Rize'de uzun yıllardır kitapçılık yapan Osman Atalay, bilgi çağının insan üzerindeki etkileri, okuma alışkanlıkları ve bilgiye erişimin değişen yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Geçmişte bilgi kaynaklarının oldukça sınırlı olduğunu hatırlatan Atalay, günümüzde internet ve dijital platformlar sayesinde bilgiye ulaşmanın hiç olmadığı kadar kolay hale geldiğini belirtti. Ancak bu kolaylığın beraberinde önemli sorunları da getirdiğini ifade eden Atalay, insanların bilgiye ulaşmakta değil, doğru bilgiyi seçmekte ve onu hayatına aktarmakta zorlandığını söyledi.

"BİLGİ ÇOĞALDIKÇA DERİNLİĞİMİZ AZALIYOR"
Bilgi kaynaklarının artmasının araştırma alışkanlığını zayıflattığını dile getiren Atalay, insanların artık çok fazla seçenek karşısında karar vermekte güçlük çektiğini belirtti.
"Eskiden seçebileceğimiz üç kaynak vardı. Kaynak sayısı binlere ulaştığında bilişsel kapasitemiz buna yetmiyor. Doğal olarak araştırmayı bırakıp bir uzmana ya da otoriteye başvuruyoruz. Bilginin çoğalması güzel ancak bu bizi derinlikten uzaklaştırıyor. Bilgi var ama bilgelik yok. Genişliyoruz fakat derinleşemiyoruz." dedi.
İnsanlığın binlerce yıllık bilgi birikiminin bugün herkesin erişimine açık olduğunu vurgulayan Atalay, asıl meselenin bilgiye ulaşmak değil, doğru bilgiyi ayıklayıp onu yaşamın bir parçası haline getirebilmek olduğunu söyledi.

"Bilgi artık her yerde var. Önemli olan doğru bilgiyi seçebilmek ve onu hayatımıza aktarabilmek. Bilginin varlığından hareketle daha fazla sorgulamamız ve derinleşmemiz gerekiyor." ifadelerini kullanan Atalay, okuma kültürünün de bu süreçte en önemli araçlardan biri olduğunu sözlerine ekledi.

Muhabir: MUHİTTİN SANDIKÇI