Mine Ataman, rizedeyiz.com’a yaptığı açıklamada, iklim değişikliğinin çay tarımının tamamen sona ermesine yol açacağı yönündeki değerlendirmelerin aksine, değişen iklim koşullarının çay üretiminin daha yüksek kesimlere yayılmasına ve sezonun uzamasına imkan sağlayabileceğini söyledi.
İklim değişikliğinin çay tarımına etkileri konusunda yapılan çalışmaların, üretimin geleceğine ilişkin farklı bir tablo ortaya koyduğunu belirten Ataman, güneşlenme sürelerinin artması ve iklimin daha ılıman hale gelmesiyle daha yüksek rakımlarda dahi çay tarımının yapılabileceğini ifade etti.
Ataman, iklim koşullarındaki değişimin uygun şekilde değerlendirilmesi halinde dördüncü sürgünün alınmasının da daha kolay hale gelebileceğini kaydetti.
Ancak üretimdeki artışın beraberinde bazı riskler getirebileceğine dikkati çeken Ataman, özellikle nem oranındaki yükseliş, rüzgar ve tarımsal ekosistemde meydana gelen değişimlerin çayın kalitesini etkileyebileceğini dile getirdi.
“Çayın tadında küçük kırılmalar olabilir”
İklim değişikliğinin yalnızca üretim miktarı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Ataman, çayın aroma ve lezzetinin de değişebileceğini belirterek şöyle konuştu:
“Kötü haber şu; yükselen nem oranları, rüzgar, buradaki tarımdaki ekosistemin birtakım iklim değişikliğinden etkilenmesi sebebiyle çayın tadı bir miktar bozulabilir. O eski bildiğimiz, tavşan kanı çayımızın tadında minik minik kırılmalar olabilir. Her zaman alışık olduğumuz tadı bundan sonra iklim sebebiyle bulamayabiliriz. Ağzımızın tadı da çay keyfimiz de bu anlamda kaçabilir.”
“Toprağı iyileştirmemiz gerekiyor”
Ataman, iklim değişikliğine karşı çay tarımında rejeneratif tarım uygulamalarının önemine de işaret etti.
Dünyada tarım topraklarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Ataman, sağlıklı toprağın sürdürülebilir üretimin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Rize'nin yalnızca yüksek yağış alan bir bölge olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Ataman, bölgedeki toprak yapısının da dikkate alınması gerektiğini ifade ederek şunları kaydetti:
“Bütün dünya şu anda toprağı iyileştiriyor. Çünkü toprak hastayken üzerinde ne çay büyüyor ne çorba büyüyor. O yüzden de biz zannediyoruz ki Rize'de yağmur var, mevsimleri çok yerinde, iklimi çok rahat. Aksine Rize'nin toprakları çok da verimli değil.”
Ataman, Rize'deki toprak tabakasının bazı bölgelerde sığ olduğunu ve bunun da üretim açısından dikkate alınması gerektiğini dile getirdi.
“Çayın sağlık ve besin değeri de korunmalı”
Toprağın iyileştirilmesinin yalnızca verim açısından değil, çayın lezzeti, sağlık değeri ve besin içeriğinin korunması açısından da önemli olduğunu vurgulayan Ataman, değişen iklim koşullarında çay tarımının sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Ataman, “Toprağı iyileştirmemiz gerekiyor ki değişen iklim koşullarında da çayımızın tadı yerinde kalabilsin. Çayın sadece tadı değil, sağlık değeri de, besin değeri de aslında eskisi gibi güçlü olabilsin.” ifadelerini kullandı.





