Rizeli tulum sanatçısı Mustafa Gökay Ferah, 2003 yılından bu yana sürdürdüğü müzik çalışmalarında tulumu dünyanın farklı ülkelerine taşıyarak Karadeniz kültürünün uluslararası alanda tanıtılmasına katkı sağlıyor.
Rizeli tulum sanatçısı ve müzik eğitmeni Mustafa Gökay Ferah, müzik kariyeri, yurt dışı konserleri ve eserleri hakkında açıklamalarda bulundu.
Müziğe ve müzik eğitmenliğine genç yaşlarda başladığını belirten Ferah, 2003'lü yıllardan itibaren profesyonel çalışmalar yürüttüğünü ve bu dönemde yurt dışında da konserler verdiğini söyledi.

"Kültürümüzü dünyaya tanıtmaya çalışıyoruz"

Tulumun ve Karadeniz müziğinin uluslararası alanda tanıtılması için çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade eden Ferah, "Çok erken başladım müziğe de müzik eğitmenliğine de. Yaklaşık 2003 yıllarında bu alana girdim. O dönemde yurt dışı konserlerim bile oldu. Dünyanın birçok yerine tulumumuzla, sesimizle gidip kültürümüzü en doğru ve en güzel şekilde sevdirmeye, yaymaya çalışıyoruz." dedi.
İngiltere'nin başkenti Londra'da gerçekleştirilen bir etkinliğe de değinen Ferah, organizasyonun büyük ilgi gördüğünü belirterek, "Londra'da çok ses getiren ve çok güçlü bir etkinlik oldu." ifadelerini kullandı.

"Türkiye'de tulum adıyla ilk kadroyu oluşturan kişiyim"

Tulumun kurumsal alanda temsil edilmesine yönelik çalışmalarından da söz eden Ferah, "Türkiye'de tulum adıyla ilk kadroyu oluşturan ve bunun temsilini yapan kişiyim." diye konuştu.
Ferah, çok büyük değer verdiği ve örnek aldığı Emin Yağcı’nın kadrosunun başka bir bölümde olduğu ancak tulumcu olarak hizmet verdiğini, bu nedenle resmi kadronun ilk kez kendisine tahsis edildiğini de sözlerine ekledi.
"Duman Aldı Dağlar bir sevdalık türküsü"
Müzik çalışmalarında kendi bestelerine de yer veren Ferah, "Duman Aldı Dağlar" adlı eserinin ortaya çıkış hikâyesini anlattı.
Eserin kişisel duygularından dolayı evlenmeden önce eşine yazılmış olduğunu belirten Ferah, "'Duman Aldı Dağlar' bir sevdalık türküsü. Sevdalığıma yazdığım bir türküydü. O “zamanın kavuşamama ve zorluklarını anlatan bir eser.” dedi.

Muhabir: MUHİTTİN SANDIKÇI