ŞÜKÜRÜ UNUTTUK MU, YOKSA SABRI MI TÜKETTİK?
Bir şehir düşün. Yeşili bol, yağmuru bol… Ama gönüller biraz kurak.
TÜİK verilerine göre Rize’de boşanma sayısı 407’den 418’e çıkmış. Rakam küçük gibi durur ama mesele rakam değil, ruh hali. Asıl çarpıcı olan şu: 418 çiftin 151’i, 16 yıl ve üzeri evlilikten sonra ayrılmış.
On altı yıl az mı?
Bir çocuğu büyütürsün.
Bir ev kredisi bitirirsin.
Bir ömrün yarısını tüketirsin.
Demek ki mesele ilk üç yılın hevesi değil artık. Mesele uzun yol yorgunluğu.
Eskiden “idare etmek” vardı. Şimdi “tahammül edememek” var.
Eskiden “şükür” vardı. Şimdi “ben ne aldım ki bu evlilikten” hesabı var.
Unutma: Sabır tükenince sevgi susar.
MİNİK ELLERİN BÜYÜK VİCDANI
Ardeşen’de minikler kumbaralarındaki parayı Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na bağışlıyor. Yetmiyor, bir minik yardım zarfına babasının kredi kartını koyuyor.
Gülümsedik mi? Gülümsedik.
Ama bir de şunu düşündüm:
Çocukta bu merhamet varsa, biz büyürken neyi kaybettik?
O çocuk kredi kartını verirken hesap yapmıyor.
Biz ise iyilik yaparken bile taksit planı çıkarıyoruz.
İşte vicdanın yaşı yoktur.
İyilik büyüdükçe azalırsa, bir yerde yanlış büyümüşüz demektir.
ÜÇ İSTİLACI, BİR UYARI
Kahverengi kokarca.
Turunçgil uzun antenli böceği.
Yalancı kelebek.
Doğu Karadeniz’de tarım üç cepheden baskı altında. İklim ılıman, zemin müsait, istilacı türler keyifte.
Ama mesele sadece böcek değil.
Biz planlı değilsek, her şey istilacı olur.
Doğa boşluk kaldırmaz.
Tarımda boşluk bırakırsan kokarca gelir.
Ailede boşluk bırakırsan soğukluk gelir.
Toplumda boşluk bırakırsan sevgisizlik gelir.
Erken uyarı sistemi diyoruz ya…
Keşke ilişkilerde de feromon tuzakları olsa.
Unutma:
Önlem almayan, şikâyet etmeye mecbur kalır.
KALENDERCE
Rize’de yağmur dinmez ama gönül kurursa toprağın bereketi yetmez.
Bir yanda 16 yılın ardından biten evlilikler…
Bir yanda kumbarasını boşaltan çocuklar…
Bir yanda tarlayı saran istilacılar…
Belki de mesele şu:
Biz büyüdükçe kalbimizi küçültüyoruz.
Şükürsüzlük, sevgisizlik, empatisizlik…
Hepsi sessiz istilacı.
Toprağa nasıl sahip çıkıyorsak,
Evliliğe de öyle çıkalım.
Çocuğun vicdanını alkışlıyorsak,
Kendi kalbimizi de hesaba çekelim.
Yoksa bir gün bakarız…
Ne çay kalmış dalda,
Ne sevgi kalmış evde.