Belki

Belki

Belki


06 Şubat 2018 Salı 12:37

Anama,

Söyle ne olur ana, kurudular mı bari 
Pazar’dan ayrılırken döktüğün gözyaşları
O yaşlar ki gönlüme akacak ilelebet
Şu ölümlü dünyada başımda iken gurbet 

Şimdi ya bir ağır yük altında inliyorsun 
Ya da nemli bir yelden sesimi dinliyorsun 
Şimdi ya değirmende, ıslak ayaklarında 
Ya sofra başındasın, şükrederek varınla

Sularken sığırları, mahalle sıra sıra 
Bir kazan, bir tas ile iniyorsun ahıra
Bir yanda yanmıyorken taze, ıslak çalılar 
Bir yanda kar altında lahana toplamak var 

Çorbadan başka bir şey göremeden kaplarda 
O eski kazağınla dolanıyorsun karda 
Ya taş taşımaktasın, sızlayarak omuzun 
Ya hasta olmaktasın, düşünüp uzun uzun 

Sabah yiyeceğini akşamdan yıka da yat 
Madem böyle başladı, böyle sürecek hayat 
Ne elimde bir merhem, sürmek için yarana 
Ne de taş bir kalbim var, aldırmayayım sana 

Duvardaki her hibar ellerinde iz etti 
Yine dönüp Tanrıya, bir gün demedin ‘yetti’

Belki boş bir hayalle çektin o çileleri 
Belki bir silen olur, alnından akan teri 
Belki hayırsız evlat deyip ağlayacaksın 
Belki kara yerine allar bağlayacaksın 

Belki yamasız hırka nasip değilmiş ana 
Belki Tanrın sonunda, samur kürk yazmış sana 
Belki bir unutturan çıkar çilelerini
Belki de çanta alır, kazmaların yerini 
Ha gayret, biraz daha feleğe meydan oku
Zaman gösterir ana, belkiyi, varı, yoku...

Hibar : Küçük çakıl, dolgu taşı

Orhan Bayramoğlu - Kaleli Orhan 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.