“Onlar da insandı, biz de insanız” başlıklı yazısında Kalender, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği bir köy ziyaretinde 85 yaşındaki Meryem isimli bir vatandaşla yaptığı sohbetten yola çıktı.
Meryem ablanın geçmişte yaşanan yoksullukları, bir mısır tanesinin dahi büyük değer taşıdığı dönemleri ve insanların açlıkla mücadelesini anlattığını aktaran Kalender, sohbet sırasında duyduğu “Onlar da insandı, biz de insanız” sözünün kendisinde bıraktığı etkiye dikkat çekti.
Kalender, geçmişte yokluk içerisinde yaşayan insanların şükür, kanaat ve paylaşma duygusuyla hayatlarını sürdürdüğünü belirterek, günümüzde maddi imkânların artmasına rağmen bu değerlerin giderek zayıfladığına işaret etti.
Yazısında, “Eskiden ekmek azdı, sofradaki muhabbet çoktu. Şimdi çeşit çok, yüzler telefona dönük” ifadelerini kullanan Kalender, insanın yoksulluğunun yalnızca maddi imkânlarla ölçülemeyeceğini vurguladı.
1933’te Rize-Erzurum yolu için omuz omuza çalıştılar
Kalender, yazısının bir bölümünde 1933 yılında Rize-Erzurum yolunun yapımında çalışan Rizelileri de gündeme taşıdı.
Rizelilerin Hükümet Meydanı’ndan mızıka eşliğinde yol çalışmalarına katılmak üzere geçtiğini hatırlatan Kalender, dönemin imkânsızlıklarına rağmen vatandaşların kazma ve küreklerle ortak bir amaç doğrultusunda bir araya geldiğini ifade etti.
Kalender, bugünün şehir yaşamı ile geçmişteki dayanışma kültürü arasında bağlantı kurarak, “Biz bugün hangi meselede böyle yan yana yürüyebiliyoruz?” sorusunu yöneltti.
Yazıda, “Yolu kazma açar, şehri dayanışma büyütür” ifadesine yer verildi.
Kaçkarlar’daki erken kar yağışını değerlendirdi
Kalender, Kaçkar Dağları’nın eylül ayında karla kaplanmasını da köşesine taşıdı.
Kar, sis ve güneşin aynı anda görülebildiği Rize coğrafyasına dikkat çeken Kalender, doğanın insan takvimine göre hareket etmediğini belirterek, erken kar yağışının hem görsel güzellik hem de tedbir açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Düğün çiçeklerinin Yeşilay’a bağışlanmasına dikkat çekti
Kalender’in yazısında yer verdiği bir diğer konu ise Şeyma Temiz ve Oğuzhan Avcı çiftinin düğünlerinde kendilerine gönderilen çiçekleri Yeşilay’a bağışlaması oldu.
Çiftin davranışını toplumsal faydaya yönelik örnek bir girişim olarak değerlendiren Kalender, düğünlerdeki hediyelerin farklı sosyal amaçlarla değerlendirilebileceğine dikkat çekti.
Kalender, bu bölümde “İyiliğe verilen çiçek solmaz” ifadelerini kullandı.
Yazısının sonunda geçmişten bugüne değişen şartlara rağmen insanı değerli kılan temel unsurların değişmediğini vurgulayan Kalender, “Şükretmek, omuz vermek ve paylaşmak” mesajıyla köşe yazısını tamamladı.





