Rize’de geçmişte daha yaygın olarak yetiştirilen mısır, bugün azalan üretime rağmen bazı üreticiler tarafından geleneksel yöntemlerle yaşatılmaya devam ediyor. Mayıs ayında bahçelerin hazırlanmasıyla başlayan üretim sürecinde tamamen doğal gübreleme yöntemleri kullanılıyor.
Bahçe işleri ve kazma çalışmalarının ardından ağustos ayında süt mısırların toplanmasına başlanıyor. Üreticiler, yaklaşık 1,5 ay boyunca mısırın yanı sıra fasulye ve kabak gibi ürünleri de hasat ediyor.

MISIRIN BİR KISMI KIŞA, BİR KISMI DEĞİRMENE GİDİYOR

Toplanan taze mısırlar, pişirilerek tüketilmek ve kışlık olarak saklanmak üzere ayrılıyor. Tamamen olgunlaşan mısırlar ise kurutulduktan sonra su değirmeninde öğütülerek mısır ununa dönüştürülüyor.

Bölgede “kombala” olarak bilinen süt mısırın adı, son yıllarda düzenlenen festivaller sayesinde daha geniş kitleler tarafından da öğreniliyor.

“ESKİDEN ÇOK DAHA FAZLA MISIR VARDI”

Geleneksel üretimi sürdüren Emine Yılmaz, mısır üretiminin geçmiş yıllara göre azaldığını belirterek bahçe çalışmalarının ilkbaharda başladığını söyledi.
Yılmaz, mayıs ayında tamamen doğal gübreleme yöntemiyle bahçeleri hazırladıklarını belirterek, “Bahçe kazma işlerini yapıp ağustos ayı süt mısırın, kombalanın zamanı. Bu zamanda toplamaya başlıyoruz.” dedi.

Üretimin geçmiş yıllara göre azaldığını ifade eden Yılmaz, yaklaşık 1,5 ay daha hasat çalışmalarının devam edeceğini kaydetti.
Yılmaz, “Geçmiş yıllarda olduğu gibi çok üretemiyoruz. Üretim azaldı. Önümüzde 1,5 ay gibi bir süre daha var. Bu süre içerisinde mısır, fasulye, kabak topluyoruz.” diye konuştu.
Mısırın bölge için önemli tarım ürünlerinden biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, gençlerin üretime ilgisinin azalmasının da üretimi etkilediğini belirterek, “Eskiden çok daha fazla vardı. Giderek azalıyor. Gençler çok uğraşmıyor. Biz ancak kendimize yetecek kadar yapabiliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, yetiştirdikleri mısırları taze olarak tüketmenin yanı sıra mısır ununa dönüştürdüklerini belirterek, “Ya taze olarak ya da mısır ununa dönüştürerek kullanıyoruz.” dedi.i

Muhabir: MUHİTTİN SANDIKÇI