Karadeniz’in zorlu coğrafi şartlarının bölgenin yemek kültürünü de şekillendirdiğini belirten Okumuşoğlu, özellikle Hemşin yöresinde yaşayan insanların geçmişte ağır çalışma koşulları nedeniyle uzun süre tok tutan ve enerji veren yiyecekleri tercih ettiğini söyledi.
Okumuşoğlu, muhlamanın da bu ihtiyaçtan doğduğunu ifade ederek, “Hemşin yöresi dağlık ve sarp olduğu için çalışma koşulları çok zordu. İnsanların çalışma noktaları da evlerinden oldukça uzaktaydı. Sabah yedikleri muhlamanın kendilerine akşama kadar enerji vermesini ve tok tutmasını istiyorlardı.” dedi.
“İSMİ DE BURADAN GELİYOR”
Muhlamanın isminin de bölgedeki çalışma kültürüyle bağlantılı olduğunu ifade eden Okumuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“İsmi de oradan geliyor. Mıhlama; ‘mıh gibi ol, çivi gibi ol, akşama kadar çalış’ anlamında kullanılıyor.”
Okumuşoğlu’nun anlatımına göre muhlama, yalnızca Karadeniz mutfağının önemli bir lezzeti değil, aynı zamanda bölge insanının zorlu doğa koşullarındaki çalışma hayatının ve beslenme alışkanlıklarının da bir yansıması olarak öne çıkıyor.





