Rize’de yılın ilk 9 aylık bölümünde ihracat yüzde 5 azalırken, kentin önemli ihracat kalemleri arasında yer alan madencilikte değişim yaşandı.
İhracattaki azalmanın, cevher kaybından değil, bakırın Türkiye’de işlenerek daha yüksek katma değerli ürüne dönüştürülmesinden kaynaklandığı belirtildi.
Geçmişte Çayeli’nde çıkarılan bakırın konsantre halde yurt dışına gönderilmesinin ardından Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu Nihai bakır ürününü ithal ettiği sistem yerine, bakır konsantresinin Türkiye’de işlenerek yüzde 99,99 saflıkta katot bakıra dönüştürüldüğü üretim modeline geçildi.
Daha önce ihraç edilen bakır konsantresinin artık Türkiye’de işlenmesi nedeniyle ihracat rakamlarında belli oranda azalma yaşandığı görüldü.
Çayeli Bakır İşletmeleri Genel Müdürü Ali Can, ihracat rakamlarındaki değişime ilişkin rizedeyiz.com’a değerlendirmelerde bulundu.

Can, Çayeli Bakır olarak yıllardır Rize’nin en büyük ihracatçılarından biri olduklarını belirterek, şirketin Cengiz Holding bünyesine katılmasıyla birlikte üretimin daha da katma değerli hale geldiğini ifade etti.
Can, “Geçtiğimiz yıllarda ürettiğimiz bakır konsantresinin tamamını ihraç ediyorduk. Artık ürettiğimiz konsantre bakır, Eti Bakır’ın Samsun’da bulunan İzabe ve Elektroliz Tesisi’nde %99,99 saflıkta katot bakır haline geliyor. Dolayısıyla Rizeli bir şirket olarak artık uç üretim üretebilen büyük bir sistemin önemli bir parçası olduğumuzu söyleyebilirim. Yani ihracatımızda meydana gelen düşüş aslında Türkiye’nin cari açığının kapanmasına katkı bulunacak bir itici güce dönüştü.” dedi.
Türkiye’nin bakır metalinde ciddi ölçüde ithalata bağımlı olduğuna dikkati çeken Can, “Bu ithalatın cari açığımıza da önemli bir etkisi var. Kendi kaynaklarımızdan çıkardığımız bakırı yarı mamul olarak ihraç etmek yerine, Türkiye’de işleyip daha yüksek katma değerli bir ürüne dönüştürmek ülke ekonomisi açısından çok daha kıymetli. Ülkemizin cari açığının kapanmasına destek olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.” diye konuştu.

"Üretim rakamlarımızda herhangi bir düşüş yok"
Rize’nin ihracatındaki düşüşün kayıp olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Can, Çayeli Bakır’dan kaynaklanan ihracattaki azalmanın üretim kaybı anlamına gelmediğini belirtti.
Can, “Çayeli Bakır’dan kaynaklanan ihracattaki düşüş bölümünü bir üretim kaybı olarak görmemek gerekiyor. Üretim rakamlarımızda herhangi bir düşüş yok, bütün gücümüzle üretime devam ediyoruz. Değişen tek şey, ürünümüzün nerede ve ne ölçüde işlendiği. İhracat rakamı azalırken, Türkiye’de yaratılan katma değeri artırıyoruz ve bakır metalindeki ithalatın azaltılmasına katkı sağlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Çayeli Bakır açısından meselenin yalnızca ihracat miktarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Can, şunları kaydetti:
“Asıl mesele, Çayeli’nin yer altı zenginliğini ülkemizde mümkün olan en yüksek katma değere dönüştürebilmek. Cengiz Holding’in entegre üretim sistemi sayesinde bunu sağlayabildiğimiz için mutluyuz.”

Muhabir: MUHİTTİN SANDIKÇI