Bu coğrafya yaşayanlar, yağmurun bereketini de getirdiği acıyı da çok iyi biliyor...

Rengini, doğasını, kokusunu sevdiğimiz bu topraklarda

Uykusuz geceler de oluyor yağmurla gelen...

Her yağmurda kayan toprak, sel suları, bir çoğunda kaybolan insanlar, yarım kalan hayat hikayeleri…

Rize’de son 30 yılda 100’den fazla insanın sel suları ve heyelanlarda hayatını kaybetmesi, yüreğimizi dağlıyor. Bu şehirde yağmur bir gecede hayatın bütün düzenini değiştirebilecek kadar güçlü bir doğa olayı.
Bu nedenle son birkaç yılda 250’nin üzerinde arama-kurtarma personelinin eğitimlerden geçirilerek sahaya hazır hale getirilmesi çok değerli. AFAD gönüllülerini ise ayrıca değerlendirmek gerekiyor. Benzer olayların yaşanmaması, olası afetlerde daha hızlı ve daha doğru müdahale edilebilmesi için büyük gayret veriliyor.
Rize’ye AFAD Koordinasyon Merkezi kazandırıldı. Bu şehirde herkes elini taşın altına koymaya çalışıyor. Çünkü herkes biliyor: Bir kişinin kaybolması, sadece bir arama-kurtarma operasyonu değil, bir ailenin hayatının ortasına düşen büyük bir acı.

ZAMANLA YARIŞIRKEN CAN GÜVENLİĞİ DE UNUTULMAMALI
Arama-kurtarma çalışmalarında zamanla yarışılır. Dakikalar, hatta saniyeler çok değerlidir. Bir tarafta hayatını kaybetmiş ya da kayıp bir vatandaşa ulaşma telaşı, diğer tarafta ise o çalışmayı yürüten ekibin can güvenliği… İşte bu noktada arama-kurtarma ekiplerinin can güvenliği de en az operasyonun kendisi kadar değerlidir. Çünkü o ekipte görev yapan insanların da ailesi var. Onların da evinde kendilerini bekleyenleri vardır. Burnu bile kanamamalı.

Tam da burada 14 Haziran’da Ardeşen’de yaşanan olay hepimizin aklına geliyor. Bir vatandaşın cansız bedenini sudan çıkarmak için yürütülen çalışmada AFAD ekibinin kullandığı bot devrildi. 4 personel Fırtına Deresi’ne düştü. Bir personelin hayatını kaybetmesi ise olayın en ağır faturası oldu. 10 kişi hakkında soruşturma başlatıldı.

PEKİ O BOT NEDEN O SUYA GİRDİ?
Fırtına Deresi’nin sularını hepimiz biliyoruz.
Bu suların ne kadar hızlı değişebildiğini, birkaç dakika içerisinde sakin görünen bir akıntının nasıl tehlikeli hale gelebildiğini bu bölgede yaşayan herkes biliyor.
Peki profesyonel eğitim almış insanların bulunduğu bir ekip, böylesine riskli bir noktaya neden girdi?
Operasyona devam edilmesini gerektiren hangi şart vardı?

Hayatını kaybetmiş bir vatandaşımızın cansız bedenini çıkarmak için girilen suda, neden bir başka canı kaybettik? Bunlar kolay sorular değil. Üstelik ortada devam eden bir soruşturma var. Bu nedenle peşinen hüküm vermek, birilerini suçlamak amacımız değil. Soruşturmanın sonucunu hep birlikte öğreneceğiz.Ancak bu olaydan çıkaracağımız ders çok önemli. Kahramanlık, her tehlikenin içine girmek değildir. Bazen gerçek profesyonellik, doğru zamanda doğru reaksiyonu gösterebilmektir. Bazen en doğru karar, bir adım daha ileri gitmek değil, durmayı bilmektir.

Rize’de yağmur yağmaya devam edecek….