Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Rize Şube Başkanı Muhammet Pertek, “Çay Tarımının Geleceği, Sektörel Sorunlar ve Üretici Beklentileri” başlıklı raporla ilgili açıklamalarda bulundu. Pertek, çayın Doğu Karadeniz’in sosyal, ekonomik ve kültürel yapısının temelini oluşturduğunu vurgulayarak, sektörün son yıllarda ciddi risklerle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
“Çay yalnızca ekonomik bir ürün değil, bölgesel kalkınmanın temelidir”
Pertek açıklamasında, yüz binlerce üreticinin doğrudan geçim kaynağı olan çayın milyonlarca insanı da dolaylı şekilde etkilediğine dikkat çekti. Çayın stratejik bir tarımsal ürün olduğunun altını çizen Pertek, artan üretim maliyetleri, plansız uygulamalar, mevzuat eksiklikleri ve bilgi kirliliğinin çay tarımını sürdürülebilirlik açısından zorladığını belirtti.
Yerli çay için kamu spotu önerisi
Yerli çayın doğru tanıtımı ve bilinçli tüketimi konusunda eksikler olduğunu dile getiren Pertek, katkısız yapısı ve sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin yeterince anlatılamadığını söyledi. Bu kapsamda, yerli çayın sağlık, kalite ve kültürel değerini vurgulayan, doğru demleme yöntemlerini bilimsel temellerle anlatan ulusal çapta kamu spotlarının hazırlanması gerektiğini ifade etti.
“İhtisas üniversitesi sektöre yön vermeli”
Bölgede çay alanında ihtisaslaşmış üniversitenin daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini kaydeden Pertek, üniversitelerin yalnızca eğitim veren değil, aynı zamanda sektöre yol gösteren bir yapıya kavuşmasının önemine değindi. Çay tarımı, toprak sağlığı, bitki besleme, iklim değişikliğinin etkileri ve işleme teknolojileri gibi alanlarda bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Çay Kanunu çağrısı: “Ertelenemez bir ihtiyaç”
Çay sektöründeki en temel sorunlardan birinin bağlayıcı bir yasal çerçevenin bulunmaması olduğunu belirten Pertek, kapsamlı bir Çay Kanunu’nun artık zorunlu hale geldiğini söyledi. Çay Kanunu ile üretici haklarının güvence altına alınması, fiyat istikrarının sağlanması, kalite standartlarının netleştirilmesi, kayıt dışılığın önlenmesi ve sürdürülebilir üretimin yasal zemine oturtulması gerektiğini dile getirdi.
Modern tarım teknikleri ve bilimsel uygulamalar öne çıktı
Çayda verim ve kalite artışının ancak bilimsel temelli uygulamalarla mümkün olacağını belirten Pertek, budama, çapalama ve ot mücadelesinin planlı şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Toprak analizine dayalı gübrelemenin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Pertek, rastgele ve aşırı gübre kullanımının hem kaliteyi düşürdüğünü hem de toprağı yıprattığını belirtti. Ayrıca kimyasal girdilere bağımlılığı azaltacak biyolojik mücadele yöntemlerinin desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
Üreticiye şartlı ve denetlenebilir destek önerisi
Çay tarımının emek yoğun bir üretim alanı olduğuna dikkat çeken Pertek, artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin ciddi yük altında kaldığını söyledi. Budama, bakım, biyolojik mücadele ve toprak iyileştirme gibi teknik uygulamaları yerine getiren üreticilere doğrudan, şeffaf ve denetlenebilir “şartlı destek” ödemeleri yapılması gerektiğini ifade etti.
“Somut ve kalıcı adımlar atılmalı”
ZMO olarak çay tarımının geleceğinin bilim, planlama ve adaletli politikalarla güvence altına alınabileceğine inandıklarını belirten Pertek, yetkili kurumları üreticinin sesine kulak vermeye çağırdı. Pertek, sektörün uzun vadeli düşünülerek somut ve kalıcı adımların gecikmeden atılması gerektiğini sözlerine ekledi.





