Çaykur Rizespor’da haftalardır beklenen forvet transferi henüz netlik kazanmadı
Bol pozisyon ürettiğimiz ancak gol yollarındaki kısırlık nedeniyle mağlup ayrıldığımız Samsunspor maçının ardından Teknik Direktör Recep Uçar, forvet transferinin gündemde olduğunu ve iyi bir oyuncu almak adına sabrettiklerini ifade etti.
Açık söyleyelim; Sayın Uçar’ın bu açıklamasında bir art niyet aramıyoruz.
Aksine, kendisinin de forvet transferinin geciktiğinin farkında olduğunu düşünüyoruz.
Mevcut bütçeyle takıma en yüksek katkıyı sağlayacak, doğru oyuncuyu bulma çabasını da anlayışla karşılıyoruz.
Çünkü, mesele Rizespor’un menfaatiyse, elbette aceleyle yanlış transfer yapmaktansa doğru oyuncuyu beklemek tercih edilebilir.
Ama...
Asıl mesele burada başlıyor.
Şimdi gelin, pozisyon üreten ancak bitiricilik konusunda ciddi sıkıntılar yaşayan Çaykur Rizespor’un gündemine gelen forvet adayına bakalım:
Walid Cheddira.
Profesyonel kariyerinin önemli bölümünü İtalya’da geçiren, yıllardır farklı takımlarda kiralık olarak forma giyen ve Napoli tarafından çeşitli kulüplere gönderilen Faslı santrfor...
Geçtiğimiz sezonki istatistiği ise dikkat çekici:
34 maç, 4 gol.
Şimdi bir tarafta sezon boyunca "Ali Sowe ile bu iş olmaz" diye feryat eden Rizespor taraftarı var.
Diğer tarafta ise geçtiğimiz sezon 32 maçta 8 gol atan Ali Sowe’dan bile daha düşük gol istatistiğine sahip bir forvetin gündeme gelmesi var.
E hani golcü arıyorduk?
Yoksa ilanı yanlış mı verdik?
"Forvet aranıyor, gol atması şart değil" mi yazmalıydık?
Bu transfer politikasını anlamakta gerçekten zorlanıyoruz.
Bize göre bunun iki ihtimali var.
Ya Zakaria Ariss kendisini Rize’de çok yalnız hissediyor ve yönetim ona arkadaş arıyor.
Ya da tesislerde yeni bir yarışma başladı:
"Kim daha az gol atar?"
Şaka bir yana...
Rizespor taraftarının aklıyla alay edilmemeli.
Bu taraftar futboldan anlamıyor değil.
Tam tersine, yıllardır bu takımın peşinden koşan, yağmurda, çamurda tribünde yerini alan bu şehir insanı neyin ne olduğunu gayet iyi biliyor.
Bir başka konu daha var.
Tribünlerden futbolculara yönelik haklı eleştiriler yükseldiğinde "Oyuncunun psikolojisi etkileniyor" deniliyor.
Peki taraftarın psikolojisi ne olacak?
Yıllık milyonlarca liralık profesyonel sözleşmeler yapan bir futbolcudan elbette beklenti olacaktır.
Üstelik Ali Sowe meselesi bugün ortaya çıkmış bir mesele değil.
Bu taraftar yaklaşık bir yıldır aynı serzenişi dile getiriyor.
Bugüne kadar psikolojisi bozulmayan bir futbolcunun, taraftarın eleştirileri nedeniyle bugün psikolojisinin bozulacağını söylemek de pek inandırıcı gelmiyor.
Taraftarın da psikolojisini düşünmek gerekiyor.
Çünkü bu insanlar tribüne yalnızca 90 dakika futbol izlemeye gelmiyor.
Umuda geliyor.
Futbolda kazanmanın anahtarı, seyir zevki goldür. Hiç kimse stoperin savunmadan uzaklaştırdığı topları saymaz, forvetin attığı golleri sayar…
Forvet eleştiriliyorsa umut bitmiş demektir.