İzmir'in Gaziemir ilçesinde uzun yıllardır çevre sorunlarıyla gündeme gelen eski kurşun fabrikası sahasında yürütülen çevresel iyileştirme çalışmaları tamamlandı. EKOVAR Çevre Grup A.Ş. tarafından 2022 yılında başlatılan çalışmaların ardından bölgedeki radyoaktif kirliliğin giderildiği açıklandı.

Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK), nihai raporlar, ölçümler, analizler ve denetim sonuçlarını değerlendirerek 22 Ekim 2026 tarihli ve 2026-45/1 sayılı kararıyla alanın kullanımına radyolojik açıdan engel bulunmadığını belirledi.

Radyoaktif kirlilik 2007 yılında tespit edilmişti

Gaziemir'deki eski kurşun fabrikası sahasında radyoaktif atıkların varlığı ilk kez 2007 yılında tespit edildi. Kamuoyunda "İzmir'in Çernobili" olarak anılmaya başlayan alan, kentin uzun süredir çözüm bekleyen çevre sorunları arasında yer aldı.

Bölgedeki iyileştirme çalışmaları, 2022 yılında kamu kurumlarıyla iş birliği içerisinde EKOVAR Çevre Grup A.Ş. tarafından başlatıldı. Dört yıl süren çalışmaların ardından radyolojik temizlik süreci tamamlandı.

Türk mühendislerin çalışmaları uluslararası alanda tanıtılacak

Gaziemir'de gerçekleştirilen çevresel iyileştirme projesinin, 9 Kasım'da Antalya'da düzenleneceği belirtilen COP31 Zirvesi kapsamında uluslararası katılımcılara örnek uygulama olarak sunulacağı bildirildi.

EKOVAR Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Özer, projenin Türk mühendisliğinin çevresel iyileştirme alanındaki teknik kapasitesini ortaya koyduğunu belirtti.

Özer, "Biz bu projede Türk mühendisliğine, bilgi birikimimize ve kendi teknik kapasitemize güvendik. Hedefimiz, son derece hassas bir alanda gerekli teknik ve güvenlik koşullarına uygun biçimde çalışarak çevresel iyileştirme sürecine katkı sunmaktı. Türk mühendisleri, atık yönetimi ve çevresel iyileştirmede küresel bir imza attı. İşte bunu şimdi dünyanın en büyük çevre zirvesinde referans olarak sunmanın gururunu yaşıyoruz." ifadelerini kullandı.

Küresel çevresel iyileştirme pazarına dikkat çekti

Dünyanın farklı bölgelerinde radyoaktif ve kimyasal kirlilik bulunan alanların iyileştirilmesinin uzmanlık ve uzun vadeli planlama gerektirdiğini belirten Özer, Türkiye'nin bu alandaki uluslararası faaliyetlerini artırabileceğini ifade etti.

Küresel çevresel iyileştirme pazarının 2033 yılında 233,6 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini kaydeden Özer, Türkiye'nin atık yönetimi ve geri dönüşüm alanındaki bilgi birikiminin hizmet ihracatına dönüştürülebileceğini söyledi.

Özer, "Türkiye'de atık yönetimi, geri dönüşüm ve çevresel hizmetler alanında önemli bir birikim var. Bu birikimi yalnızca ülkemizdeki projelerle sınırlı tutmamalıyız. Türk mühendislerinin bilgi ve deneyimini uluslararası projelere taşıyabiliriz." dedi.

Özer ayrıca şirketler, üniversiteler, araştırma kurumları ve kamu kuruluşları arasında geliştirilecek iş birlikleriyle Türkiye'nin uluslararası çevresel iyileştirme projelerinde daha fazla yer alabileceğini belirtti.

Çalışmalar kamu denetiminde yürütüldü

Gaziemir'deki radyoaktif kirliliğin giderilmesine yönelik çalışmalar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının koordinasyonunda ve Nükleer Düzenleme Kurumunun düzenleyici kontrolü altında gerçekleştirildi.

Çalışmalar sırasında ortaya çıkan radyoaktif atıkların yönetimi Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) tarafından yürütüldü.

Radyoaktif atıklar dışındaki diğer atıkların yönetimi ve topraktaki kimyasal kirliliğe ilişkin işlemler ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından gerçekleştirildi.

Nükleer Düzenleme Kurumunun alanın kullanımına ilişkin aldığı kararın yalnızca radyolojik değerlendirmeleri kapsadığı belirtildi.

Kaynak: HABER MERKEZİ