Fitoterapi Uzmanı ve Aile Hekimi Dr. Tolga Dalkıran, bitkilerle tedavi anlamına gelen fitoterapinin, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları arasında yer aldığını belirterek, bitkisel kaynaklı bazı ilaçların modern tıpta da kullanıldığını söyledi.
Türkiye’de geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının eğitim ve denetim süreçleriyle yürütüldüğünü aktaran Dalkıran, aile hekimlerine fitoterapi ve akupunktur alanlarında uygulama yetkisi verildiğini, kendisinin de Rize’de fitoterapi alanında hizmet sunduğunu kaydetti.
Bitkilerin tedavi amacıyla kullanılmasının yalnızca geleneksel yöntemlerle sınırlı olmadığını vurgulayan Dalkıran, “Tıbbın temelinde de fitoterapi var. Bugün acilde kullanılan digoksin, kalp kasıyla ilgili tedavilerde kullanılan ilaçlar ve atropin gibi ilaçların bitkisel kaynakları bulunuyor.” dedi.

Sarı kantaronun kullanımında hazırlanma yöntemi önemli
Sarı kantaronun geleneksel olarak yağ şeklinde hazırlandığını ve farklı amaçlarla kullanıldığını anlatan Dalkıran, bitkinin hangi yöntemle işlendiğinin elde edilen ürünün kullanım alanını belirlediğini ifade etti.
Bitkinin zeytinyağı gibi bir yağ içerisinde bekletilerek özünün yağa geçirilmesi işlemine maserasyon denildiğini belirten Dalkıran, şöyle konuştu:
“Zeytinyağında veya kaliteli bir yağda masere ettiğiniz zaman, bitkiyi bekletip içindeki özü o yağa geçirdiğinizde sarı kantaron yağı elde ediyorsunuz. Bunu yara iyileşmesinde kullanabiliyoruz. Eskiler buna kılıç yarası derlermiş. Askerler yaralandıkları zaman kendilerini bununla tedavi ederlermiş.”
Sarı kantaronun farklı hazırlanma biçimlerinin farklı kullanım amaçları doğurabildiğine dikkati çeken Dalkıran, bitkinin yağ formuyla doğrudan bitkiden elde edilen özlerin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Dalkıran, “Bitkinin içindeki etken maddeyi çıkarır veya bitkinin kendisini kurutup kapsül hâline getirirseniz farklı bir ürün elde edersiniz. Bitkinin yağında antidepresan özelliği yok. Bitkideki maddelerin hangi aşamalardan geçirilerek hangi ürüne dönüştürüldüğü önemli.” ifadelerini kullandı.

“Reçete yazabiliyoruz ancak karşılığı yok”
Fitoterapi hekimlerinin belirli bitkisel ürünleri reçete etme yetkisi bulunduğunu aktaran Dalkıran, reçeteye yazılan ürünlerin hazırlanması ve hastaya ulaştırılması konusunda eksiklikler yaşanabildiğini dile getirdi.
Sarı kantaron için fitoterapik reçete düzenleyebildiklerini belirten Dalkıran, şu değerlendirmede bulundu:
“Bugün sarı kantaron bitkisini reçete etme yetkimiz var ancak karşılığı olmadığı için, bir muhatap bulunmadığından orada bir boşluğa düşüyoruz. Yazılan reçetenin bir yerde hazırlanması lazım. Eczacılar eskiden yaparmış, belki bilmiyorum ama şu an bu ürünü yaptıramıyorsunuz.”
Dalkıran, bitkisel ürünlerin tedavi amacıyla kullanılabilmesi için yalnızca bitkinin kendisinin değil, hazırlanma biçiminin, etken maddelerinin ve ürünün niteliğinin de dikkate alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Muhabir: ENVER KALENDER