Rize ve Doğu Karadeniz mutfağının önemli lezzetleri arasında yer alan Laz böreği, son dönemde Yunanistan’ın tatlıyı sahiplendiği yönündeki tartışmalarla yeniden gündeme geldi.

Çayeli’nde 25 yıldır Laz böreği yapan Birol Albayrak, uzun yıllara dayanan tecrübesiyle tatlının geçmişten günümüze uzanan hikâyesini, geleneksel hazırlanış yöntemlerini ve püf noktalarını anlattı.

“ORİJİNALİ SARMA ŞEKLİNDE YAPILIR”

Laz böreğinin yöreye ait olduğunu belirten Albayrak, ürünün en önemli özelliklerinden birinin pişirme sırasında patlamaması olduğunu söyledi.

Geleneksel Laz böreğinin sarma şeklinde hazırlandığını ifade eden Albayrak, “Laz böreğinin orijinali sarma şeklindedir. Sarmakta zorlananlar ise serpme yöntemiyle yapıyor. İyi bir Laz böreğinin pişerken patlamaması gerekir. Bunun için özel püf noktaları var. Biz bu yöntemleri bulana kadar yıllarımızı verdik.” diye konuştu.

KENDİ TARİFİYLE “MİDYELAZ”I HAZIRLADI

Laz böreğinden yola çıkarak “Midyelaz” adını verdiği farklı bir ürün hazırladığını anlatan Albayrak, bu tatlının kendi tarifi olduğunu söyledi.

Albayrak, “Türkiye’de başka bir yerde bulunmayan, kendi tarifim olan ‘Midyelaz’ı geliştirdim. İçerisinde Antep fıstığı ve ceviz bulunuyor, şekli ise midyeyi andırıyor. Genellikle ramazan ayında ya da özel sipariş üzerine hazırlıyorum.” ifadelerini kullandı.

LAZ BÖREĞİNİN HİKÂYESİNİ ANLATTI

Laz böreğinin geçmişte tuzlu bir yiyecek olarak tüketildiğini dile getiren Albayrak, tatlının ortaya çıkışına ilişkin yörede anlatılan hikâyeyi şu sözlerle aktardı:

“Eskiden şeker ve şeker pancarı olmadığı için atalarımız çılbırı börek gibi tepsiye sererek fırında pişirmiş. İçerisinde çılbır olduğu için börek olarak tüketilmiş. Daha sonra şeker yaygınlaşınca tatlandırılmış ve üzerine şerbet dökülmüş. Böylece bugün bildiğimiz Laz böreği ortaya çıkmış. İsminin börek olarak kalması da geçmişteki hazırlanışından geliyor.”

“ÖLÇÜM ELİMİN AYARIDIR”

Laz böreğinin şerbeti ve muhallebisinin hazır ürün kullanılmadan yapılması gerektiğini belirten Albayrak, 25 yıllık meslek hayatında tariften çok tecrübenin önem taşıdığını vurguladı.

“Şerbetini ve muhallebisini yılların verdiği tecrübeyle hazırlıyoruz. Hazır şurup kesinlikle kullanmıyoruz. Ben tarif kullanmıyorum, benim ölçüm elimin ayarıdır. Tarifi başkasına versem bile aynı sonucu elde etmesi kolay değil. Bu iş zamanla el alışkanlığına dönüşüyor.” dedi.

YUNANİSTAN’IN SAHİPLENMESİNE TEPKİ

Yunanistan’ın Laz böreğini sahiplendiği yönündeki tartışmaları değerlendiren Albayrak, tatlının Doğu Karadeniz ve Hemşin kültürüne ait olduğunu söyledi.

Albayrak, “Yunanistan’ın Laz böreğiyle bir alakası yok. Bu ürün Doğu Karadeniz’e, özellikle Hemşin bölgesine aittir. Ancak biz bu lezzete yeterince sahip çıkamadık. Yaşananların bir nedeni de budur.” ifadelerini kullandı.

Yunan şeflere meydan okuyan Albayrak, “Bu ürünü benden daha iyi hazırlayan biri varsa yanında bir yıl ücretsiz çalışırım. Yunan şeflerin Laz böreğinin içini bizim hazırladığımız şekilde doldurması mümkün değil. Büyük ihtimalle kulaktan dolma bilgilerle bir şeyler yapıyorlar.” diye konuştu.

“LAZ BÖREĞİ ÇAYELİ’NİN İNCİSİDİR”

Laz böreğinin Rize ve Çayeli açısından önemli bir kültürel değer olduğunu vurgulayan Albayrak, “Laz böreği Rize’nin, Doğu Karadeniz’in ve esas olarak Çayeli’nin incisidir. Bu lezzete daha fazla sahip çıkmamız gerekiyor.” dedi.

Muhabir: MUHİTTİN SANDIKÇI