5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik ile belediyeler, sahipsiz hayvanların kontrolünü sağlamak, bakımevlerinde barındırmak, rehabilitasyon ve sahiplendirme süreçlerini yürütmekle yükümlü hale getirildi.
2024 yılından bu yana sahipsiz köpeklerin bakımevlerine alınması ve rehabilitasyon sürecinin yürütülmesi konusunda belediyeler titizlikle çalışıyor.
İnsan ve hayvan sağlığı açısından tehlike oluşturan durumlara ilişkin hükümler de düzenlendi ve bunları kesinlikle esnetmemeliyiz.
Sokaklar, yapılan çalışmalarla son derece huzurlu bir hal almaya başladı. Çocuklarımızı bakkala ekmek almaya gönül rahatlığı ile gönderiyoruz.
Geçmişte biz de kendi ellerimiz ile besledik. Kendi çöplüğümüzde et verdik, kemik verdik. Yaptıklarımız hataydı. Sonucunda yine ailemize, çocuklarımıza saldırdılar.
Akıllanmadık, akıllanmıyoruz, akıllanmayacağız.
Hayvanlar yaşam alanlarından dışarı çıkmamalı.
Son zamanlarda sokaklarda hayvan görmeye başladık.
Sayıları eskisi kadar değil, azaldılar ama her şeye rağmen çocuklarımızın güvenliği için kanun yapıcılar hassasiyetlerini sürdürmeli ve özellikle hastalıklı olanları arayıp bulmaya devam etmeli…
Bizler ise artık evimizdeki artıkları çöp kenarlarında hayvanlara vermeyi kesmeliyiz. Bunları besleyecek ve doyuracak bir irade var.
Sahipli kedi ve köpekler elbette değerli. Onları da sokağa çıkarırken lütfen saldırganlık durumuna göre korumaya alalım.
Lanet olsun içimdeki hayvan sevgisine.
Yazımızdan içimde hayvan sevgisi olmadığını düşünmeyin.
Ben Çoban Mehmet Ali’nin oğluyum. Yıllarca babamın mal köpeklerini besledim. Sonra ne olduysa Karabaş, bize saldırmaya başladı. Babamda görevine son verdi.
Anamın ise Pamuk adında bir kedisi var. Sevmesi, ona bakımı bana ait.
Ameliyatlarını aşılarını yaptırıyoruz. Tek sıkıntısı ev yemeği ile beslediğimiz için tüy döküyor.
Anlayacağınız, meselem hayvanlar ile değil.
Sadece sokakları koruyalım ve mama sektörüne malzeme olmayalım.
Bu anlamda gerçekte içinde hayvan sevgisi olanlara asla lafımız yok ama bu işten nemalananlar var ya. Mama sektöründe kazanç çok iyi diyorlar…
Çocuklarımızın güvenliği tek derdim…
Sokakların huzuru ve hayvanların da kendi yaşam alanlarında sağlıklı şekilde yaşaması için planlı, akılcı ve sorumlu bir şekilde mücadelemize devam etmeliyiz.
Herkes üzerine düşeni yapmalı.
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın deyip, başını okşayıp geçiyoruz, sonra arkamızdan çocuklarımıza komşularımıza saldırıyorlarsa bunu es geçemeyiz…
Sevgi, sadece beslemek, evdeki artıkları önüne koyup geçmek değildir.
Bazen sevgi; hayvanı koruyacak doğru sınırı koymak, şehrin temizliği, çocuklarımızın sağlıklı büyümesi için çok kıymetli…