Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Rize’de yaptığı özel açıklamada, Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili soruşturmanın son operasyon aşamasını değerlendirdi.
Soruşturma kapsamında yürütülen sürecin hassasiyetle ele alınması gerektiğini belirten Ağıralioğlu, davanın birinci derecede muhatabının Yazıcıoğlu ailesi olduğunu söyledi.
Ağıralioğlu, “Birinci derecede ailenin konuşması gerekir. İkinci derecede dava arkadaşları, yol arkadaşlarının konuşması gerekir. Biz şimdi bu mevzuda nezaketsizlik etmemeliyiz, hukuku ihlal etmemeliyiz. İnşallah çözülür.” ifadelerini kullandı.
Muhsin Yazıcıoğlu’nun Türk milletinin ortak değerlerinden biri olduğunu belirten Ağıralioğlu, “Her evden bir oy alamasa da her evden hissesine bir Fatiha düşmüş, memleketin övündüğü bir evladıdır Muhsin Yazıcıoğlu.” dedi.
“Milletin Vicdanında Kapanmamış Bir Yara Var”
Kamuoyunda Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünün bir suikast olduğu yönünde güçlü bir kanaat bulunduğunu ifade eden Ağıralioğlu, bu durumun devlet ve millet açısından kapanmamış bir yara olduğunu söyledi.
Ağıralioğlu, “Kamuoyunda, milletin sinesinde Muhsin Yazıcıoğlu’na suikast edildiğine dair hakim bir duygu vardır. Bu duygu, devletin de milletin de aslında bu mevzuda kapanmamış yarasıdır. İnşallah buradan hayırlı bir sonuç çıkar, milletin vicdanı teskin olur.” diye konuştu.
Sürecin siyasi bir güç mücadelesine dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan Ağıralioğlu, “Bunun üzerinden böyle bilek güreşi yapılmasına sebep olmamak lazımdır.” ifadelerini kullandı.
17 Yıllık Gecikme İddiası
Soruşturmanın 17 yıl sonra yeniden gündeme gelmesinin de ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ağıralioğlu, geçmişte neden gerekli adımların atılmadığının araştırılması gerektiğini söyledi.
Ağıralioğlu, “Gecikmenin bedeli çok ağırdır. 17 sene sonra bu soruşturmalar, bu ihlaller ve bu ihmaller şimdi konuşuluyorsa geçmişte niçin sorulamadığının da hesabı bu işin içine katılmalıdır. Eskiden ne oldu? Bakanımızdan evvel diğer bakanlar niçin yapmadılar? Daha önce görevi kötüye mi kullandılar, ihmal mi ettiler? Onun da aslında hesabı bu hassasiyetin içindedir.” dedi.
“Sonuna Kadar Gidilmelidir”
Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterindeki ELT cihazına ilişkin geçmişte gündeme gelen iddialara da değinen Ağıralioğlu, soruşturmanın tüm yönleriyle yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Ağıralioğlu, “17 senedir bu konuda bas bas bağırıldı. O helikopterden ELT cihazını söken kişi, Tayyip Erdoğan’a suikastçıların içinde yakalandı. Helikopter cihazının hafıza kartını sökerken görüntüleri var. ‘Hatıra olsun diye aldım.’ dedi. Mahkemede ‘Nerede?’ diye sordular, ‘Kaybettim.’ dedi.” ifadelerini kullandı.
Bu iddialara rağmen geçmişte gerekli hassasiyetin gösterilmediğini savunan Ağıralioğlu, “Şimdi gidilirse ben sonuçlarını çok merak ediyorum. Sonuna kadar gidilmelidir.” dedi.
“Siyasi Polemik Sürece Zarar Verir”
Soruşturma sürecinin siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğini vurgulayan Ağıralioğlu, devletin soruşturmayı hassasiyetle yürütmesi gerektiğini belirtti.
Ağıralioğlu, “Süreci siyasi bir münakaşa alanına dönüştürmemek lazım. Süreç hassasiyetle yürütülmelidir. Kolluk kuvvetlerimiz, güvenlik güçlerimiz ve devlet bu sürece nezaret ediyorsa daha çok ilk el muhataplar konuşmalıdır. Aile konuşmalıdır.” diye konuştu.
Siyasi tartışmaların soruşturmanın özüne zarar verebileceğini belirten Ağıralioğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Öbür türlü siyasi münakaşa davaya da zarar veriyor, suikast sürecine de zarar veriyor. Bu süreçle ilgili çalışma alanını kirletiyor. Dolayısıyla sakin olmak lazım. Devlet eğer hassasiyet gösterip bu mevzuda ciddiyse sonuna kadar gitmesini sağlamak lazım. Münakaşa alanını kapatmak lazım. Orada ucuz polemiklere, siyasi tartışmalara ve ucuz sataşmalara dönüldü mü mevzu kirlenebilir.”
VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ





