Gazeteci Aytekin Kalender, “Bir Elinde Çay Makası, Aklında Beyaz Önlük” başlıklı köşe yazısında, Çamlıhemşin’in Behice köyünde yaşayan ve üniversite sınavına yeniden hazırlanan 18 yaşındaki Efe Demirkıran’ın yaşam mücadelesini anlattı.

Ardeşen Fen Lisesi’nden mezun olan Demirkıran’ın tıp fakültesini kıl payı kaçırdığını belirten Kalender, genç öğrencinin bir yandan yeniden üniversite sınavına hazırlanırken diğer yandan ailesine ait 14 dönümlük çay bahçesinde çalıştığını aktardı.

Kalender, Demirkıran’ın hedefinden vazgeçmeden hem ailesine destek olduğunu hem de doktor olma hayalini sürdürdüğünü ifade etti.

“Çare yok, toplayacağız”

Kalender yazısında, Efe Demirkıran’a çay hasadının bitip bitmediğini sorduğunu belirterek, genç öğrencinin “Çare yok, toplayacağız” yanıtını verdiğini aktardı.

Bu sözleri Karadeniz’deki çalışma hayatının özeti olarak değerlendiren Kalender, Demirkıran’ın eğitim hedefini sürdürürken ailesinin geçimine de katkı sağladığını kaydetti.

Kalender, “Burada mesele çay toplamak değil. Mesele, insanın önündeki şartlar ne olursa olsun hedefini bırakmaması. İnsanın yolu yokuş olabilir, yeter ki gözü zirvede olsun” ifadelerine yer verdi.

“Mecbur okuyup gideceğiz”

Yazısında gençlerin Rize’den göç etmesi konusuna da değinen Kalender, Efe Demirkıran’ın, “Burada yaşamak zor değil ama iş imkanı yok. Okumak şart. Mecbur okuyup gideceğiz” sözlerini öne çıkardı.

Kalender, özellikle “Mecbur okuyup gideceğiz” ifadesinin üzerinde durulması gerektiğini belirterek, gençlerin memleketlerinde kalabilmesi için yalnızca doğal güzelliklerin yeterli olmadığını savundu.

Kalender, gençlere iş, kariyer ve gelecek imkanı sunulması gerektiğini belirterek, “Gençten köyünde kalmasını istiyorsan ona sadece manzara sunamazsın. İş sunacaksın. Gelecek sunacaksın. Hayal kurabileceği bir hayat sunacaksın” dedi.

“Bir köy önce çocuk seslerini kaybeder”

Efe Demirkıran’ın çocukluk yıllarına ilişkin, “Çocukluğum dolu dolu geçti ama arkadaşlarımın çoğu göçtü” sözlerine de yer veren Kalender, kırsaldaki nüfus kaybının yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını ifade etti.

Kalender, köylerde göçün önce çocuk seslerinin azalmasıyla başladığını, ardından okulların kapanması ve evlerin boşalmasıyla devam ettiğini belirtti.

Demirkıran’ın tıp fakültesini kazanmasını temenni eden Kalender, gençlerin eğitimlerini tamamladıktan sonra memleketlerine dönebilmelerinin de bir seçenek haline gelmesi gerektiğini kaydetti.

“Yetiştirdiği insanı yeniden kendine çekebilen şehir zengindir”

Kalender, yazısının sonunda Efe Demirkıran’ın bugün çay bahçesinde çalışan ellerinin gelecekte bir hastanın nabzını tutabileceğini belirterek, gençlere yalnızca “çalışın” demenin yeterli olmadığını ifade etti.

Kalender, “Bazen insanın hayaline giden yol asfalt yoldan değil, çay bahçesinin dik patikasından geçer. Yeter ki yürümekten vazgeçmeyelim. Ve gençlere hep ‘çalışın’ demek yerine, çalıştıklarında kalabilecekleri bir memleket de bırakalım” değerlendirmesinde bulundu.

Kalender, yazısını “Gençten memleketinde kalmasını istiyorsan ona sadece manzara değil, gelecek de sunacaksın” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