Kalkandere Şoförler Odası Başkanı Murat Yetimoğlu’nun açıklaması şöyle: “TŞOF seçimleri sırasında Mehmet Yiğiner ile yaptığımız görüşme ve ikram ettiğimiz bir çay üzerinden başlayan tartışmalar, bugün temsil anlayışını ve tutarlılığı sorgulamamızı gerektiren bir noktaya gelmiştir.
ODA BAŞKANLARI KİMSENİN EMİR ERİ DEĞİLDİR
Başkan Yetimoğlu; TŞOF seçimleri sürecinde başkan adayı Mehmet Yiğiner, Rize’deki oda başkanlarıyla görüşmek istedi. RESOB Başkanı Güven Aksoy ise bu görüşmelere karşı bir tutum sergiledi. Biz, Adem Tornacı ile birlikte, adayların kendilerini anlatmasının ve oda başkanlarının onları dinlemesinin doğal olduğunu düşünerek Yiğiner’i ağırladık. Kendisiyle görüştük, çayımızı ikram ettik ve misafirimizi uğurladık. Bu görüşmenin ardından şahsımı hedef alan bir paylaşım yapılmasını ve görüşmeye katılanlara yönelik ‘omurgasız’ ifadesinin kullanılmasını kabul etmiyor en ağı şekilde de cevabını o gün verdim.”
Başkan Yetimoğlu; “Bizler esnafın özgür iradesiyle seçilmiş oda başkanlarıyız. Kiminle görüşeceğimize, hangi adayı dinleyeceğimize bir başkasının talimatıyla karar vermeyiz. Hiçbir oda başkanı, bir başka başkanın emir eri değildir. Güven Aksoy’a soruyorum: Bir adayı dinlemek, kendisiyle görüşmek ve çay ikram etmek ne zamandan beri suç oldu? Farklı bir tercihte bulunmak, insanları hedef göstermek için gerekçe olabilir mi?” dedi.
DÜN ELEŞTİRDİĞİNİZ GÖRÜŞME BUGÜN NEDEN DEĞİŞTİ?
O gün TŞOF seçimlerini Mehmet Yiğiner’in açık arayla, üyelerin oyuyla demokratik ortamda kazandığını belirten Yetimoğlu, “Daha sonra TESK yönetimine aday olduğu süreçte, Güven Aksoy’un da Yiğiner’in listesinde yer almak istediği yönünde duyumlar aldık. Bu konunun açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Sayın Aksoy, böyle bir girişiminiz oldu mu? Olduysa, dün kendisiyle görüştüğümüz için bizi eleştirdiğiniz kişinin bugün listesinde yer almak istemenizi nasıl açıklıyorsunuz? Esnaf temsilciliğinde esas olan kişisel hesaplar değil, ilkeler ve tutarlılıktır. Dün söylenen sözler, bugün ortaya çıkan tercihlerle birlikte değerlendirilir. Kamuoyu da bu sorulara açık bir cevap bekler” diye konuştu.
GAZETECİLERİ HEDEF ALMAK CEVAP DEĞİLDİR
Yetimoğlu: “Ankara’daki yönetim görevinizin sona ermesinin haberleştirilmesine tepki göstermek yerine, bu gelişmeyi kamuoyuna açıklamanız gerekir. Bir kişinin göreve gelmesi nasıl haberse, görevden ayrılması da haberdir. Gazetecilerin görevi makam sahiplerini memnun etmek değildir. Eleştiri ve haberler karşısında gazetecileri hedef alan bir yaklaşımı doğru bulmuyorum. Gazetecilerle uğraşmak yerine esnafın sorunlarına ve size yöneltilen sorulara cevap vermelisiniz” ifadelerine yer verdi.
ESNAFIN AİDATININ KARŞILIĞI NE OLDU?
Yetimoğlu; “Rize esnafı yıllardır aidat ödüyor. Bu nedenle temsil makamlarında bulunan herkesin, yürüttüğü görevlerin esnafa ne kazandırdığını açıklama sorumluluğu vardır.
Sayın Aksoy’a soruyorum: Yıllar boyunca kaç ihtiyaç sahibi esnafa doğrudan destek sağladınız? Kaç esnaf çocuğuna burs verilmesine katkı sundunuz? Sel ve heyelanlarda mağdur olan esnaf için hangi somut çalışmaları yürüttünüz? Ankara’daki yönetim göreviniz aracılığıyla Rize esnafına hangi kazanımları sağladınız? Ayrıca kamuoyunda dile getirilen altı ayrı görev ve üç makam aracı iddialarına ilişkin açıklama yapacak mısınız? Yürüttüğünüz görevleri, bu görevlerden elde ettiğiniz huzur hakkı ve diğer ödemeleri, araç tahsislerini ve temsil giderlerini kamuoyuyla paylaşmaya hazır mısınız? Bu soruların cevabı kişisel tartışmalarda değil, belgelerde ve faaliyet hesaplarında olmalıdır.”
MESELEMİZ KOLTUK DEĞİL, ESNAFIN HAKKIDIR
Yetimoğlu: “Bizim meselemiz kimin hangi koltukta oturduğu değil, o koltuğun esnafa ne kazandırdığıdır. Eleştirilerimize öfkeyle değil, yapılan çalışmalarla ve açıklanabilir hesaplarla cevap verilmesini bekliyoruz. Koltuklar gelip geçer, görevler değişir, seçimler kazanılır ve kaybedilir. Ancak temsil sorumluluğu ve esnafa hesap verme yükümlülüğü değişmez. Rize esnafı kimsenin kişisel hesaplarının basamağı değildir. Bu makamlar kimsenin tapulu malı değildir; esnafın emanetidir. Esnafın aidatıyla ayakta duran her kurum, esnafa hesap vermek zorundadır. Biz de esnafımızın hakkını savunmaya ve sorularımızı sormaya devam edeceğiz.”





