İkinci sürgün döneminde bazı üreticilerin çay bahçelerinde önceki yıllara göre daha az ürün aldığını belirten Arslan, bunun temel nedenlerinden birinin gübreleme yapılmaması olduğunu söyledi.
Destekleme ödemelerinin kaldırılması nedeniyle bazı üreticilerin gübre almakta zorlandığını ifade eden Arslan, "2 lira destekleme alamayan üreticiler sezon başında gübre alamadı, bahçeye gübre atmadı." dedi.
Hava şartlarının da etkisiyle ikinci sürgünde rekoltenin düşük gerçekleştiğini kaydeden Arslan, üreticilerin bu nedenle çay toplama konusunda fazla zorlanmadığını belirtti.
Arslan, üreticilerin mümkün olduğunca çayını kendisinin toplamasının hem ekonomik hem de üretim açısından önemli olduğunu söyledi.
Üreticilerin bahçelerinde verimliliği korumak için gübreleme ve bakım çalışmalarına dikkat etmesi gerektiğini ifade eden Arslan, özellikle yabancı otlarla mücadelede kimyasal ilaç kullanımından kaçınılması çağrısında bulundu.
"OT İLACI KULLANMAYALIM"
Çay bahçelerinde ot ilacı kullanımının insan sağlığı ve toprak açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çeken Arslan, bu konuda kurallar bulunduğunu hatırlattı.
Arslan, "Bu konuda katı kurallar var. Sağlık için son derece değerli. Bunu ciddiye alalım." dedi.
Ot ilacı nedeniyle zehirlenme vakaları yaşandığını belirten Arslan, "Ot ilacından karı-koca çift ve bir gencimiz zehirlendi. Maalesef ciddi bir tedavi süreci gerektiren durum ile karşı karşıya kalındı. İnsan sağlığı açısından da kullanmak çok tehlikeli." ifadelerini kullandı.
"TOPRAĞIN CANLI ORGANİZMALARINI YOK EDİYORUZ"
Kimyasal ilaçların yalnızca insan sağlığı açısından değil, toprağın doğal yapısı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Arslan, yabancı otlarla mücadelede alternatif yöntemlerin tercih edilmesini istedi.
Arslan, "Belki ot yapmak zor gelebilir ama toprağın canlı organizmalarını kimyasal ilaç ile yok ediyoruz. Rize'nin geleceğini yok etme adına çok önemli. Bu uygulamalardan vazgeçmemiz gerekiyor." diye konuştu.
Arslan, çay tarımının sürdürülebilirliği için üreticilerin hem insan sağlığını hem de toprağın geleceğini gözeten üretim yöntemlerine yönelmesi gerektiğini vurguladı.





