Eski YPG'li Sipan Hamo Suriye Savunma Bakan Yardımcısı oldu…
Mazlum Abdi’ye Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığı görevi verildi…
Trabzon’a Muhammed Salah, Fenerbahçe’ye Engolo Kante verildi de bize ne verildi anlayamadım…
Türkiye’de
Mazlum kelimesi geçince aklıma hep Filistin ve Afrika’daki Mazlum Coğrafya gelir.
Somali’de görevde bulunduğum yıllarda çocukların ve kadınların Türkiye bayrağı altındaki gülüşleri çok değerli…
Suriye’de yaşanan katliamın ardından yine Türkiye en büyük insani duruşu ile masum insanlara sahip çıkmıştı. Kendi ülke yönetimi tarafından bombalanan, katledilen masum insanlar…
Savaş coğrafyalarını yakından takip eden bir gazeteci olarak insanı bakış açısı çok değerli….
Anadolu irfanına sahip türkiye geçmişte Osmanlı ve diğer Türk boyları asla sömürgeci ve istilacı olmadı…
Bugün Suriye’de yeni bir yönetim modeli ve düzen inşa ediliyor. Batı terör örgütleri ile muhatap olmak istemezken, sanki yönetime sızmalar oluyor izlenimi de dikkat çekiyor…
İnsan düşünmeden edemiyor…
Tövbe mi ettiler.
Sipan Hamo Suriye Savunma Bakan Yardımcısı olduktan sonra Ümre’ye gidecekmiş..
Diğeri zaten gerçekte Ferhat Abdi Şahin ama kod adı Mazlum;
Yıllardır bir rol çalma…
Mazlum kelimesini hak edene kullanmalı İNSAN…
Hele ki “Mazlum” gibi insanda merhamet, mağduriyet ve masumiyet çağrışımı yapan bir isim taşıyorsa…
İsimler bazen insanın kimliğine dair bir ipucu verir, bazen de yalnızca nüfus kayıtlarında duran birkaç harften ibarettir. Mazlum Abdi ismi de bugün Suriye'deki yeni göreviyle yeniden gündemde.
Mazlum Abdi, PKK ve Suriye'deki silahlı yapılanmalarla uzun bir geçmişi beraberinde getiriyor.
Resmi kaynaklar PKK'nın üst yönetiminde ve Suriye'deki yapılanmanın silahlı faaliyetlerinde görev almış bir isim olarak tanımlıyor.
Bugün geldiğimiz noktada dünün silahlı terör örgütü temsilcisi olarak tanınan birinin, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara tarafından Cumhurbaşkanlığı Danışmanı olarak görevlendirilmesi, Ortadoğu siyasetindeki içinde bulunduğumuz durumu gösteriyor.
Dün terör örgütü üyesi kapsamında gri listede olan bir MAZLUM!, bugün devlet ile masaya mı oturacak.
Siyasi tornistanlardan anlamam, siyasi hesapların ötesinde başka bir gerçek var: Asıl mazlum, Suriye, Filistin coğrafyasının kendisidir.
Suriye'de, Irak'ta ve Ortadoğu'nun farklı bölgelerinde yıllardır savaşların, göçlerin, yoksulluğun ve belirsizliğin içinde yaşayan sıradan insanlar; hiçbir örgütün, devletin veya siyasi projenin tabelasında yazmıyor. Onların isimleri çoğu zaman haber bültenlerine bile girmiyor.
Evini terk eden çocuk, ekmek kuyruğunda bekleyen baba, geleceğini kaygıyla düşünen genç, yıllardır normal bir hayatın ne olduğunu hatırlamayan aile…
İşte gerçek mazlumlar.
Üstelik bu insanların yaşadığı acılar, çoğu zaman başkalarının siyasi hesaplarının gölgesinde kalıyor.
“Mazlum” kelimesinin taşıdığı duygusal anlamın, bir insanın geçmişinde yaşattığı acıları görünmez hale getirmesine izin vermemek gerekir.
Gerçek mazlumların acısı, kendisini onların temsilcisi ilan edenlerin siyasi hesapları arasında kayboluyor.
Oysa tarihin terazisi isimlere değil, insanın geride bıraktığı izlere bakar.
Adın hiçbir önemi yok!!!
Dünyaya baktığında nice adi Yusuflar olanlar var! Kardeşini kuyuya atan, nice İsmailler var tanıdıkları tarafından boğazlanmış…
Lavrence kafalılara dikkat…
Bizim buralarda katile katil, haine hain denir…