, detaylar düşünülmüştü. Bakanlık düzeyinde sahiplenilmesi, organizasyonun daha disiplinli ve özenli olmasını sağlamış. Emeği geçenlerin hakkını teslim etmek gerekir" diyerek yerel yönetimlerin ve ilgili bakanlıkların başarısını vurguladı.

"Yaylalar Bu Ülkenin İleri Karakollarıdır"
Meselenin sadece eğlence ve spor etkinliklerinden ibaret olmadığını hatırlatan Ceyhun Kalender, yaylaların kimliğinin üretimle oluştuğunu belirtti. Kalender, şu ifadeleri kullandı:
"Yaylalar kendiliğinden var olmamıştır. Birileri bu toprakları yurt tutmuş, emek vermiş, üretmiştir. Handüzü gibi 2000 rakımın altındaki yaylalarda hayvancılığın azalması, sadece ekonomik bir kayıp değil; mera alanlarının yok olması demektir. Hayvancılık bittiğinde mera alanları yabani bitkilerce işgal ediliyor ve kültürel peyzaj bozuluyor.