Çaykur Rizespor, ligde geride kalan altı haftalık periyotta dört maçını deplasmanda, iki maçını ise kendi sahasında oynadı. Özellikle deplasmanda alınan puanlar Rizespor adına sevindirici. Ancak iç sahada oynanan iki maçın da kaybedilmesi, bu olumlu tabloya gölge düşürdü.
Şayet bu iki iç saha maçını da kazanmış olsaydık, bugün itibarıyla milli araya girerken ligin lideri olma şansımız olacaktı. Böyle bir tablo, takıma farklı bir hava, farklı bir motivasyon ve özgüven kazandıracaktı.
Ama olmadı.
Şimdi önümüzdeki süreci değerlendirirken Rizespor'da artıları ve eksileri açık yüreklilikle konuşmak gerekiyor.
KADRO YAPILANMASINDA YİNE AYNI HATALAR
Sezon başlangıcı itibarıyla kadro yapılanmasına ve yapılan transferlere baktığımızda maalesef yine sınıfta kaldığımızı düşünüyorum.
Eksik bölgelerimiz, geçen sezonun son dönemlerinde netlik kazanmıştı. Rizespor yönetiminin de bu doğrultuda çok daha erken çalışmalara başlaması gerekiyordu.
Giden oyuncuların yerine daha kaliteli, daha tecrübeli ve takıma doğrudan katkı sağlayabilecek futbolcular alınmalıydı.
Ancak her yıl olduğu gibi yine aynı filmi izledik.
Adeta bir dejavu yaşadık.
Transfer komitesi veya artık adına “üst akıl” her ne diyorsak, Avrupa'nın sıradan takımlarından henüz kendisini kanıtlamamış, potansiyeli belirsiz oyuncuları tercih etti.
Bu hatalardan hiç ders almadık.
Bugün ligin altıncı haftasındayız. Daha sezonun başındayız ama şimdiden transfer harekâtına başlanması gerektiğini söylüyoruz.
Çünkü alınan bazı oyuncuların mevcut kadronun ihtiyaçlarını karşılamadığı artık sahada görülüyor.
Bu oyuncuların yerine daha iyi, daha faydalı ve daha tecrübeli futbolcuların alınması gerekiyor.
PEKİ BU GİDİŞATA KİM DUR DİYECEK?
Burada asıl sormamız gereken soru şu:
Şehir olarak, bu taraftar olarak kime hesap soracağız?
Bu gidişata kim dur diyecek?
Rizespor'un geleceği, bir menajerin tercihleri üzerinden şekillendirilemez.
Bir kulübün transfer politikası, yalnızca futbolcu alıp satmak değildir. O transferler kulübün geleceğini, ekonomik yapısını, sportif hedeflerini ve taraftarın beklentisini doğrudan etkiler.
Bir menajere bu kulübün kaderini teslim edemezsiniz.
Rizespor, kimsenin deneme tahtası değildir.
Bu şehir, bu takımın nasıl yönetildiğini sorgulamak ve yapılan yanlışların hesabını sormak hakkına sahiptir.
Altı haftalık tablo bize bazı olumlu sinyaller veriyor. Deplasmanda alınan puanlar umut veriyor. Ancak iç sahadaki kayıplar ve kadro yapılanmasındaki eksiklikler de görmezden gelinemeyecek kadar açık.
Daha ligin başındayız.
Tam da bu nedenle konuşmanın, eksikleri tespit etmenin ve gerekli adımları zamanında atmanın tam zamanı.
Yarın çok geç olmadan...
Çünkü Rizespor'un hedefleri, günü kurtarmaktan çok daha büyük olmalı.
Biri gidişata dur demezse bu şehir Rizespor'un hesabını sorar.