Gece yarısı Tokat Niksar’da saat 03.35’te 5,5 büyüklüğünde, 6,37 kilometre derinliğinde bir deprem meydana geldi. Rize ve çevre illerde de hissedilen bu sarsıntı, hepimize aynı soruyu çarpıyor: Biz gerçekten hazır mıyız?
DEPREMİ KONUŞMUYORUZ, KORKUYU ERTELİYORUZ
Deprem olduğunda ilk işimiz büyüklüğe bakmak oluyor: “5,5’müş”, “Çok büyük değilmiş”, “Yıkım yoksa sorun yokmuş”. Asıl mesele burada başlıyor. Çünkü güvenmemiz gereken rakam değil, binadır; sayı değil, sistemdir. İnsan hâlâ “6 olursa ne olur, 7 olursa ne olur” diye konuşuyorsa, devlete, müteahhide ve denetime tam güvenememiş demektir.
“Deprem öldürmez, ihmal öldürür” sözü duvar yazısı gibi kalmış durumda. Yeni yapılacak binalarda tavizsiz denetim, eski yapılarda ciddi tarama, toplanma alanlarında net plan ve ailelerde küçük deprem çantası disiplini şarttır. Deprem gelmeden tedbir almak marifet; geldikten sonra ah vah etmek değil. Söz yerine çivi sağlam olmalı; temenninin kolon taşıdığı görülmemiştir.
TRİBÜNDE GERİLİM DEĞİL, AKIL KAZANSIN
Trabzonspor ile Çaykur Rizespor maçında konuk takım taraftarlarının stada alınmaması kararı alındı. İl Spor Güvenlik Kurulu toplantısında, iki kulübün anlaşmasıyla bu kararın çıktığı belirtildi. Tartışılır mı? Tartışılır. Ama özelde bu, en akıllıca iş. İki komşu şehir, aynı denizin hırçın çocukları… Futbolda tansiyon zaten yüksekken tribün tribüne laf yetiştirirse, sosyal medyada ateşe benzin dökülür. Sonuç: bir hafta küfür, kavga, gerginlik. Gereği yok. Futbol coşturur ama frene basmasını da bilmek gerekir. Bazen kapıları kapatmak huzurun anahtarıdır.
ATMACA UÇSUN, GELENEK YERDE KALMASIN
Şehir modernleşiyor, insanlar kökünü kaybetmek istemiyor. TBMM’de kabul edilen düzenlemeyle, Doğu Karadeniz’deki atmacacılık geleneği hukuki bir çerçeveye kavuştu. Bu güzel bir haber. Çünkü bazı şeyler sadece uğraş değil; hatıra, baba yadigârı, çocukluğun sesi… “Atmaca” denince bazen kuş değil, bir yüz, bir nasihat, bir hatıra gelir.
Ama burada da ölçü şart. Gelenek, başıboşluk değildir. Denetim olacak, kural olacak, tabiat korunacak. Kültür yaşasın, vicdan rahat etsin. Kökünü unutan dal, ilk rüzgârda kırılır.
KALENDERCE
Bu memlekette üç şeyi son dakikaya bırakmayacaksın:
Deprem tedbirini
Öfke ayarını
Geçmişine sahip çıkmayı
Biri ihmale gelmez. Biri kavgaya dönmez. Biri de unutulmaya bırakılmaz.
Göğe bakarken yere sağlam basacağız.
Rakibe kızarken komşuluğu unutmayacağız.
Geçmişi severken bugünün aklını da yanımıza alacağız.
Memleket dediğin şey, sadece yaşadığın yer değil; koruduğun değerdir.