Partisinin Rize, Bayburt ve Gümüşhane'deki kongrelerine katılmak için bölgeye gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma gecesini geçirdiği Güneysu İlçesi Merkez Mahallesi'ndeki konutundan saat 11.45 sıralarında ayrıldı. İlçede kendisini bekleyen vatandaşları selamlayan Erdoğan, daha sonra bölgedeki bazı yatırımları incelemek üzere Güneysu Futbol Sahası'ndaki helikopterle havalandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Rize Valisi Erdoğan Bektaş da eşlik etti. Helikopterin havalanacağı sırada çevrede toplanan çocuklar ve kalabalık cep telefonuyla da görüntü almaya çalıştı.

AYDER VE HAVA LİMANINI İNCELEDİ
Erdoğan'ın deniz dolgu inşası süren Rize'nin Pazar ilçesi Yeşillköy Köyü'ndeki havalimanı inşaatını havadan inceledi, çalışmalar hakkında bilgi aldı. Erdoğan, TOKİ tarafından kentsel dönüşüme tabii tutulacak Rize'nin dünyaca ünlü Ayder Yaylası'nda da incelemelerde bulundu. Erdoğan ayrıca kış turizmi kapsamında da Kaçkar Dağları'nda yapılması planlanan kayak tesislerinin yapılması ön görülen alanları da havadan gördü.

AK PARTİ RİZE İL KONGRESİNE KATILDI
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yenişehir Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti Rize Olağan Kongresi'ne katıldı. Erdoğan'a, eşi Emine Erdoğan'ın yanı sıra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, Hayati Yazıcı, Mahir Ünal, Çiğdem Karaaslan ve Ravza Kavakçı Kan eşlik etti.

'BAZI YANLIŞLAR VARDIR Kİ ONLARI ANCAK ALÇAKLAR YAPAR'
Görevlerini hakkıyla ifa etmek için çalıştıklarını ancak içerden ve dışarıdan saldırılara maruz kaldıklarını ifade eden Erdoğan, şöyle dedi: 'Bu saldırılar şahsımıza ve partimize değil ülkemize ve milletimizedir. Vesayet güçlerinin türlü oyunlarından darbe girişimlerine kadar tüm saldırılara merhum Mehmet Akif'in şu ifadelerindeki ruhla karşı koyuyoruz. Ne diyor? 'Cehennem olsa gelen göğsümüzde söndürürüz. Bu yol ki hak yoludur, dönme bilmeyiz yürürüz' Gerçek bu. Türkiye güçlendikçe ülkemize ve bizlere olan hücumların şiddeti de artıyor. Norveç'de ki NATO tatbikatında sergilenen terbiyesizliği sizlerde takip ettiniz. Bazı yanlışlar vardır ki onları aptallar değil ancak alçaklar yapar. Buda böyle bir hadisedir. Şahsımı ve Cumhuriyeti Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü hedef alan bu terbiyesizliği NATO içerisinde bir süredir müsaade etiğimiz çarpık bir bakış açısının dışa vurumu olarak anlıyorum. Suriye'den ülkemize yönelik tehditlerin zirveye çıktığı bir dönemde füze savunma sistemlerini geliştirerek Türkiye'ye yönelik bir saldırı durumunda harekete geçilmeyeceği intibasını veren NATO'nun güvenilirliği tüm üye ülkeler nezdinde sorgulanabilir hale gelmiştir. Biz kendi güvenliğimizi sağlamak için Rusya'dan S-400 hava savunma sistemleri almaya kalktığımızda ittifakın önde gelen kimi ülkeleri bakımından ortaya konan tepkide bu çarpıkları teyit eder mahiyettedir. Daha önce aynı sistemin bir alt sürümünü satın alan Yunanistan, Bulgaristan, Slovakya bunlara ses çıkarmayanlar nasıl oluyor da Türkiye'ye ses çıkarıyorlar?'

