RİZE’DE BAŞLAYAN TARTIŞMA TÜRKİYE’YE YAYILDI
Rize’de yaklaşık 35 yıldır esnaf teşkilatlarında çeşitli görevlerde bulunan Güven Aksoy’un aynı anda farklı kurumlarda üstlendiği başkanlık ve yönetim görevleri, kullanılan makam araçları ve bu yapıların esnafa maliyeti kamuoyunda tartışmaya açılmıştı.
Yapılan yayınlarda Aksoy’un Rize’de dört farklı başkanlık görevinin yanı sıra Ankara merkezli iki farklı görevde daha yer aldığı, böylece toplam altı farklı yönetim pozisyonunda bulunduğu gündeme getirildi.
Ayrıca esnaf kuruluşlarının makam araçları, yönetim giderleri, harcırah, seyahat ve diğer kalemlerle birlikte esnafa aylık yaklaşık 600 bin liranın üzerinde maliyet oluşturduğu yönündeki hesaplamalar kamuoyuyla paylaşıldı.
Tartışmanın ardından Türkiye’nin farklı illerinden benzer örneklerin paylaşılması dikkat çekti.
51 YILLIK BAŞKANLAR, BABADAN OĞULA DEVAM EDEN YÖNETİMLER
Rize’deki haberlerin ardından farklı şehirlerden gazeteciler, esnaflar ve oda üyeleri de kendi bölgelerindeki oda yönetimlerini sorgulamaya başladı.
Bazı kentlerde 40-50 yılı bulan başkanlık sürelerinden söz edilirken, 51 yıldır görev yapan oda başkanları ile yönetimin aynı aile içerisinde babadan oğula devam ettiği ileri sürülen örnekler de gündeme taşındı.
Böylece Rize’de başlayan “Esnaf odaları ne iş yapar?” tartışması kısa sürede Türkiye’nin farklı noktalarında yankı buldu.
SALİH KARAKUZU: “AİDAT ALMAKTAN BAŞKA NE KATKILARI VAR?”
Tartışmaya RadyoTürk Genel Yayın Yönetmeni Salih Karakuzu da katıldı.
Esnaf, ticaret ve meslek odalarının mevcut yapısını eleştiren Karakuzu, bu kuruluşların üyelerinden aidat toplamak ve çeşitli belgeler düzenlemek dışında esnafa ne kadar katkı sağladığının sorgulanması gerektiğini söyledi.
Karakuzu, “Bu kurumların aidat almak ve faaliyet belgesi vermek dışında bize nasıl bir katkısı var? Dönem içerisinde telefon edip ya da ziyaret ederek hangi derdimizi dinlediler?” ifadelerini kullandı.
“YA KAPATILSINLAR YA DA DEVLET MÜDÜR ATASIN”
Oda seçimlerinin esnaf arasında ayrışmaya ve mücadeleye dönüştüğünü savunan Karakuzu, mevcut sistemin değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
Karakuzu, görüşünü şu sözlerle dile getirdi:
“Bence odalar ya kapatılmalı ya da devlet tarafından bir memur atanmalı. Odalar aidat toplayan ve evrak veren bir yapı değil mi? O zaman esnaflar neden ‘Sen seçileceksin, ben seçileceğim’ diye birbirine düşüyor? Kapatılmayacaksa buraya devlet tarafından bir müdür atansın.”
Karakuzu, vergi daireleri ve diğer kamu kurumlarında olduğu gibi odaların yönetiminde de farklı bir model oluşturulabileceğini savundu.
“BİR KEZ GELEN BAŞKANI DEĞİŞTİRMEK KOLAY OLMUYOR”
Esnaf ve meslek kuruluşlarındaki uzun süreli başkanlıklara da dikkat çeken Karakuzu, mevcut seçim sisteminin görevde bulunan yöneticilere önemli avantaj sağladığını ileri sürdü.
Karakuzu, “Türkiye’de bir sendika başkanı seçiliyor, 40 yıl sendikanın başında kalıyor. Bir oda başkanı seçiliyor, üç dönem, beş dönem görev yapıyor. Bir kez gelen başkanı değiştirmeniz kolay olmuyor. Sistem bu şekilde kurgulanmış” dedi.
Görevdeki yöneticilerin teşkilatı tanıması, üye yapısına hakim olması ve yıllar içerisinde oluşan çevreleri nedeniyle yeni adaylara karşı avantaj elde ettiğini savunan Karakuzu, bu nedenle yönetimlerde değişimin giderek zorlaştığını ifade etti.
RİZE’DE SEÇİM SİSTEMİ DE TARTIŞILIYOR
Rize’de Güven Aksoy üzerinden yürüyen tartışmaların önemli başlıklarından biri de oda seçimlerinin yapılış şekli oldu.
Geçmiş seçim süreçlerinde bazı üyelerin aidatlarının ödenmesi yoluyla seçime katılımlarının sağlandığı ve mevcut yönetimin seçim sistemindeki avantajları kendi lehine kullandığı yönündeki iddialar kamuoyuna yansımıştı.
Bu iddialar, oda seçimlerinde mevcut başkanların sahip olduğu imkanlarla yeni adaylar arasında eşit bir yarış olup olmadığı tartışmasını da beraberinde getirdi.
“SEÇİMLER KUTUPLAŞMAYA NEDEN OLUYOR”
Salih Karakuzu ise oda seçimlerinin yalnızca yönetici belirleme süreci olmaktan çıkarak esnaf arasında ayrışmaya neden olduğunu savundu.
Karakuzu, “Bu yapıların toplum içerisinde birbirimize karşı kutuplaşmamızı sağladığını düşünüyorum. İnsanlar A, B veya C adayı diye ayrılıyor ve birbirleriyle tartışıyor” ifadelerini kullandı.
Meslek kuruluşlarının asıl görevinin üyelerini bir araya getirmek, sorunlarını çözmek ve meslek gruplarını güçlendirmek olması gerektiğini belirten Karakuzu, mevcut yapının yeniden tartışılması gerektiğini dile getirdi.
ESNAFIN CEBİNDEN ÇIKAN PARA, ESNAFA NE KADAR DÖNÜYOR?
Rize’de başlayan tartışmanın merkezinde ise değişmeyen bir soru bulunuyor:
Esnafın ödediği aidatlar karşılığında esnafa ne sunuluyor?
Odalarda kaç kişi görev yapıyor?
Başkan ve yöneticilerin toplam maliyeti ne kadar?
Kaç makam aracı kullanılıyor?
Seyahat, konaklama, harcırah ve temsil giderleri ne kadar?
Son 5 veya 10 yılda esnaf için kaç somut proje hayata geçirildi?
Esnafın ekonomik sorunlarına hangi çözümler üretildi?
Rize’de sorulmaya başlanan bu soruların benzerlerinin Türkiye’nin farklı şehirlerinden yükselmesi, oda ve meslek kuruluşlarının yönetim yapısının önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılacağının işareti olarak görülüyor.
RİZE’DEN YÜKSELEN SORU ARTIK TÜRKİYE’NİN SORUSU
Bir kentte başlayan tartışma bugün farklı şehirlerden gelen örneklerle büyüyor.
35 yıllık başkanlıklar, 40 yılı aşan görev süreleri, 51 yıldır koltuğunu koruyan yöneticiler, aile içerisinde devam ettiği öne sürülen yönetimler, makam araçları ve aidat gelirleri aynı tartışmanın farklı parçaları haline geldi.
Rize’de başlayan soru ise artık çok daha geniş bir kesim tarafından soruluyor:
Esnaf odaları ne iş yapar ve esnaf ödediği aidatın karşılığında ne alır?





