Kalender, fuarın tanıtım eksikliğinden katılımcı profiline kadar pek çok noktaya dikkat çekerek, "Kendi kendimize mi satış yapıyoruz?" sorusunu yöneltti.
Rize’de düzenlenecek olan turizm fuarı öncesinde, yerel basının güçlü kalemlerinden Aytekin Kalender’den dikkat çeken bir analiz geldi.
Yazısında fuarın sloganı olan “Kaç gel Kaçkar” ifadesine atıfta bulunan Kalender, organizasyonun halka inmediğini ve sadece belirli bir zümre arasında kaldığını savundu.
"Duyulmayan İş, Yapılmamış Sayılır"
Fuarın tanıtım stratejisini eleştiren Kalender, Rize sokaklarında vatandaşın organizasyondan habersiz olduğunu vurguladı.
Turizmin sadece sosyal medya paylaşımları ve afişlerle canlanmayacağını belirten yazar, "Sokaktaki esnafın, rehberin ve gencin bu heyecana ortak olması gerekir. Aksi takdirde 15 gün kaldı diye yapılan geri sayımları millet sadece ekran kaydırarak izler" ifadelerini kullandı.
"Aynı Sofrada Oturanlar Birbirine Müşteri Olmaz"
Fuarın katılımcı listesindeki isimlerin hep tanıdık simalar ve yerel işletmelerden oluşmasını eleştiren Kalender, bu durumun bir fuardan ziyade bir "iç toplantı" niteliği taşıdığını iddia etti.
Karadeniz şivesiyle sitemini dile getiren yazar; "Ula biz kendimize mi satış yapayiruk?" diyerek, turizm fuarının asıl amacının yeni pazarlar ve dış bağlantılar kurmak olması gerektiğini hatırlattı.
Temel Sorunlar Çözülmeden "Süslü Cümleler" Çözüm Değil
Rize turizminin kronikleşmiş sorunlarına değinen Kalender, fuarda konuşulan "dijital dönüşüm" ve "marka değeri" gibi kavramların sahada karşılığı olmadığını savundu.
Yazar, şu kritik soruları sordu:
Ulaşım ve yatak kapasitesi dengelendi mi?
Fiyat politikası ve hizmet kalitesi netleşti mi?
Ruhsat ve yıkım sorunları ne durumda?
"Temelsiz bina, ilk rüzgârda hikâye olur. Çatıya neon tabela assanız da sonuç değişmez."
"Bu İş Yine 'Story' Mi Olacak?"
Geçmişte spor turizmi ve yayla projeleri gibi pek çok vaadin dosyalarda kaldığını hatırlatan Kalender, 3000 kişinin katılımının beklendiği fuarın sadece protokol konuşmaları ve fotoğraflardan ibaret kalmaması gerektiğini vurguladı.
Şehrin artık niyet değil netice beklediğini belirten yazar, harcanan emeğin ve zamanın bir karşılığı olması gerektiğini ifade ederek yazısını sonlandırdı.