FIRAT KALKANI HAREKATI İLE ZATEN HER ŞEY GÖRÜLDÜ'
'Kim ki bize en ufak bir tacizde, tehditte bulunur, bunun hesabını sorarız' diyen Erdoğan şöyle konuştu: 'Ses çıkartıyorlar. Diğer ülkeleri Patriot'larla sıkı sıkıya güvence altına alanlar. Biz Türkiye'ye gelince farklı tavır sergiliyorlar. Kusura bakmasınlar Türkiye bu noktada adım atacağı zaman bunu birilerine sorarak kararını vermeyecek. Milletiyle konuşarak bunların kararını verecektir. Bunlar aynısını Kıbrıs Barış Harekatı'nda ve 30 yılı aşkın sürdürülen terörle mücadele döneminde ve özellikle de Suriye ve Irak'taki son krizler sırasında kime ne kadar güvenebileceğimizi biz çok iyi gördük. Ve artık göbeğimizi hatırlayın 'Biz keseceğiz' dedik. Kestik mi? kestik. Bildiğiniz gibi Fırat Harekatı'nı yaptık. Fırat Kalkanı Harekatı ile zaten her şey görüldü. Bundan sonraki süreçte de şimdi İdlib'de aynı adımları atıyoruz. Afrin'de aynı adımları atacağız. Kim ki bize en ufak bir tacizde, tehditte bulunur, bunun hesabını sorarız. Biz 911 kilometre sınırımız olan bir ülkeden bu tehdidi alacak, sessiz kalacağız. 12 bin kilometreden buraya birileri gelip buraya müdahale edebilecek. Bu nasıl iş? Bizim yaptığımızdan daha doğal, daha tabii ne olabilir. Bize yapılan tacizler, tehditler karşısında eğer biz sessiz kalırsak, benim milletim ne der? 'Sen 650 bin kişilik bu orduyu niye besliyorsun' demez mi? Bizim Mehmet'imiz niye var? Bunun için var.'

'KÖTÜ KOMŞU BİZİ EV SAHİBİ YAPTI'
Rusya'dan S400 füzelerinin alındığını hatırlatan ve sadece konunun finansman detaylarının konuşulduğunu ifade eden Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bir gece ansızının gelebiliriz' dedik. Geldik. Bundan sonrada yine aynı şekilde gelebiliriz ve gelmeye de devam edeceğiz. Bu iş öyle tatbikatlarda öyle terbiyesizlik yapılarak, sahte sosyal medya hesapları üzerinden provokasyonlara girişilerek, sonra da kuru bir özürle geçiştirilerek üzeri örtülebilecek bir konu değildir. Buradan NATO'ya ifade etmek istiyorum. Biz S400'leri zaten aldık. İş bitti. Şu anda finansman konusundaki detayları konuşuyoruz onlarda en kısa sürede sonuçlanacak. İnşallah bu sistemi en kısa zamanda ülkemizde kuracağız. Bununla kalmıyor kendimiz de benzer sistemlerin üretimi konusunda da yoğun bir çaba harcıyoruz. Yıllarca biz İHA istedik. Ama kötü komşu bizi ev sahibi yaptı. Şimdi biz insansız hava aracını üretiyoruz. İhracına bile şimdi biz başlıyoruz.'

'BUNLAR BİTTİĞİNDE ZATEN ŞOK OLACAKLAR'
Türkiye'nin çok uzak olmayan bir gelecekte kendi hava savunma sistemlerinin kuracağını kaydeden Erdoğan, 'Daha çok şeyler yapılacak. Kıbrıs Barış Harekatı'nda bize telsiz vermediler. Ama biz ASELSAN'ı kurduk. Şimdi bu ASELSAN tüm elektronik cihazlarda hamdolsun dünyada belli bir yere ulaştı. Türkiye çok uzak olmayan bir gelecekte kendi hava savunma sistemlerini kuracak ve bunları da dostlarıyla paylaşacaktır. Şimdi inşallah bunların çok ağır tonajlı çalışması yapılıyor. Bunlar bittiğinde zaten şok olacaklar. Kimsenin bizi elindeki teknoloji gücüyle tehdit etmesine boyun eğecek değiliz. Ülkemizde yürütülen tüm savunma sanayi ve ileri teknoloji projeleri Cumhurbaşkanı olarak şahsi himayem altındadır. Kaybedilecek bir dakikamız, heba edilecek tek bir damla alın terimiz de, çöpe atılacak tek bir projemiz de yoktur' dedi.

'SEVSİNLER SİZİ, BİZ ANLAMADIK'
Terörle mücadeleye ilişkin mesajlar da veren Erdoğan Suriye ve Irak'ta yaşananları değerlendirdi. Erdoğan bu konu da şunları söyledi:

