Yol yapıyoruz dediler HES yaptılar. Sonra da dediler ki, HES bitince size süper bir yol yapacağız. Genişliği 20 metre olacak. Sağında bisiklet yolu, solunda yürüyüş parkuru…

Maşallah, sanki şehirlerarası otoban!

İnananlar oldu mu bilmiyorum ama şunu biliyorum. Yaptıkları, yapacaklarının bir göstergesiydi.

Şimdi köylü vatandaş otoban istemiyor, sadece yolunu istiyor. En azından 15 ay önce tahrip edilmemiş şekliyle bırakın yeter. Gölge etmeyin başka ihsan istemez...

HES'e onlarca iş makinesiyle çalışanlar maalesef yol söz konusu olunca ortalıkta yoklar. Araçlar kırılıyor, yol köstebek yuvası. Üç kere köye git en az 300 TL masraf…

Evet mevcut köy yolu haricinde bir yol daha yapıldı. Ancak HES için bu yolu yaparken diğer yol da tahrip oldu. Ayrıca Gürgen Başköy'de açılacak taş ocağı için bu yol yapılmış. Şimdi de kamyonlar çalışıyorsa köylü vatandaşın derdinden kime ne!

İnsanın aklına şu soru geliyor: HES yapılırken, size yol yapacağız, kanalizasyon şebekesi yapacağız, köprüler yapacağız, şu kadar yatırım yapacağız, diyenler bugün yoksa HES'e karşı çıkan vatandaşları cezalandırılıyor mu?

Dereden kazan, dağından kazan, hafriyatından kazan, HES'inden kazan, taş ocağından kazan, mıcır fabrikasından kazan, perde betonundan kazan, yaylasından kazan, turizminden kazan ama vatandaşın menfaatine hiçbir şey yapma!.. Memnun olanlar olsa da ben bu durumu anlamakta güçlük çekiyorum.

Bir şey daha var. Hukuk henüz son sözünü söylememiş. 17 Şubat'ta Alicik HES Çed Raporu İptal Davası duruşması var. Hukukun tecelli edeceği yönündeki inancımız tamdır.

Şahsi menfaatleri için hukuk tanımayanlar, çevreyi katledenler, vatandaşı hiçe sayanlar; insanlık için, doğa için, gelecek için, Türkiye için mücadele edenler karşısında kaybetmeye mahkumdur.