ÇAYKUR Rizespor, iki maçtır evinde bırakın puan almayı, taraftarlarını golle bile sevindiremedi.
Maç sonrası açıklama yapan Recep Uçar’ın da dediği gibi:
“Deplasman galibiyetlerini iç sahada taçlandırmayı beceremiyoruz.”
Bana göre maç genel anlamda ortada geçti. Evet, Rizespor genellikle rakip yarı sahadaydı ama üretmekte çok zorlandık.
Yediğimiz gol ise gerçekten çok şanssız bir goldü. Ariss’e bin tane orta açsalar isteyerek öyle bir gol atamaz. Ariss’e de geçmiş olsun. Geldiği günden beri ortaya koyduğu kötü performansın üstüne kendi kalesine attığı bu gol de eklenince, maçın kaybedilmesinde başrolü üstlenmiş oldu. Umarım "PSİKOLOJİSİ" (!) bozulmaz. Zira oyuncuların psikolojisi bozuluyor diye taraftara sitem ediliyor.
İç Sahadaki Belayı Kovmanın Bir Yolu Var
2015 yılında Hikmet Karaman’ın antrenman öncesi yaptığı bir şey vardı.
Müslüman futbolcularla birlikte Rize Yeni Şehir Stadyumu’nda, yani bugünkü adıyla ÇAYKUR Didi Stadyumu’nda kurban kesilmişti.
O sezon ÇAYKUR Rizespor, ligin başlangıcından itibaren evinde oynadığı 12 maçta 8 mağlubiyet ve 4 beraberlik almıştı.
Sahada kurban kesilip futbolcularla birlikte dua edilmesinin ardından oynanan ilk iç saha maçında Rizespor, Eskişehirspor’u 3-0 mağlup etmişti. Ardından iç sahada oynadığı 7 maçta 3 galibiyet, 3 mağlubiyet ve 1 beraberlik aldı.
Bu 3 mağlubiyetin biri Fenerbahçe, diğeri Trabzonspor karşısındaydı. Bu takımları özellikle söylüyorum çünkü istatistiklerin olumlu yönde değişebileceğini anlatmak istiyorum.
ÇAYKUR Rizespor’un derhal Müslüman futbolcularla birlikte aynı şeyi tekrarlamasını öneriyorum.
Taktikle, teknikle çözemiyoruz; Allah’a sığınalım. Sahamız bereketlensin. Hem belki Ali Sowe’ye de iyi gelir.
2024-25 sezonunda Süper Lig’de 36 maçta 19 gol attıktan sonra nazara geldi bizimki...
Gelelim Recep Uçar’a
İlk iç saha maçından önce taraftara çağrı yaptınız.
“Bizi destekleyin” dediniz.
Taraftar geldi.
Tribünler doldu.
90 dakika boyunca takımın arkasında durdu.
Sonuç?
2-0 mağlubiyet.
Maçın ardından özür dilediniz, “Desteğinizi bırakmayın, bir sonraki maçı kazanacağız” dediniz.
Alanyaspor karşılaşmasında taraftar yine geldi. Samsunspor maçındaki kadar olmasa da tribünler yine büyük ölçüde doluydu. Taraftar yine sustu mu?
Hayır.
Peki karşılığında ne aldı?
Bir gol sevinci bile yaşayamadı.
Elbette futbol bu. Her maç kazanılmaz. Her iç saha karşılaşmasında üç puan alınacak diye bir kural da yok.
Ama taraftarın görmek istediği bir şey var:
Umut.
Takımın maçı çevirebileceğine dair umut…
Rakibi bunaltabileceğine dair umut…
Golün geleceğine dair umut…
Ahmed Kutucu ve Olawoyin sağ olsun. Top onların ayağına geldiğinde en azından biraz heyecanlanabildik.
Takımın sol tarafına hiç girmeyelim....
Ariss Meselesi
Bu oyuncuyu kim izledi?
Kim önerdi?
Hangi raporlarla transfer edildi?
Neden hâlâ ilk 11’in değişmez isimlerinden biri olarak değerlendiriliyor?
Transferin arkasında ne olduğunu bilmiyorum ama oyuncu gelmeden önce zaten birçok kişi şu soruyu sordu:
“Fransa 2. Lig’den düşen takımın sol bekinin Rizespor’da ne işi var?”
Teknik heyet mi çok güvendi, scout ekibi mi özel bir potansiyel gördü bilmiyorum.
Ama sahadaki görüntü şu ana kadar bu tercihi doğrulamıyor.
Bir Tane Rizespor Var
Teknik direktörler gelir, gider.
Yöneticiler gelir, gider.
Futbolcular gelir, gider.
Rizespor kalıcı.
Yarın bir gün arkanıza baktığınızda kafanız yere eğilmesin.
"Rizespor için elimden geleni yaptım" diyebilin.
Bir tane Rizespor var.
Başka yok.