'Türkiye'yi uluslararası alanda köşeye sıkıştırmaya çalışanlar yanı başımızdaki Suriye ve Irak'ta 2'nci dünya savaşından sonraki en kanlı, en vahşi, en sinsi ve en alçak senaryoyu uyguluyor. Bölgede adeta bir terör fabrikası kuruldu. Bu fabrikada görev yapan terör mühendisleri ellerinin altındaki geniş rezervden adı kimi zaman El Kaide, kimi zaman DEAŞ, kimi zaman PKK-PYD, kimi zaman FETÖ olan, kimi zaman da adı başka olan örgütler imal ediyorlar. Aslında hep aynı sadece etiketi ve ambalajı değiştiriyorlar. İşte Suriye Demokratik Güçleri (SDG) olayında olduğu gibi. Dediler ki 'bu anlaşıldı bunun ismini değiştirelim' diyen kim? Amerika. Sevsinler sizi, biz anlamadık, yuttuk bunu. Artık bunların hepsini biliyoruz. Bu fabrikada üretilen örgütler ihtiyaca göre tedavüle sokuluyor gerektiğinde de tadilata tabi tutuluyor. Gerektiğinde ise imha ediliyor. PYD denen bölücü örgüt daha düne kadar DEAŞ'la çatıştığı için paraya silaha boğuluyor. Rakka'da bu 2 örgütün DEAŞ'la olan çarpık ilişkiyi saygıyla karşıladıklarını söylediler. Ayıptır. Müttefikinize nasıl böyle bir çalımı atmaya kalkarsınız yahu. Biz bu işlerden biraz anlarız. Ülkemizi ikna ettiklerini sananlara diyoruz ki, biz her şeyin farkındayız. Asıl önemli olan siz kendi yaptıklarınızın sonucunun farkında mısınız? Bakın açık konuşuyorum, bu yaşananlardan sonra terör ve terör örgütleri ile mücadele ettiğini söyleyenlere biz artık nasıl inanabiliriz ki? İşte şimdi hükümetimiz, tüm ekibimiz dağlarda taş üstünde taş bırakmadan yüzlerce, binlerce teröristi gömüyorlar. Gömmeye de devam edeceğiz. 'Bunları inlerinde vuracağız' dedik. Vurduk mu? Vurduk'

'BAŞKALDIRIYORUZ VE DÜNYA 5'TEN BÜYÜKTÜR DİYORUZ'
Suriye'deki İdlib operasyonunu tamamlayacaklarını ve Afrin'i de kurtaracaklarını dile getiren Erdoğan şunları kaydetti: 'Dünya kimsenin tepe tepe kullanacağı, kuralların orman kanunlarının hakim olduğu bir yer değildir. Biz kendi ülkemizden başlayarak bölgemizdeki ve dünyadaki tüm mazlumlara sahip çıkarak, onların hakkını-hukukunu koruma mücadelesi vererek bu çarpık düzene baş kaldırıyoruz ve onun için 'Dünya 5'ten büyüktür' diyoruz. Ecdadımız asırlar boyunca bu duruşuyla hem kendisine, hem insanlığa büyük hizmetler yapmıştır. Şimdi sıra Türkiye'dedir. Ülkesine ve kendisine güveni olmayan birileri bu meydan okumamıza karşı çıkacaklar. Biz milletimizle birlikte çıktığımız bu yolda teslimiyet politikalarını bir daha geri dönmemek üzere gömdük. Köprüleri yıktık, gemileri yaktık, bedeli ne olursa olsun hedeflerimize doğru yürümekten vazgeçmeyeceğiz. Suriye'de İdlib operasyonunu da tamamlayacağız. Afrin'i de kurtaracağız, Münbiç'i de asıl sahiplerine teslim edeceğiz. Diğer bölgeleri de terör örgütlerinden temizleyeceğiz. Irak'ta Kandil başta olmak üzere ne kadar bataklık varsa kurutacağız. O bölgeleri de terör örgütlerinden temizleyeceğiz. Libya'da oynanan oyunlara seyirci kalmayacağız. Körfez'de çıkartılmak istenen kardeş kavgasını engellemek, ateşi alevlendirmek için çalışılan mezhepçilik fitnesini söndürmek üzere tüm gücümüzle çalışacağız. Biliyoruz ki eğer meseleyi böyle geniş çerçevede ele almasak bizi bu vatan topraklarında asla rahat bırakmayacaklar. Türkiye'nin ve milletimizin kaderi Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Kuzey Afrika'dan Orta Asya'ya kadar tüm bu coğrafyanın yükünü omuzlamaktır. Coğrafya kaderdir. Biz de kaderimizden kaçmayacağız.'

'SESİNİZ YORGUN GELDİ BANA'
2019 seçimlerinin önemli olduğunu belirten Erdoğan salondaki delegelere '2019 Mart ve Kasım'ına hazır mıyız?' diye sordu. Salondan gelen ses üzerine Erdoğan 'Çok yoğun çalışacağız. Ama çok yorgun geldi sesiniz bana' ifadelerini kullandı.

Editör: Haber Merkezi